Yeni Birlik Gazetesi Politika Belediyecilikte yeni dönem: Kararlar artık kapalı kapılar ardında değil, halkla birlikte alınıyor

Belediyecilikte yeni dönem: Kararlar artık kapalı kapılar ardında değil, halkla birlikte alınıyor

Mersin, yerel yönetimlerde sivil katılımı merkeze alan vizyonuyla Türkiye’ye örnek olmaya hazırlanıyor. Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile İçişleri Bakanlığı’nın paydaş olduğu "Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi İçin Sivil Katılımın Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında düzenlenen zirve, kentteki yönetim anlayışının dönüşümünü gözler önüne serdi.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, kent yönetiminde katılımcı modelin bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, "Demokrasi yerelden başlar, şehrin geleceğini betonla değil, ortak akılla inşa ediyoruz" dedi.

Mersin, yerel yönetimlerde sivil katılımı merkeze alan vizyonuyla Türkiye’ye örnek olmaya hazırlanıyor. Avrupa Birliği finansmanıyla yürütülen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile İçişleri Bakanlığı’nın paydaş olduğu "Türkiye’de Demokratik Yerel Yönetişimin Geliştirilmesi İçin Sivil Katılımın Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında düzenlenen zirve, kentteki yönetim anlayışının dönüşümünü gözler önüne serdi.

Klasik belediyecilik anlayışının artık yetersiz kaldığını vurgulayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, sadece altyapı ve asfalt hizmeti üretmenin ötesine geçilmesi gerektiğini belirtti. Seçer, "Bir kenti güçlü kılan unsurlar binalar değil, o kentte yaşayan insanların birbirine duyduğu güven ve ortak geleceğe dair kurdukları hayallerdir. Vatandaşın sadece sandık başında hatırlandığı bir modelin ömrü kısadır" ifadelerini kullandı.

Yerel yönetimlerin demokratik kapasiteyi belirleyen en kritik kurumlar olduğunu vurgulayan Seçer, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleriyle hareket ettiklerini hatırlattı. Başkan Seçer, "Belediyeler, millet iradesinin en doğrudan yansıdığı yerlerdir. Bizim görevimiz, vatandaşın sesini karar mekanizmalarının merkezine yerleştirerek sürdürülebilir bir yönetim modeli oluşturmaktır" dedi.

Sivil toplumun karar alma süreçlerine dahil edilmesinin, toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ifade eden Mersin Vali Yardımcısı Faik Arıcan ise, "Medeniyetimizin köklerinde yer alan ahilik ve vakıf kültürü, aslında sivil katılımın tarihsel bir yansımasıdır. Bugün Mersin’deki bin 500’ü aşkın dernek, kent yönetiminin en büyük paydaşıdır" şeklinde konuştu.

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino da Mersin’in pilot il olarak gösterdiği başarının tesadüf olmadığını belirterek, "Sosyal ve ekonomik şoklara karşı dirençli şehirler, sivil katılımı köklerine yerleştirenlerdir. Mersin’de oluşturulan görev gücü, afet hazırlığından yerel kalkınmaya kadar birçok alanda somut sonuçlar üretiyor" dedi.

2026 yılına kadar sürecek olan Sivil Katılım Stratejisi ve Eylem Planı (SKSEP), Mersin’de katılımcı demokrasinin kurumsallaşması için kritik bir yol haritası sunuyor. 9 ana hedef ve 47 faaliyet başlığıyla yürütülen çalışmalar, mahalle muhtarlarından üniversitelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Proje, sadece bir zirve değil, kentin geleceğini halkla birlikte şekillendirme hedefi taşıyan uzun soluklu bir dönüşüm süreci olarak tanımlanıyor.