Yeni Birlik Gazetesi Politika Ali Haydar Fırat: Cumhuriyet Halk Partisi'ni futbol kulübü gibi yönetemezsiniz

Ali Haydar Fırat: Cumhuriyet Halk Partisi'ni futbol kulübü gibi yönetemezsiniz

CHP İletişim Koordinatörü Dr. Ali Haydar Fırat, parti içindeki "mutlak butlan" krizinden Ekrem İmamoğlu ve ekibini sorumlu tutarak sert eleştirilerde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İletişim Koordinatörü ve İletişim Bilimci Dr. Ali Haydar Fırat, parti içinde büyük bir idari ve hukuki tartışmaya yol açan "mutlak butlan" sürecine dair çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. 

Krizin perde arkasını aralayan Fırat, yaşanan kaosun sorumluluğunu büyük ölçüde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel kanadına yükledi. Parti içi dengeleri sarsacak nitelikte konuşan Fırat, "Ekrem Bey partiyi kendisine siper ettiği için biz bugün bunları yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Süreç sırasında CHP Genel Merkezi önünde yaşanan olaylara değinen Fırat, genel merkeze polis girmesini "kimsenin kabul edemeyeceği bir durum" olarak nitelendirirken, asıl büyük hatanın parti binasına barikat kurulması olduğunu savundu. 

Fırat, "CHP, emperyalizme barikat kurmuş, o barikatlardan çıkarak kurulmuş tarihi bir partidir. Devleti kuran partinin genel merkezinde polise karşı barikat kurarsanız, bir hukuki karara 'tanımıyorum' dediğiniz anda hukuki ve demokratik zemini bütünüyle reddetmiş olursunuz. CHP'ye asla yakışmayan, çok yanlış bir süreç yürütüldü" dedi. 

Siyasi literatürde genel merkez ve parti binalarının bu tür idari krizlerde adli kolluk güçlerinin müdahalesine sahne olması, partilerin kurumsal hafızası ve seçmen nezdindeki prestiji açısından derin yaralar açan yönetimsel zafiyetler olarak değerlendiriliyor.

"İmamoğlu gölge genel başkan gibi davrandı"

"Butlan günü" genel merkezde yaşanan telefon trafiğini aktaran Ali Haydar Fırat, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında bir temas kurulduğunu ve sürecin sükûnetle atlatılması konusunda başlangıçta bir fikir birliğine varıldığını iddia etti. 

Gece saat 04.00 sularında bütün genel başkan yardımcılarının odalarını boşalttığını belirten Fırat, tabloyu değiştiren telkinin dışarıdan geldiğini savunarak, "Yüksek oranda geçerlilik payı olduğunu düşünerek söylüyorum; Ekrem Bey'den, partinin o halde bırakılmaması ve boşaltılmaması yönünde bir telkin, bir talimat geldi" şeklinde konuştu.

Ekrem İmamoğlu'nun parti üzerinde bir "vesayet" kurduğunu ve adeta bir "gölge genel başkan" gibi davrandığını öne süren Fırat, 38. Olağan Kurultay'dan sonra İmamoğlu'nun isteyip de genel merkez yönetimince hayata geçirilmeyen tek bir kararın bile bulunmadığını iddia etti. 

Belediye başkanlarının parti organları üzerindeki ağırlığını eleştiren İletişim Koordinatörü, "Bir belediye başkanı parti meclisinin yarısını tek başına belirleyemez. Kamu rantıyla, belediye bütçesiyle bir siyasi parti ele alınamaz, yönlendirilemez. Burayı bir futbol kulübü gibi yönetemezsiniz" diyerek İmamoğlu'nun 80 kişilik Parti Meclisi'nin (PM) 40 ismini bizzat yazdığını ileri sürdü.

"Kılıçdaroğlu, İmamoğlu vesayetini kabul etme dedi"

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, İmamoğlu ve çevresine yönelik geçmişten gelen "çok ciddi rezervleri" bulunduğunu ancak bunu parti disiplini gereği kamuoyuyla paylaşmadığını belirten Fırat, devir teslim töreninde yaşanan gizli bir diyaloğu da ifşa etti. 

Fırat'ın iddiasına göre Kılıçdaroğlu, görevi devrederken Özgür Özel’e "Sakın Ekrem İmamoğlu vesayetini kabul etme, CHP'yi böyle yönetme" uyarısında bulundu. Kılıçdaroğlu'nun bir dönem Murat Ongun'un görevden alınmasını bizzat istediğini, ancak İmamoğlu'nun bu talebi sadece "şeklen" yerine getirip Ongun'un yetkilerini arkada koruduğunu sözlerine ekledi.

Partiden istifa ederek yeni oluşum mesajları veren isimlere ve "yeni parti" senaryolarına da sert tepki gösteren Ali Haydar Fırat, "Bir partiyle anlaşamıyorsanız istifanızı verir, çıkar, kendi partinizi kurarsınız. Ama hem burada kaos yaratıp hem yeni parti kurma anlayışı siyasi ahlaka doğru değil" yorumunu yaptı.

Krizin basit bir koltuk kavgası olmadığını, derin bir ideolojik ayrışmaya dayandığını vurgulayan Fırat, "Ekrem Bey CHP'yi ANAP'laştırmaya, ideolojik olarak merkeze çekmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu'nun 'partiyi kurucu kodlarına taşıyacağız' derken kastettiği şey ise CHP'yi yeniden Atatürkçü ve antiemperyalist çizgisine döndürmektir" diyerek sözlerini tamamladı.