Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, partideki yetki tartışmalarına dair net mesajlar vererek, "Karar defteri ve mühür bizde; partimizi adliye koridorlarından çıkarmaya kararlıyız" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı’ndaki görevine mahkeme kararıyla dönen Gürsel Tekin, Şişli’de düzenlenen bir toplantıda hem parti içi süreçlere hem de ülke gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Partisinin kurumsal kimliğinin korunması gerektiğini vurgulayan Tekin, "Savaş meydanlarında kurulan bir partinin adliye koridorlarında tartışılmasına izin veremeyiz" ifadelerini kullandı.
Mühür ve karar defterinin yasal olarak kendilerinde olduğunu hatırlatan Tekin, görevi bırakmaları halinde yönetimin baroya geçme riski bulunduğunu, buna müsaade etmeyeceklerini belirtti. Tekin, genel merkezle yaşanan sürece dair ise "Keşke genel başkanımız benimle beş dakika konuşsaydı" siteminde bulundu.
İhraçlar ve İtiraz Kültürü
Partiden ihraç edilen isimlere yönelik süreci değerlendiren Tekin, CHP’nin bir "kışla" olmadığını, itiraz kültürünün partinin özünde bulunduğunu savundu. Bin 680 kişinin ihracını "şeref madalyası" olarak nitelendiren Tekin, "CHP’ye üye olmak sadece bir imzadan ibaret değildir; onu içinizde hissetmeniz gerekir. Atatürk’ün mirası olan itiraz hakkını kullandığımız için dışlanmamız kabul edilemez" dedi.
Gündemdeki "ara seçim" tartışmalarına da değinen Tekin, bu yöntemin caydırıcı olmadığını ve stratejik hatalar barındırdığını ifade ederek, "Keşke bu kararlar alınmadan önce bize de danışılsaydı" yorumunu yaptı.
Türkiye’nin Gerçek Gündemi ve İmar Çeteleri
Sadece parti içi meselelere değil, ülkenin kronik sorunlarına da dikkat çeken Tekin, uyuşturucu bağımlılığının bir beka sorunu haline geldiğini vurguladı. İstanbul’daki imar rantına karşı sert uyarılarda bulunan Tekin, şunları söyledi:
"İmar çeteleri çok kudretli, ancak bu durumun yarattığı adaletsizlik ortada. Bir yanda şatafat içinde yaşayanlar, diğer yanda sosyal yardım kuyruklarında bekleyen milyonlar var. CHP belediyeleri dahil olmak üzere, hiçbir yerde olumsuzluklara göz yumulamaz. Yanlış yapan bedelini öder; bizler baba ocağını tertemiz bırakmakla mükellefiz."
Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş gibi kayıp ve ölüm vakalarının faillerinin bulunması gerektiğini de hatırlatan Tekin, Türkiye’nin gerçek gündemine odaklanılması çağrısında bulundu.