Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, MHP ile kurulan ittifakın Türkiye'nin geleceği için taşıdığı öneme vurgu yaparak, terörsüz bir Türkiye hedefine kararlılıkla yürüdüklerini belirtti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde partisinin grup toplantısında kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki önemli başlıklara dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Konuşmasının merkezine gençlerle kurulan bağı ve Cumhur İttifakı'nın vizyonunu alan Erdoğan, siyasi yolculuklarının bir "millet davası" olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye için kararlı adımlar
Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin huzuru için bir teminat olduğunu belirten Erdoğan, MHP ile olan iş birliğinin önemine şu sözlerle dikkat çekti: "İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile el ele, omuz omuza vererek huzur ve güven dolu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz."
Terör meselesini Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkarmakta kararlı olduklarını belirten Erdoğan, devlet kurumlarının örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yeni yöntemler üzerinde yoğunlaştığını açıkladı. Ekonomik ve sosyal maliyeti yüksek olan bu sorunu, milletin desteği ve ortak akılla çözmek için hiçbir tereddüt göstermeyeceklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu kapasiteye sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Gençlerle kurulan gönül köprüsü
Gençlerin sadece siyasetin öznesi değil, geleceğin mimarı olduğunu ifade eden Erdoğan, Kocaeli'nde gerçekleştirilen gençlik şölenine değinerek, muhalefetin gençlere yönelik yaklaşımlarını eleştirdi. Gençleri kategorize eden ve onları istismar aracı olarak gören bir siyaset anlayışının karşısında olduklarını belirten Erdoğan, "Biz gençlerle empati kurmayı, onlara ders vermek yerine kulak vermeyi tercih ettik" dedi. Gençlerin beklentilerini karşılamak için ortak akılla hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında gençlerin omuzlarındaki sorumluluğa dikkat çekti.
Siyasi mücadele ve dava bilinci
Konuşmasında AK Parti'nin kuruluşundan bu yana yaşadığı zorlu süreçlere de değinen Cumhurbaşkanı, vesayet odakları ve darbe girişimleri karşısında geri adım atmadıklarını hatırlattı. Siyasetin bir "idare-i maslahat" işi olmadığını, aksine büyük bir fedakarlık gerektirdiğini belirten Erdoğan, "Biz bu yola çıkarken hapisleri, suikastları ve bedel ödemeyi göze alarak girdik" ifadelerini kullandı. Sırça köşklerden ahkam kesenlerle, sahada ter dökenlerin farkına dikkat çeken Erdoğan, davanın sürekliliğinin önemine vurgu yaptı.