Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Akdeniz'den Sorumlu Üyesi Dubravka Suica, Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaretin ardından Ankara-Brüksel hattındaki ilişkilere dair önemli mesajlar verdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile bir araya gelen Suica, Türkiye’nin Avrupa Birliği için "çok önemli bir bölgesel ortak" ve "kilit öneme sahip bir stratejik ortak" olduğunu vurguladı.
Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde göç yönetimi, sınır güvenliği, terörle mücadele ve Gazze’deki insani durum gibi kritik başlıklar ele alındı. Suica, Türkiye'nin jeostratejik konumuna dikkat çekerek; istikrar, güvenlik ve uzun vadeli barışın sağlanması için iki taraf arasındaki yakın işbirliğinin hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Göç ve Geri Dönüşlerde İşbirliği Mesajı
Görüşmelerin en önemli gündem maddelerinden biri olan mülteci meselesinde, Türkiye’nin yaklaşık 2,5 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapması AB tarafından takdirle karşılandı. Suica, Türkiye'den Suriye'ye yaklaşık 1 milyon Suriyelinin güvenli dönüş yaptığını belirterek, AB’nin bu sürece insani ve sürdürülebilir temelde destek vermeye hazır olduğunu dile getirdi. Sınır yönetimi ve insan kaçakçılığıyla mücadelede ortak çalışmaların güçlendirileceği mesajı verildi.
Türkiye'deki geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı, 2026 yılı resmi verilerine göre 2021 yılındaki zirve noktası olan 3,7 milyondan 2,3 milyon seviyelerine gerileyerek son beş yılda yaklaşık %38,5 oranında azaldı. Bu düşüşte gönüllü geri dönüşlerin yanı sıra, Suriye'deki iç dinamiklerin değişmesi ve Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik çabalar belirleyici oldu. AB'nin bu değişen tablo karşısında Türkiye ile Akdeniz Paktı çerçevesinde yeni bir "insan merkezli" gündem üzerinde çalışması bekleniyor.
Akdeniz Paktı ve Enerjide Yeni Dönem
Dubravka Suica, Türkiye’nin Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek olan COP31 zirvesine hazırlandığı bu dönemde, iklim direnci ve enerji geçişi gibi konularda da iş birliğinin artacağını belirtti. "Trans-Akdeniz Yenilenebilir Enerji ve Temiz Teknoloji Girişimi" (T-MED) gibi projelerin, Türkiye’nin bölgesel bağlantısallık rolünü güçlendireceği vurgulandı.