TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin 150 yıllık anayasal serüvenini değerlendirirken, yeni bir sivil anayasanın artık ertelenemez bir milli ödev olduğunu vurgulayarak, "Bu bir fantezi değil, devletin iç kalesini tahkim etmek için hayati bir zorunluluktur" dedi.
Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenen "Bir Sultan, Bir Darbe, Bir Anayasa" başlıklı panelde konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin anayasa tarihindeki kırılma noktalarına dikkat çekti. 1876’dan günümüze uzanan süreçte anayasaların genellikle darbe dönemlerinin gölgesinde şekillendiğini hatırlatan Kurtulmuş, artık bu vesayetçi anlayışın tamamen terk edilmesi gerektiğini belirtti.
Darbelerin gölgesinden kurtulma vakti
Kurtulmuş, geçmişteki anayasa yapım süreçlerinin "kurucu irade" adı altında tank ve süngü gücüyle dayatıldığını ifade ederek, "Artık milletin iradesi dışında hiçbir güce kurucu irade yaftası yakıştırılamaz. Türkiye, darbelerin tortularından arınmış, kendi öz iradesiyle yeni, çağdaş ve kuşatıcı bir toplum sözleşmesi yapacak kudrete sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.
Sadece anayasa değil, dört temel sütun
Yeni anayasa çalışmalarının kısır siyasi çekişmelerin ötesinde, ülkenin geleceğini inşa eden bir süreç olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, demokratikleşme paketinin sadece anayasa ile sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Kurtulmuş, Türkiye’nin siyasal sistemini güçlendirecek dört temel başlığı şu sözlerle sıraladı:
"Sadece anayasa değil; seçim yasası, Siyasi Partiler Yasası, meclis içtüzüğü ve siyasi etik yasası da demokratik bir devrim niteliğinde yeniden ele alınmalıdır. Bu metinler, bir ülkenin demokratik topografyasını belirleyen unsurlardır. Partizanlıktan uzak, Türkiye’nin geleceğine odaklanan bir mutabakatla bu değişimleri gerçekleştirmek zorundayız."
2026 ve 2027 hedefleri
Dünyanın bir savaş meydanına döndüğü ve bölgesel krizlerin derinleştiği bir dönemde, Türkiye’nin iç birliğini anayasal düzenle tahkim etmesinin önemine değinen Kurtulmuş, 2026 ve 2027 yıllarını işaret etti. Kurtulmuş, "İnanıyorum ki Türkiye, önümüzdeki süreçte küresel rekabet gücünü artıran ve milletin her kesimini kucaklayan yeni anayasasına kavuşacaktır. Meclis olarak bu sürece öncülük etmeye kararlıyız" diyerek sözlerini noktaladı.