Azerbaycan’ın eski Başbakanı Hasan Hasanov, Kars’ta yaptığı değerlendirmede Zengezur Koridoru’nun sadece bir ulaşım hattı değil, Türk dünyasının bir asırlık stratejik hedefi olduğunu vurguladı.
Azerbaycan’ın siyasi arenadaki deneyimli isimlerinden, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi üyesi Hasan Hasanov, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Kars’ta Azerbaycan Başkonsolosluğu’nda önemli açıklamalarda bulundu. 2020 yılındaki zaferle birlikte Azerbaycan’ın yeni bir döneme girdiğini belirten Hasanov, artık savaşın yerini topyekûn kalkınma ve imar faaliyetlerinin aldığını ifade etti.
Savaş döneminden kalkınma dönemine geçiş
Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü sağlamasının ardından önceliklerinin geri kazanılan bölgelerin yeniden inşası olduğunu belirten Hasanov, Türkiye ile olan sarsılmaz bağlara dikkat çekti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki uyumun bölgedeki projelerin lokomotifi olduğunu söyleyen Hasanov, Türkiye’nin desteğinin her aşamada hissedildiğini dile getirdi.
Tarihi bir zorunluluk: Zengezur
Zengezur Koridoru’nun 1920’li yıllarda koparılan bir bağın yeniden kurulması anlamına geldiğini belirten Hasanov, şu ifadeleri kullandı: "Zengezur’un Ermenistan’a verilmesi, Türk dünyasının doğrudan kara bağlantısını kesmişti. Nahçıvan ile Azerbaycan ana karası arasındaki ulaşımın İran üzerinden sağlanması stratejik bir zorluktu. Bugün konuştuğumuz koridor, yaklaşık 100 yıllık bir beklentinin ve tarihi bir zorunluluğun somutlaşmış halidir."
Küresel ticaretin yeni rotası
Projenin sadece Azerbaycan ve Türkiye için değil, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret dengeleri için de kritik olduğunu vurgulayan Hasanov, Zengezur’un Orta Koridor’un en güçlü halkalarından biri olacağını belirtti. Lojistik maliyetleri düşürecek ve süreyi kısaltacak bu hattın, Çin’den Avrupa’ya uzanan ticaret ağında devrim yaratacağını savunan Hasanov, Ermenistan’daki iç siyasi süreçlerin aşılmasıyla projenin hız kazanacağını ifade etti.
Türk dünyasında yeni dönem
Türk devletleri arasındaki geçmiş rekabetin yerini artık kolektif bir akla bıraktığını belirten Hasanov, "Geçmişte liderlik çekişmeleri ortak gücümüzü zayıflatıyordu. Ancak bugün ekonomi, enerji ve kültür alanında eşi görülmemiş bir dayanışma ruhu yakaladık. Türk dünyası, artık küresel dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip, birleşik ve güçlü bir aktör haline gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.