Yeni Birlik Gazetesi Politika Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İran halkına başsağlığı ve ateşkes çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İran halkına başsağlığı ve ateşkes çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’da sivillerin hedef alındığı saldırılar sonrası İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diledi. Erdoğan, önceliklerinin ateşkes ve diplomasi olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada İran’daki son gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. İran’da sivillerin hedef alındığı saldırılardan derin üzüntü duyduklarını belirten Erdoğan, “İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin önceliğinin ateşkes olduğunu vurgulayan Erdoğan, diplomasi trafiğinin artırılacağını açıkladı.

AK Parti MKYK üyeleri, parti kurulları ve teşkilat temsilcilerinin katıldığı programda konuşan Cumhurbaşkanı, bölgedeki çatışma ortamının siviller üzerindeki ağır yüküne dikkat çekti. Türkiye’nin ilk günden itibaren diplomatik çözüm için çaba gösterdiğini belirten Erdoğan, temasların süreceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran halkına başsağlığı mesajı verdi

Konuşmasında İran’da hayatını kaybeden siviller, askeri ve siyasi isimler için taziye dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu ülke halkının acısını paylaştıklarını ifade etti. “Hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum” sözleri salonda uzun süre alkışlandı.

Erdoğan, çatışmalarda masum sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Çocukların ve sivillerin hayatını kaybettiği tablo karşısında derin bir üzüntü duyduklarını belirtti. Türkiye’nin komşuluk hukuku gereği İran halkının yanında olduğunu söyledi.

Ateşkes ve diplomasi çağrısı: Önceliğimiz sükunetin sağlanması

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında önceliklerinin ateşkes olduğunu açık biçimde dile getirdi. Çatışmaların daha fazla yayılmasının hem bölgesel hem küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde yeniden sükunet hâkim olana kadar temaslarımızı yoğunlaştıracağız” dedi.

Türkiye’nin ilk günden itibaren ihtilafların diplomatik yollarla çözülmesi için girişimlerde bulunduğunu belirten Erdoğan, çözümün masa başında aranması gerektiğini söyledi. Körfez ülkeleriyle temasların sürdüğünü, gerilimin düşürülmesi için farklı kanalların devrede olduğunu aktardı.

Erdoğan ayrıca, uluslararası hukukun açık biçimde ihlal edildiğini düşündükleri saldırılara karşı tutumlarının net olduğunu ifade etti. İran’ın komşu ve kardeş bir ülke olduğunu hatırlatarak, bölgede kalıcı huzur istediklerini vurguladı.

Bölgesel güvenlik, ekonomik etkiler ve Türkiye’nin tedbirleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmanın büyümesi halinde ekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin artacağı uyarısında bulundu. Petrol fiyatları ve Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanabilecek dalgalanmaların küresel ekonomiyi etkileyebileceğini söyledi. Böyle bir yükü hiçbir ülkenin taşıyamayacağını dile getirdi.

Türkiye’nin olası risklere karşı hazırlıklı olduğunu belirten Erdoğan, güvenlik ve istihbarat birimlerinin sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade etti. Vatandaşların güvenliği için gerekli tüm tedbirlerin alındığını söyledi. “Milletimiz bize güvenmeye devam etsin” çağrısında bulundu.

Devletin her şart altında milletinin yanında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, kapalı kapılar ardında yürütülen hesapların farkında olduklarını belirtti. Türkiye’nin güçlü dış politika, güçlü savunma sanayisi ve tahkim edilmiş iç cepheyle süreci yönettiğini ifade etti.

Ramazan vurgusu ve birlik mesajı

Konuşmasında Ramazan ayının manevi atmosferine de değinen Erdoğan, Türkiye’nin içeride ve dışarıda dayanışma ruhunu güçlendirdiğini söyledi. Yurt içinde iftar programları düzenlendiğini, yurt dışında ise soydaşlarla bir araya gelindiğini belirtti.

“Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşı dinsin istiyoruz” diyen Erdoğan, bölgede kalıcı huzur temennisini yineledi. Türkiye’nin tarih boyunca komşularının acısına kayıtsız kalmadığını hatırlattı.

Birlik ve beraberlik mesajı veren Cumhurbaşkanı, görüş ayrılıklarının bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin her türlü badireyi aşacak kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.