Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne resmi bir mektup gönderdi.
Parti genel merkezinden yapılan açıklamaya göre mektupta, İmralı Cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan'ın "Umut Hakkı" kapsamında değerlendirilmesi talep edildi. Söz konusu girişimin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) daha önce bu konuda verdiği ihlal kararları ve uluslararası hukuk normları çerçevesinde şekillendirildiği belirtildi.
Uluslararası hukuk normları ve Öcalan'ın yasal durumu
Mektubun içeriğinde, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ve mahkumların haklarını güvence altına alan Nelson Mandela Kuralları'na atıfta bulunuldu. AİHM'in 2014 yılında verdiği "Öcalan-Türkiye" kararında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının belirli bir süre sonra gözden geçirilme imkanının bulunmamasını (umut hakkı ihlali) insan haklarına aykırı bulduğu hatırlatıldı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Türkiye'nin AİHM kararlarını uygulama sürecini denetleyen en üst organ olup, Öcalan'ın avukatlarının da iki ay önce komiteye resmi bildirimde bulunduğu öğrenildi.
Siyasi süreç ve Terörsüz Türkiye gündemi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın irade beyanıyla yeni bir evreye taşınan süreç, Türkiye'nin en sıcak siyasi gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
PKK'nın, Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine kendisini feshettiğini ve silah bıraktığını açıklamasının ardından gözler yasal düzenlemelere çevrildi. DEM Parti liderliği, Bakanlar Komitesi'ne yazdıkları mektupta alınacak kararların "Terörsüz Türkiye" vizyonunu ve devam eden süreci yakından ilgilendirdiğini ve toplumsal barışa katkı sunacağını savundu.
TBMM'deki yasal düzenleme tartışmaları sürüyor
Umut hakkı ve ceza infaz düzenlemeleri konusundaki tartışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemindeki yerini koruyor. Siyasi partiler, silah bırakma açıklamasının ardından hayata geçirilmesi planlanan hukuki çerçeve ve infaz yasası değişiklikleri üzerinde farklı görüşler bildiriyor.
Önümüzdeki günlerde meclis çatısı altında yapılması planlanan görüşmeler ve yasal mevzuat çalışmalarının, hem iç siyasetin seyrini hem de uluslararası kurumlarla olan ilişkilerin geleceğini doğrudan şekillendirmesi bekleniyor.