Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay’da düzenlenen uluslararası zirvede deprem bölgesindeki devasa yeniden inşa sürecinin detaylarını paylaştı. Kurum, 11 ilde yürütülen çalışmalarla günde 550 konutun teslim edildiğini vurgulayarak, Türkiye’nin tecrübesini küresel iklim vizyonuyla birleştirdiklerini açıkladı.
Hatay, "Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" başlıklı kritik bir panele ev sahipliği yaptı. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve çeşitli ülkelerden gelen temsilcilerin katıldığı etkinlikte, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan "Asrın İnşa Seferberliği" masaya yatırıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yıkımın 110 bin kilometrekarelik bir alana yayıldığı felaketin ardından yürütülen çalışmaları "tarihin en büyük kentsel yeniden inşa süreci" olarak tanımladı.
Konut üretiminde rekor hız
Bakan Kurum, bölgedeki çalışmaların hızına dikkat çekerek, 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 il genelinde toplam 455 bin konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Kurum, ulaşılan üretim kapasitesini şu sözlerle özetledi: "Sahadaki üretim hızımızı saatte 23, günde ise 550 konuta çıkardık. Bu, sadece bir inşaat faaliyeti değil; altyapısı, okulları, parkları ve sosyal donatılarıyla adeta yeni bir ülkeyi iki yıl gibi kısa bir sürede sıfırdan kurmak anlamına geliyor."
Sıfır enerji ve iklim dostu vizyon
Yeniden inşa sürecinin sadece binaları ayağa kaldırmakla sınırlı kalmadığını vurgulayan Bakan Kurum, modern şehircilik ilkelerinin merkeze alındığını ifade etti. Deprem bölgesindeki yeni yerleşimlerin "neredeyse sıfır enerjili bina" konseptiyle tasarlandığını belirten Kurum, bu sayede enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı emisyonlarında ise yüzde 38 oranında bir düşüş sağlandığını kaydetti.
Küresel iklim gündeminde şehirlerin rolü
Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek zirveye hazırlık niteliği taşıyan Hatay buluşmasında, şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki merkezi rolüne vurgu yapıldı. Bakan Kurum, "Şehirlerimiz sadece yaşam alanları değil, iklim eyleminin ana merkezleridir. Hatay’dan dünyaya yayılacak olan Hatay Deklarasyonu’nun, dirençli ve sürdürülebilir şehirler kurma hedefinde tüm insanlık için güçlü bir referans olacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin bu süreçte elde ettiği tecrübeyi uluslararası platformlarda bir çözüm modeli olarak sunduklarını belirten Kurum, yeşil bina sertifikasyon sistemlerinin güçlendirilmesi ve yeni finansman mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.