Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimlere dikkat çekerek, 2026-2035 dönemini kapsayan stratejik yol haritasının toplumsal bekamız için bir varoluş meselesi olduğunu vurguladı.
Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen Veriden Vizyona: Üç Kuşak Bir Türkiye başlıklı programda konuşan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal politikaların artık sadece bugünü değil, Türkiye’nin gelecek on yıllarını hedefleyen bilimsel verilerle kurgulandığını belirtti. Göktaş, dijitalleşme ve değişen yaşam koşullarının aile yapısı üzerindeki etkilerini mercek altına aldıklarını ifade etti.
Değişen aile yapısı ve stratejik hamleler
Bakan Göktaş, evlilik yaşının yükselmesi ve doğurganlık oranlarındaki düşüşün sadece Türkiye’nin değil, küresel bir eğilim olduğunu hatırlattı. Bu durumun çalışma hayatından milli savunmaya kadar geniş bir yelpazeyi etkilediğini belirten Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu riskleri yıllar önce öngörerek devlet aklıyla bir savunma hattı oluşturduğunu dile getirdi. Bakan, "Aileyi güçlendirmeyi, milletimizin istikbaliyle doğrudan ilgili stratejik bir alan olarak görüyoruz" diyerek, bu alandaki çalışmaların bir medeniyet yürüyüşü olduğunu vurguladı.
20 bin etkinlikle hanelere dokunuldu
2024 yılında devreye alınan Vizyon Belgesi ve Eylem Planı ile yeni bir dönemin başladığını kaydeden Göktaş, Aile Enstitüsü’nün kurulması ve Aile ve Gençlik Fonu gibi mekanizmalarla sahada somut adımlar attıklarını belirtti. Sadece 2025 Aile Yılı kapsamında 20 bine yakın etkinliğe imza attıklarını ifade eden Bakan, doğum desteklerinden yarı zamanlı çalışma haklarına kadar birçok düzenlemeyi aile dostu ekosistemi güçlendirmek için hayata geçirdiklerini söyledi.
Araştırma sonuçları: Evlilik hala toplumun omurgası
Programda paylaşılan ve 12 ilde 6 bin 530 hane ile gerçekleştirilen kapsamlı araştırmanın sonuçlarına da değinen Göktaş, evlilik kurumunun Türk toplumunda hala en güçlü değer olduğunu belirtti. Araştırmaya göre, evli bireylerin yüzde 96’sının tek evlilik yapmış olması, kurumun kalıcılığını koruduğunu gösteriyor. Ancak, kuşaklar arası doğurganlık oranlarındaki yarı yarıya düşüşün, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir uyarı niteliği taşıdığına dikkat çekildi.
TÜİK’ten evlilik yaşındaki artışa dikkat
Toplantıda söz alan TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı ise evlilik davranışlarındaki değişimin eğitim seviyesi, kentleşme ve ekonomik beklentiler gibi çok katmanlı faktörlerden etkilendiğini belirtti. İlk evlenme yaşının yükselmesinin, aile yapısındaki dönüşümün en somut göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Arabacı, bu verilerin sosyal politikaların şekillenmesinde temel rehber olmaya devam edeceğini vurguladı.