Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya ziyareti kapsamında Viyana Diplomasi Akademisi'nde düzenlenen konferansta Türkiye'nin dış politika vizyonuna dair kritik açıklamalarda bulundu.
Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin önemine değinen Fidan, bu buluşmanın müttefikler arasındaki birliği yeniden tasdik etmek ve transatlantik bağları güçlendirmek adına tarihi bir eşik olacağını vurguladı.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik konusundaki kararlılığının değişmediğini belirten Bakan, Avrupa'nın siyasi sınırlarının AB'den çok daha geniş olduğunu hatırlatarak daha kapsayıcı bir güvenlik mimarisi çağrısı yaptı.
AB sürecinde kimlik siyaseti ve vize serbestisi engeli
Türkiye-AB ilişkilerinin tarihsel sürecine değinen Fidan, 2007 yılına kadar teknik kriterler üzerinden ilerleyen sürecin, Fransa'da Nicolas Sarkozy'nin iktidara gelişiyle "kimlik siyaseti" eksenine kaydığını ifade etti. Günümüzde ise ilişkilerin gelişmesinin önündeki en büyük yapısal engellerden biri, AB'nin veto mekanizmasına dayalı karar alma sistemi olarak öne çıkıyor. Nüfusu az olan üye ülkelerin dahi milyonlarca kişiyi ilgilendiren kararları engelleyebildiğine dikkat çeken Fidan, bu durumun ticaret hacminin artırılmasını ve vize serbestisi gibi kritik süreçleri sekteye uğrattığını belirtti.

Bölgesel sahiplenme ve Kalkınma Yolu Projesi
Bakan Fidan, Orta Doğu ve çevresindeki krizlerin çözümünde "bölgesel sahiplenme" modelinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin Irak ile yürüttüğü Kalkınma Yolu Projesi'nin bölgeye olumlu bir gündem kazandırdığını ifade eden Fidan, kalıcı huzur için ulus devletlerin birbirlerinin egemenliğine saygı duyacağı bağlayıcı antlaşmaların gerekliliğine işaret etti. Bu noktada Türkiye, 264 temsilcilikle dünyanın en büyük üçüncü diplomatik ağına sahip olması avantajını kullanarak, kriz bölgelerinde arabuluculuk rolünü aktif bir şekilde sürdürüyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve küresel tırmanma riski
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın beşinci yılına girmesinin tehlikeli bir rehavete yol açtığı uyarısında bulunan Fidan, çatışmanın konvansiyonel aşamadan taktik nükleer aşamaya geçme riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. İstanbul'da tarafları daha önce dört kez bir araya getirdiklerini hatırlatan Bakan, adil bir barış için Türkiye'nin her zaman masaya ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu yineledi. Fidan'a göre, savaşın barışı güvence altına alacak ve gelecekteki saldırganlıkları önleyecek bir formülle sona ermesi, sadece bölge için değil, tüm Avrupa güvenlik mimarisinin geleceği için bir sınav niteliği taşıyor.