Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel ve bölgesel diplomatik dengeleri yakından ilgilendiren kritik bir telefon diplomasisi yürüttü.
Bakan Fidan; Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani'nin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri'nin nükleer müzakere süreçlerini yürüten heyet temsilcileriyle ayrı ayrı telefonda görüştü.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, gerçekleştirilen bu kritik temaslarda ana gündem maddesi, Washington-Tahran hattında yürütülen nükleer program müzakereleri ve bölgedeki son gelişmeler oldu.
Türkiye'den kalıcı barış için müzakerelere tam destek
Görüşmeler sırasında taraflar, ABD ile İran arasında perde arkasında yürütülen uzlaşı çabaları ve masadaki taslak metinler hakkında detaylı görüş alışverişinde bulundu. Bakan Hakan Fidan, yürütülen diplomatik sürecin bir an önce nihai karara bağlanarak olumlu bir şekilde sonuçlanmasını ve Orta Doğu coğrafyasında kalıcı barış ile istikrarın ivedilikle tesis edilmesini temenni ettiklerini vurguladı. Türkiye'nin bölgesel krizlerin çözümünde üstlendiği yapıcı ve kolaylaştırıcı role dikkat çeken Fidan, Ankara'nın söz konusu nükleer müzakerelerin başarıyla tamamlanması adına diplomatik destek vermeyi kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
Washington ve Tahran hattında Cenevre masada
Dış basına ve diplomatik kulislere sızan bilgilere göre, ABD ve İran arasında nükleer programı, Hürmüz Boğazı'nın deniz ticaretine yeniden açılmasını ve karşılıklı yaptırımların kaldırılmasını içeren 14 maddelik kapsamlı bir mutabakat taslağı üzerinde çalışılıyor. Sürecin ilerlemesi adına Katar, Birleşik Arab Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler de yoğun temas trafiği yürütüyor. ABD kaynakları, nihai imzalar öncesinde tarafların İsviçre'nin Cenevre kentinde ya da Avusturya'nın başkenti Viyana'da bir mutabakat zaptı imzalamak üzere bir araya gelebileceğini belirtirken, Türkiye'nin yürüttüğü bu son görüşme de Ankara'nın masadaki stratejik ağırlığını bir kez daha tescilledi.