Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sona erdi. Yaklaşık 4 saat süren kritik zirvenin ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç asayişten küresel ekonomiye, bölgesel savaş risklerinden savunma sanayiindeki yeni hedeflere kadar geniş bir yelpazede önemli açıklamalarda bulundu.
Konuşmasının başında Tekirdağ Çorlu'da asayiş olayına müdahale ederken şehit düşen polis memuru ile Mersin Tarsus'taki silahlı saldırıda hayatını kaybeden 6 vatandaşa Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.
Gündemin en sıcak maddesi olan dış politika ve bölgesel çatışma risklerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sınırlarının hemen ötesinde yaşanan gerilimlere karşı dik duruşunu vurguladı.
Savaş rüzgarlarının estiği bu dönemde Ankara'nın stratejik bir denge politikası güttüğünü belirten Erdoğan, "Başka Türkiye yok. Türkiye’yi savaşa çekme tuzaklarına karşı soğukkanlılığımızı ilk günden itibaren muhafaza ettik. Ülkemizin bölgesel çatışma ve krizleri yönetmedeki becerisi bu süreçte bir kez daha açıkça görülmüştür" ifadelerini kullandı.
Savaşın ekonomik faturası alt ve orta gelir grubuna kesiliyor
Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve İran merkezli çatışma ortamının küresel piyasalar üzerindeki tahrip edici etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik tsunami uyarısında bulundu.
Savaşın küresel enflasyonu tırmandırdığını ve bunun faturasının dar gelirli toplumlara kesildiğini söyleyen Erdoğan, küresel finans sistemini şu sözlerle eleştirdi:
"Sıcak paraya hükmeden bir avuç vahşi kapitalist, milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasbederek palazlanmakta, servetlerine servet katmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken, bunların hesap cüzdanları her gün kabarmaktadır. Her savaş kendi ekonomisini üretir; kazananları ve kaybedenleri olur. Fakat bu durum artık tahammül sınırlarını aşmış, küresel refah açısından yıkıcı bir boyuta ulaşmıştır. Muhalefet de en az bizim kadar duyarlı hareket etmek, yerli ve milli bir duruş sergilemek durumundadır."
Savunma sanayiinde hedef küresel ölçekte ilk 10
Savaş sonrası dönemde Türkiye'nin eskisinden çok daha güçlü bir vizyonla yoluna devam edeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli güvenlik stratejisinin en büyük dayanağı olan savunma sanayiindeki son verileri paylaştı.
Yarım asırdır Türkiye'nin prangası olan terör tehdidinin tamamen tasfiye edilmesiyle ülkenin önünde yepyeni bir ufuk açılacağını ifade eden Erdoğan, "Savunma ihracatında çok yakında dünyanın ilk 10 ülkesi arasına gireceğiz" diyerek yerli mühendislik ve üretim gücüne olan güvenini yineledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde ise Gazze'ye insani yardım taşımayı hedefleyen ve uluslararası sularda İsrail güçlerinin müdahalesine maruz kalan yardım gemilerine değindi. İsrail'in hukuk tanımaz tavrını sert bir dille eleştiren Erdoğan, "İsrail'in saldırıları, uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını asla engelleyemeyecektir. 40 farklı ülkenin vatandaşından oluşan Sumud Filosu'nun umut yolcularına yönelik bu korsanlığı ve haydutluğu en sert şekilde lanetliyorum" diyerek uluslararası toplumu bu zorbalığa karşı somut adım atmaya davet etti.