Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da katıldığı zirvede Türkiye'nin enerji vizyonunu açıkladı. Savunma sanayiindeki başarıyı enerji sektörüne taşımakta kararlı olduklarını belirten Erdoğan, yerli kaynakların Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda lokomotif görevi göreceğini ifade etti.
Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların arz güvenliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini vurguladı. Türkiye'nin jeopolitik konumunu bir avantaja çevirdiklerini belirten Erdoğan, enerji hatlarının merkezinde yer alan bir ülke olarak bölgesel barışa katkı sağladıklarını kaydetti.
Karadeniz ve Gabar'da yeni dönem
Türkiye'nin enerji altyapısında son 23 yılda devrim niteliğinde adımlar atıldığını hatırlatan Erdoğan, doğal gaz giriş kapasitesinin 90 milyon metreküpten 495 milyon metreküpe çıkarıldığını belirtti. Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretim rakamlarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı, "2028 yılına kadar günlük üretimi 45 milyon metreküpe çıkararak 17 milyon haneye yerli gaz ulaştırmayı hedefliyoruz" dedi.
Gabar'daki petrol keşfinin ise bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Erdoğan, terörden arındırılan bölgelerin artık üretim ve istihdamla anıldığını söyledi. Yurt içi petrol üretiminin yüzde 44'ünün Gabar'dan karşılandığını belirten Erdoğan, bölgedeki arama faaliyetlerinin Diyarbakır ve diğer sahalarla genişletileceğini duyurdu.
Küresel ölçekte oyun kurucu vizyon
Türkiye'nin sadece kendi sınırları içerisinde değil, Somali'den Orta Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada enerji diplomasisi yürüttüğünü belirten Erdoğan, madencilik alanındaki hedeflere de değindi. Bor rezervlerindeki dünya liderliğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, nadir toprak elementleri ve lityum üretimiyle Türkiye'nin kritik madenler liginde zirveye oynadığını vurguladı.
Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Savunma sanayiinde yakaladığımız ivmeyi enerjiye taşıyarak tam bağımsızlığı sağlamak, ülkemizin Kızıl Elması'dır. Bu kutlu yürüyüşün önünün kesilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Kendi mühendislerimiz ve imkanlarımızla, yerin altındaki ve üstündeki tüm zenginliklerimizi milletimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz."