Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş temasları sırasında yaptığı açıklamada İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumunun iki devletli çözüm umutlarını yok ettiğini belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Bangladeş’in başkenti Dakka’da mevkidaşı Khalilur Rahman ile bir araya geldi. İkili görüşmelerin merkezinde bölgesel krizler ve iki ülke arasındaki stratejik ortaklık yer aldı.
Netanyahu hükümetinin politikalarını sert bir dille eleştiren Fidan, İsrail’in sadece Gazze ile sınırlı kalmayan, Batı Şeria’yı da kapsayan hukuksuz adımlarının tüm bölgeyi bir savaş alanına dönüştürdüğünü vurguladı. Fidan, uluslararası toplumun önceliğinin İsrail’in saldırganlığını durdurmak ve bölgedeki savaş ortamını tasfiye etmek olması gerektiğini ifade etti.
Bangladeş ile yeni dönem ve stratejik iş birliği
Fidan, Bangladeşli mevkidaşı Rahman’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu başarının Bangladeş’in uluslararası arenadaki yükselen itibarının bir göstergesi olduğunu belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacmini 2 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefini yineleyen Bakan Fidan, savunma sanayii başta olmak üzere pek çok alanda yeni iş birliği kapılarının aralandığını kaydetti. Ziyaret kapsamında kültürel varlıkların korunmasına yönelik bir mutabakat zaptı da imzalandı.
Rohingya krizinde insani diplomasi
Bangladeş’in 1 milyondan fazla Rohingya Müslümanına ev sahipliği yaparak tarihi bir fedakarlık sergilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin bu insani krizin çözümü için aktif rol oynamaya devam edeceğini söyledi. Bakan Fidan, Dakka temasları kapsamında Cox Bazar’daki mülteci kamplarını ziyaret ederek sahadaki insani yardım faaliyetlerini ve Türk kurumlarının çalışmalarını bizzat yerinde inceleyeceklerini açıkladı.
İran-ABD geriliminde diyalog vurgusu
Bölgesel istikrarın korunması adına İran ile ABD arasında yürütülen görüşmeleri yakından takip ettiklerini belirten Fidan, anlaşmazlıkların çözümünde tek yolun diplomasi olduğunu hatırlattı. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğinin küresel ekonomi için hayati önem taşıdığını kaydeden Fidan, Türkiye’nin bu süreçte arabuluculuk çabalarını desteklemeye ve bölge ülkeleriyle istişarelerini yoğunlaştırmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.