AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda hem deprem bölgesindeki son duruma hem de iç ve dış gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kullandığı dili sert ifadelerle eleştirerek, söz konusu yaklaşımın deprem bölgesinde yürütülen çalışmaları itibarsızlaştırmaya dönük olduğunu savundu.
Deprem bölgesi vurgusu: “Devlet ilk andan itibaren sahadaydı”
Ömer Çelik, depremin ardından devlet kurumlarının ve hükümetin ilk andan itibaren bölgede yoğun bir faaliyet yürüttüğünü belirtti. Ulaşım altyapısının zarar gördüğü, köy yollarının kapandığı şartlarda zorlu bir mücadele verildiğini ifade eden Çelik, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve sivil toplum kuruluşlarının da arama-kurtarma ve yardım süreçlerinde aktif rol aldığını söyledi. Çelik, süreçte büyük harcamalar yapıldığını ve yürütülen çalışmaların “büyük oranda başarıya ulaştığını” dile getirdi.
“CHP zihniyeti enkaz altında kaldı” sözleriyle eleştiri
Çelik, deprem yıl dönümü üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara da değinerek, Özgür Özel’in açıklamalarını hedef aldı. Deprem bölgesinde yapılanları “gölgelemeye ve lekelemeye” çalışan bir üslup kullanıldığını ileri süren Çelik, Türkiye’de merkezi yönetim ile belediyeler arasında bu tür bir ayrım yapılmaması gerektiğini vurguladı. Bölgeye katkı sunan her kurumun, her belediyenin ve her vatandaşın çabasının takdir edilmesi gerektiğini söyleyen Çelik, CHP yönetiminin söylemine yönelik eleştirisini “bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı” ifadesiyle sürdürdü.
Ramazan hazırlığı: “Sahada yoğun bir çalışma yürüteceğiz”
Açıklamalarında yaklaşan Ramazan ayına da yer veren Çelik, parti teşkilatının, milletvekillerinin ve MKYK üyelerinin sahada olacağını belirtti. Ramazan boyunca kapsamlı bir program yürütüleceğini söyleyen Çelik, Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine yönelik hazırlıkların da sürdüğünü ifade etti.
Küresel tablo ve Gazze mesajı: “Mücadeleye kesintisiz devam”
Çelik, dünyada kurumların yıprandığı ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini savunarak, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalara dikkat çekti. Gazze konusunda insani yardım girişinin istenilen düzeye ulaşmadığını dile getiren Çelik, ateşkesin kırılgan olduğunu ve kalıcı barış için Filistin devleti hedefinin önünde ciddi engeller bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin Gazze başlığındaki diplomatik ve insani mücadelesini sürdürme kararlılığını yineledi.
Suriye ve “tek ordu-tek millet” vurgusu
Çelik, Suriye’nin istikrarı açısından “tek millet ve tek ordu” anlayışının önemine işaret ederek, terörle mücadele başlığında odağı kaydırmaya dönük manipülasyonlara izin verilmeyeceğini söyledi. Suriye’nin birlik ve bütünlüğü içinde Araplar, Kürtler ve Türkmenlerin ortak kazanan olacağı bir çerçeveyi savundu.
Sosyal medya düzenlemesi: “Siber egemenlik ve çocukların korunması”
Ömer Çelik, sosyal medya düzenlemesine ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, amaçlarının özgürlüğü kısıtlamak değil, çocukları korumak, dezenformasyonla mücadele etmek ve “siber egemenliği” güçlendirmek olduğunu ifade etti. Algoritmalar üzerinden manipülasyon ve seçimlere müdahale tartışmalarına değinen Çelik, bu alanda daha hassas ve güçlü bir yaklaşım gerektiğini söyledi.
İran değerlendirmesi: “Dış müdahale istikrarsızlık üretir”
Çelik, İran’la ilgili süreçte müzakerelerin önemine dikkat çekerek, İran’a dışarıdan yapılacak bir müdahalenin yanlış analizlere dayanacağını ve geniş coğrafyada büyük istikrarsızlıklara yol açabileceğini savundu. Nükleer dosya, balistik füze ve bölgesel politikalar gibi başlıkların “tek torba” halinde ele alınmasının sonuç üretmeyeceğini belirtti.
Özgür Özel’e yönelik ikinci eleştiri: “Siyasette seviye tartışması”
Çelik, ayrıca Özgür Özel’e atfedilen mesaj içerikleri üzerinden kullandığı ifadelerin Türk siyasetinde “skandal” olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bu tür bir dilin özür gerektirdiğini savunan Çelik, siyasette diyalog ve seviyeye ilişkin söylemlerle pratik arasındaki farkı eleştirdi.
TÜVTÜRK’teki saldırı ve mezhepçilik iddiaları
Çelik, TÜVTÜRK muayene istasyonunda yaşanan ve bir polisin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin yargı sürecinin takip edileceğini belirtti; şiddetle mücadelenin yalnız güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Deprem bölgesinde yardımların mezheplere göre yapıldığı iddialarını ise “iftira” olarak nitelendirdi ve mezhepçilik üzerinden kışkırtıcı dilin yanlış olduğunu söyledi.