Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kopenhag’da düzenlenen iklim zirvesinde küresel aktörlere net mesajlar verdi. COP31 hazırlık sürecini yöneten Kurum, finansman taahhütlerinin yerine getirilmesinin bir tercih değil, dünyanın geleceği için zorunluluk olduğunu vurguladı.
Danimarka’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı, küresel iklim krizine karşı atılacak somut adımların masaya yatırıldığı kritik bir buluşmaya sahne oldu. COP31 Başkanlığı görevini yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, zirve öncesi yürütülen yol haritası çalışmalarını değerlendirirken, gelişmiş ülkelere finansal sorumluluklarını hatırlattı.
Elektrifikasyon ve enerji dönüşümü vurgusu
Toplantıda konuşan Bakan Kurum, küresel enerji tüketiminde elektriğin payının artırılmasının hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak Antalya’da yeni bir tartışma başlatmayı hedefliyoruz. Nihai enerji tüketiminde elektrik payını yükseltmek ve üretim süreçlerini karbonsuzlaştırmak, iklim hedeflerine ulaşmanın temel anahtarıdır" ifadelerini kullandı. Bakan, temiz enerji ve sanayinin karbonsuzlaştırılması konularında uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde olduklarını da sözlerine ekledi.
Finansman taahhütlerinde şeffaflık dönemi
İklim değişikliğiyle mücadelede finansmanın ölçeklendirilmesi gerektiğini belirten Kurum, özellikle gelişmekte olan ülkelerin direnç kazanması için hibe temelli desteklerin önemine dikkat çekti. Bakü Finansman Hedefi kapsamında verilen 300 milyar dolarlık taahhüdün takipçisi olacaklarını ifade eden Kurum, "Söz vermek kolaydır ancak önemli olan bu sözü tutmaktır. COP31 sonunda verilen taahhütlerin ne kadarının gerçekleştiğini somut verilerle ölçmek istiyoruz" dedi.
Uygulama dönemine geçişin önemi
Paris İklim Anlaşması’nın ikinci on yılına girildiğini hatırlatan Bakan Kurum, artık hedef açıklama döneminden uygulama dönemine geçilmesi gerektiğini savundu. Ulusal katkı beyanlarının sadece birer politika belgesi olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Kurum, "İhtiyacımız olan şey daha güçlü iş birliği ve sahada sonuç veren projelerdir. Emisyonların yüzde 70’inin enerji kaynaklı olduğu bir dünyada, enerji dönüşümünü merkeze alan bir uygulama modelini hayata geçirmeliyiz" değerlendirmesinde bulundu.
Diplomatik temaslar hız kazandı
Toplantı marjında ikili temaslarda da bulunan Bakan Kurum, COP31 müzakerelerini birlikte yürüteceği Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile bir araya geldi. Görüşmelerde Antalya’da düzenlenecek zirvenin hazırlık süreçleri ele alındı. Kurum, Danimarka, Brezilya ve Avustralyalı mevkidaşlarıyla birlikte uluslararası basına yaptığı ortak açıklamada, küresel iklim eylemi konusundaki kararlılıklarını bir kez daha yineledi.