İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Jeffrey Epstein ile ilişkileri ortaya çıkan eski ABD Büyükelçisi Peter Mandelson’ın atanma sürecinde kritik bilgilerin kendisinden gizlendiğini belirterek, "Bu atamayı yapmamalıydım, sorumluluğu üstleniyorum" dedi.
İngiltere siyasetini sarsan Jeffrey Epstein ve Peter Mandelson bağlantısı, Başbakan Keir Starmer’ı zor durumda bıraktı. Kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla tanınan Epstein ile yakın ilişkisi deşifre olan Mandelson’ın büyükelçilik görevine getirilmesi, ülkede güvenlik zafiyeti tartışmalarını alevlendirdi. Parlamentoda milletvekillerine seslenen Starmer, sürece dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Güvenlik incelemesi sümen altı mı edildi?
Başbakan Starmer, Mandelson’ın güvenlik soruşturmasını geçemediğine dair raporların kendisine ve hükümetin en üst düzey yetkililerine ulaştırılmadığını vurguladı. Bilgilerin Dışişleri Bakanlığı bünyesinde saklanmış olmasını "akıl almaz" olarak nitelendiren Starmer, "Eğer güvenlik birimlerinin olumsuz görüş bildirdiğini bilseydim, bu atamaya asla onay vermezdim" ifadelerini kullandı. Hükümetin hesap verebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayan bu durumun kabul edilemez olduğunu belirten Başbakan, güvenlik protokollerinin yeniden düzenlenmesi için talimat verdiğini açıkladı.
İnceleme süreci mercek altına alındı
Yaşanan skandalın ardından hükümet genelinde geniş kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Başbakanlık, Mandelson’ın görev süresi boyunca gündeme gelen tüm güvenlik endişelerinin ve karar mekanizmalarının yeniden inceleneceğini duyurdu. Starmer, meclisteki konuşmasında, ulusal güvenlik kararlarının artık daha şeffaf bir denetim mekanizmasına tabi tutulacağını belirterek, "Halkın bizden beklediği şeffaflık bu değil" mesajını verdi. İstifa çağrılarını ise kesin bir dille reddetti.
Baskı iddiaları gündemi sarstı
Soruşturmanın seyrini değiştiren bir diğer gelişme ise eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Oliver Robbins’ten geldi. Robbins, Mandelson’ın atanması sürecinde Başbakanlık Ofisi’nden yoğun bir baskı gördüklerini ve sürecin "küçümseyici" bir tavırla yönetildiğini iddia etti. Bu açıklama, hükümet içindeki çatlakları gözler önüne sererken, muhalefetin üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
Epstein ile kirli ilişkiler ağı
Geçtiğimiz Eylül ayında görevinden ayrılmak zorunda kalan Mandelson’ın, Epstein ile olan yazışmaları skandalın boyutunu derinleştirdi. 2009 yılında bakanlık yaptığı dönemde Epstein’e kritik ekonomik verileri sızdırdığı, bankacılık sektörüne dair gizli bilgileri paylaştığı ve Epstein’den yüklü miktarda para transferi aldığı ortaya çıkan Mandelson, tüm bu gelişmelerin ardından İşçi Partisi üyeliğinden ve Lordlar Kamarası’ndan istifa etmişti. İfşa olan belgeler, Mandelson’ın sadece bir büyükelçi değil, aynı zamanda Epstein’in İngiliz siyasetindeki "bilgi kaynağı" olduğu iddialarını güçlendirdi.