Kolombiya sandık başında kararını veremedi; hiçbir adayın yüzde 50 barajını aşamaması üzerine devlet başkanlığı yarışı ikinci tura taşındı.
Gazetebirlik - Politika
Güney Amerika ülkesi Kolombiya’da dün gerçekleştirilen devlet başkanlığı seçimlerinde beklenen sonuç çıkmadı. Oyların büyük çoğunluğunun sayılmasına rağmen hiçbir adayın mutlak çoğunluğa ulaşamaması, ülkeyi 21 Haziran’da yapılacak ikinci tur seçimine götürdü.
Sandıktan birinci çıkan isim, ABD eski Başkanı Donald Trump’a olan hayranlığı ve sert politikalarıyla tanınan sağcı aday Abelardo de la Espriella oldu. Yüzde 43,7 oy oranına ulaşan Espriella’yı, mevcut Devlet Başkanı Gustavo Petro’nun desteklediği sol görüşlü aday Ivan Cepeda yüzde 41 oyla takip etti.
Seçim sonuçlarına gölge düşüren iddialar
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Devlet Başkanı Gustavo Petro, oy sayım sürecinde ciddi usulsüzlükler yapıldığını öne sürerek sürece sert tepki gösterdi. Seçim yazılımında son bir hafta içinde üç kez değişiklik yapıldığını iddia eden Petro, resmi seçmen listesinde yer almayan 800 bin kişinin sisteme dahil edildiğini savundu. Petro, "Bautista kardeşlerin özel şirketi tarafından yürütülen ön sayım sonuçlarını kabul etmiyorum" diyerek, nihai kararın hakimlerin yöneteceği komisyonlar tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan, seçimde üçüncü sırada yer alan muhafazakar aday Paloma Valencia, ikinci turda Espriella’ya destek vereceğini ilan ederek sağ blokta birleşme sinyali verdi.
İki farklı vizyon karşı karşıya
İkinci tura kalan adayların vaatleri, Kolombiya’nın geleceği için iki zıt kutbu temsil ediyor. "El Tigre" (Kaplan) lakabıyla bilinen Abelardo de la Espriella, suçla mücadelede orduya geniş yetkiler verilmesini, ABD ile stratejik iş birliğini ve ormanlık alanlarda 10 devasa hapishane inşa edilmesini öneriyor. Espriella, kampanyasını "tiranlığı yenme" söylemi üzerine kuruyor.
Buna karşın Ivan Cepeda, 2016 barış anlaşmasının mimarlarından biri olarak, silahlı gruplarla askeri çatışma yerine müzakereyi esas alan "toplam barış" stratejisini savunuyor. Sosyal yardımların artırılması ve toprak reformu gibi ekonomik vaatlerle seçmenin karşısına çıkan Cepeda, yargı süreci tamamlanana kadar sonuçlara dair resmi bir yorum yapmaktan kaçınıyor. 21 Haziran’da sandık başına gidecek olan Kolombiya halkı, ya sert bir güvenlikçi yaklaşımı ya da barış odaklı bir reform sürecini tercih edecek.