Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, iki ülke arasındaki ilişkilerin sadece ticaretle sınırlı kalmayacağını, atılan adımların bölgede kalıcı bir siyasi uzlaşıyı beraberinde getireceğini vurguladı.
Ermenistan Parlamentosu'nda 2025 bütçe görüşmeleri sırasında kürsüye gelen Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, Türkiye ile yürütülen normalleşme sürecine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İki komşu ülke arasındaki buzların erimesiyle başlayan sürecin, sadece ekonomik bir iş birliği değil, aynı zamanda bölgesel bir siyasi dönüşümün habercisi olduğunu belirtti.
Kars'ta gerçekleşen iş dünyası buluşmasının bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Mirzoyan, bu temasların geçmişteki girişimlerden çok daha kapsamlı ve sonuç odaklı olduğunu dile getirdi. Özellikle Gümrü-Kars demir yolunun yeniden işlevsel hale getirilmesi için kurulan çalışma grubunun faaliyetlerine vurgu yapan Bakan, bu tür somut projelerin iki ülke arasındaki güveni pekiştirdiğini söyledi.
Ticari ilişkilerde yeni dönem
Doğrudan ticaretin henüz üçüncü ülkeler üzerinden yürütülmesine rağmen, özel sektör temsilcileri arasında başlayan diyaloğun oldukça umut verici olduğunu belirten Mirzoyan, şirketlerin birbirini daha yakından tanımaya başladığını ifade etti. Bakan, bu ticari hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha kurumsal ve doğrudan bir yapıya kavuşmasının hedeflendiğini belirtti.
Ermenistan'da yeni zirve beklentisi
Türkiye'nin doğu illerindeki iş çevrelerinin Ermenistan pazarına yönelik ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Mirzoyan, Kars'taki toplantının bir devamı niteliğinde olacak ikinci zirvenin Ermenistan topraklarında yapılması için hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Bu toplantının, ekonomik iş birliğini derinleştirecek yeni bir aşama olacağını kaydeden Mirzoyan, sürecin geri dönülemez bir yola girdiğine inandığını ifade etti.
Siyasi çözüm için güçlü sinyaller
Konuşmasının sonunda normalleşme sürecinin sadece ekonomik refahla sınırlı kalmayacağının altını çizen Mirzoyan, "Başlattığımız bu hareketin durmayacağına ve ekonomik kazanımların ardından kaçınılmaz olarak olumlu siyasi sonuçlar doğuracağına dair tam bir güven içindeyim" diyerek, tam normalleşme hedefine olan inancını yineledi.