Yeni Birlik Gazetesi Politika İmralı görüşmesinde dikkat çeken detay: Öcalan’a nasıl hitap edildi?

İmralı görüşmesinde dikkat çeken detay: Öcalan’a nasıl hitap edildi?

İmralı’da yapılan görüşmede Abdullah Öcalan’a nasıl hitap edildiği ortaya çıktı. Görüşmede SDG’nin silah bırakması ve 10 Mart Mutabakatı gibi kritik başlıklar da ele alındı. Detaylar haberimizde.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nunİmralı Adası’nda terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği kritik görüşmeye ilişkin yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, görüşmede konuşulanlara ve kullanılan dile dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Görüşmede Hitap Şekli Dikkat Çekti

Koçyiğit’in verdiği bilgilere göre, görüşmede komisyon üyeleri Öcalan’a “Siz” şeklinde resmi bir dil kullanırken, Öcalan’ın ise komisyon üyeleri AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’a “Hüseyin BeyFeti Bey” şeklinde hitap ettiği aktarıldı. Görüşmenin kayıt altına alındığı ancak yalnızca ses kaydı alındığı, görüntü kaydının yapılmadığı ifade edildi.

“Keşke CHP de Katılsaydı” Yorumu

Koçyiğit’in açıklamalarına göre, Öcalan görüşme sırasında “Keşke CHP de burada olsaydı” ifadelerini kullanarak muhalefetin sürece katılımına ilişkin düşüncelerini paylaştı.

SDG ve Suriye Gündemi Masadaydı

Görüşmenin yaklaşık 2 saat 50 dakika sürdüğü ve kamuoyunda merak edilen pek çok başlığın konuşulduğu öğrenildi. Özellikle Suriye’deki SDG yapılanmasıYPG’nin silah bırakması10 Mart Mutabakatı ve Suriye entegrasyon süreci masaya yatırıldı. Öcalan’ın Mazlum Abdi ile Şara arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatına vurgu yaptığı, bu sürecin uygulanmasını “önemli bir gelişme” olarak değerlendirdiği belirtildi.

“Devlet Aklı Süreci” Olarak Nitelendirdi

Görüşmede, Öcalan’ın Ahlat ve Malazgirt konuşmaları ile 1 Ekim'de MHP lideri Devlet Bahçeli’nin kullandığı “el uzatma” mesajı çerçevesinde başlayan “Terörsüz Türkiye” yaklaşımını bir “devlet aklı süreci” olarak değerlendirdiği kaydedildi. Koçyiğit, Öcalan’ın siyasetin de bu sürecin bir parçası olması gerektiğini düşündüğünü vurguladı.