Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme rüzgarları sınırın sıfır noktasına kadar ulaştı. Bölgeyi yerinde inceleyen gazeteciler, yıllardır kapalı olan demir yolu hattında ticaretin yeniden başlaması için atılan somut adımları ve bölge halkının beklentilerini mercek altına aldı.
Ankara ve Erivan hattında yürütülen diplomatik trafik, iki ülke arasındaki ilişkileri yeni bir boyuta taşıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Erivan ziyareti ve Ani Köprüsü’nün restorasyonu için imzalanan mutabakat, sürecin en dikkat çekici gelişmeleri arasında yer alıyor. Özel temsilciler Serdar Kılıç ve Ruben Rubinyan’ın yürüttüğü müzakereler, sınır kapılarının geleceğine dair umutları canlı tutuyor.
Gözler Kars-Gümrü hattında
Diplomatik temaslar sürerken, dikkatler Kars ile Gümrü arasındaki demir yolu bağlantısına çevrildi. 1993 yılından bu yana kapalı olan ve bölgenin ekonomik kaderini belirleyebilecek potansiyele sahip bu hattın rehabilitasyonu için oluşturulan ortak çalışma grubu, somut adımlar atmaya başladı. Uzmanlar, Kars-Gümrü demir yolunun sadece iki ülke için değil, Orta Asya’dan Avrupa’ya uzanan ticaret rotası için de stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Bir istasyonun hüzünlü bekleyişi
Sınırın kapalı olması, sadece ticareti değil, insan hikayelerini de derinden etkiledi. Gümrü’deki Akhurik istasyonu, sınırın kapandığı 1993 yılından sonra bile uzun süre aktif kalmayı sürdürdü. Kondüktör Agop Gevorgyan’ın, seferlerin bir gün yeniden başlayacağı inancıyla yaklaşık 20 yıl boyunca boş istasyonda tren beklemesi, bölgenin yaşadığı dramın en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Barış Kavşağı ve Orta Koridor vizyonu
Bölgeyi ziyaret eden gazetecilerle bir araya gelen Gümrü Asparez Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Levon Barsegyan, sınırın açılmasının bölgeye katacağı değeri şu sözlerle özetledi:
Burası, Asya ile Avrupa arasındaki Orta Koridor’un kilit noktalarından biri olabilir. Ermenistan hükümetinin ‘Barış Kavşağı’ olarak adlandırdığı vizyon, sadece Türkiye ve Ermenistan için değil, Çin’den İran’a kadar geniş bir coğrafya için büyük bir fırsat sunuyor. Tarihi bir dönemeçteyiz ve müzakerelerin olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz.
Sınırın her iki tarafında da süren bu sessiz bekleyiş, atılacak yeni adımlarla yerini yeniden işleyen tren raylarının sesine bırakmaya hazırlanıyor.