TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, İran’dan ateşlenen füzeler ve bölgedeki gerilim hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kayseri’de MÜSİAD tarafından düzenlenen iftar programında konuşan Akar, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın ciddi riskler barındırdığını belirterek füzelerin Türkiye üzerinde etkisiz hale getirilmesi konusunda provokasyon ihtimaline dikkat çekti.
Akar, İran’ın söz konusu füzeleri kendilerinin atmadığını savunduğunu hatırlatarak yapılan teknik analizlerde füzelerin istikametinin farklı bir noktayı işaret ettiğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte stratejik sabır ve dikkatli diplomasiyle hareket ettiğini vurgulayan Akar, bölgedeki gelişmelerin hassasiyetle takip edildiğini ifade etti.
Hulusi Akar’dan İran’dan ateşlenen füzeler hakkında açıklama
Hulusi Akar, konuşmasında son dönemde bölgede yaşanan askeri gelişmelere değinerek İran’dan ateşlenen füzeler konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Akar, İran’ın söz konusu füzelerin kendilerine ait olmadığını iddia ettiğini hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Düşen füzeler var. Bunlar nedir? Burada çok müteyakkız olmak lazım. Dikkatli olmak lazım. Çünkü İran ısrarla ‘bunları ben atmadım’ diyor.”
Akar’a göre yapılan teknik analizler, füzelerin yönü ve düşürülme noktası konusunda bazı soru işaretleri doğuruyor.
Türkiye üzerinde düşürülen füzeler için “provokasyon olabilir” uyarısı
Hulusi Akar, Türkiye üzerinde etkisiz hale getirilen füzelerle ilgili dikkat çeken bir ihtimali de gündeme getirdi.
Akar, yapılan analizlerde füzelerin istikametinin Kıbrıs yönünü işaret ettiğini belirterek NATO savunma sistemlerinin füzeleri farklı bir noktada düşürebileceğini söyledi.
Akar açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Akdeniz’de konuşlanmış NATO hava savunma sistemleri bunları isterse bekler Akdeniz üzerinde düşürebilir. Hayır, Türkiye üzerinde düşürüyorlar.”
Bu nedenle olayın arkasında farklı bir senaryo olabileceğini vurgulayan Akar, şu ihtimalleri dile getirdi:
provokasyon
dezenformasyon
tahrik girişimi
yanlış yönlendirme
Bu tür durumlarda Türkiye’nin son derece dikkatli davranması gerektiğini ifade etti.
Türkiye stratejik sabır politikası izliyor
Akar, Türkiye’nin bölgedeki gerilimlere karşı stratejik sabır politikası izlediğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı’nın bu süreçte temkinli bir diplomasi yürüttüğünü ifade eden Akar, ani tepkilerin yerine dikkatli değerlendirmelerin tercih edildiğini söyledi.
Akar bu yaklaşımı şu sözlerle anlattı:
“Stratejik sabır diyoruz. Hemen reaksiyon gösterilmez. ‘Sen attın ben de sana atacağım’ gibi bir yaklaşım yok.”
Türkiye ile İran arasındaki sınırın 1639 yılından bu yana değişmediğini hatırlatan Akar, iki ülke arasında bugüne kadar ciddi bir askeri çatışma yaşanmadığını da vurguladı.
“Etrafımız fiilen ateş çemberi”
Hulusi Akar konuşmasında yalnızca füze olaylarına değil, dünya genelindeki gerilimlere de dikkat çekti.
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın ciddi riskler barındırdığını belirten Akar, şu ifadeleri kullandı:
“Etrafımız gerçekten lafta değil, sözde değil, fiilen ateş çemberi.”
Akar, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan krizleri hatırlatarak Arakan’dan Doğu Türkistan’a, Afrika’dan Orta Doğu’ya kadar birçok bölgede çatışma riski bulunduğunu söyledi.
Gazze’de yaşanan gelişmelerin de küresel güvenlik açısından ciddi bir trajedi olduğunu belirten Akar, uluslararası toplumun bu tür krizlere karşı daha güçlü bir tavır alması gerektiğini ifade etti.
“Nükleer savaşta kazanan olmaz”
Konuşmasında küresel güvenlik konusuna da değinen Hulusi Akar, artan askeri gerilimlerin nükleer savaş riskini gündeme getirdiğini söyledi.
Akar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası platformlarda dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” söylemlerinin bu noktada önem kazandığını vurguladı.
Nükleer savaşın insanlık için büyük bir felaket olacağını belirten Akar şu değerlendirmede bulundu:
“Nükleer savaşta kazanan yok. Ondan sonraki savaş taşla sopayla olur.”
Bu nedenle küresel güçlerin daha sorumlu davranması gerektiğini ifade etti.
Altay tankı seri üretime geçti
Hulusi Akar konuşmasının bir bölümünde Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği ilerlemelere de değindi.
Türkiye’nin geçmişte basit askeri ekipmanlarda bile dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Akar, son yıllarda savunma sanayisinde önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.
Akar’ın verdiği bilgilere göre Türkiye artık:
piyade tüfeklerini
İHA ve SİHA sistemlerini
ANKA insansız hava araçlarını
Kızıl Elma projelerini
yerli imkanlarla üretebiliyor.
Akar ayrıca Altay tankının seri üretimine başlandığını açıklayarak Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli bir eşiği geçtiğini ifade etti.