Bursa Kestel Belediyesi, çocukların 3-4 yaşlarına kadar inen ekran bağımlılığı sorununa karşı başlattığı kapsamlı projeyle dijital dünyadan koparıp geleneksel sanatlara yönlendiriyor.
Bursa’nın Kestel ilçesinde hayata geçirilen "Ekranı Değil, Hayatı Yaşıyorum" girişimi, çocukları dijital ekranların pasif dünyasından çıkarıp üretken bir sürece dahil etmeyi amaçlıyor. Kestel Belediyesi öncülüğünde; İlçe Sağlık, Milli Eğitim ve Gençlik Spor müdürlüklerinin desteğiyle yürütülen çalışma, ortaokul çağındaki öğrencileri ebru ve çini gibi köklü geleneksel sanatlarla buluşturuyor.
Sanatla gelen dijital detoks
Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde start alan etkinliklerde, öğrenciler usta eğitmenler eşliğinde atölye çalışmalarına katılıyor. Tablet ve telefon başında geçirilen süreyi sanatsal üretimle dengelemeyi hedefleyen proje, çocukların el becerilerini geliştirirken kültürel mirasla bağ kurmalarını da sağlıyor. 16 Şubat’ta başlayan ve 8 Haziran’a kadar sürecek olan 9 haftalık program, sadece sanatsal eğitimle sınırlı kalmıyor.
Geleceğin yeteneklerine geniş yelpazeli eğitim
Projenin ilerleyen aşamalarında öğrencileri; robotik kodlama, felsefe, resim ve akıl oyunları gibi zihinsel gelişimi destekleyen farklı branşlar bekliyor. Geri dönüşüm malzemelerinden dekoratif ürünler tasarlayacak olan çocuklar, düzenlenecek turnuvalar sayesinde sosyal etkileşimlerini de güçlendirme fırsatı bulacak.
Başkan Erol: Bir yaşam biçimi dönüşümü
Çalışmaları yakından takip eden Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, projenin sadece bir eğitim kursu olmadığını, çocukların hayata bakışını değiştiren bir farkındalık süreci olduğunu vurguladı. Erol, "Çocuklarımızı dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korumak için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Sadece çocuklar değil, ebeveynler için de dijital okuryazarlık ve güvenli internet kullanımı konusunda bilinçlendirme çalışmaları yürütüyoruz. Amacımız, teknolojiyi tüketen değil, üreten bilinçli nesiller yetiştirmek" dedi.
Yerel yönetimlerin ekran bağımlılığına karşı geliştirdiği bu model, çocukların sosyal ve kültürel hayata adaptasyonunu sağlarken, ekran odaklı alışkanlıkların yerini yaratıcı faaliyetlerin almasıyla dikkat çekiyor.