Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’yi Basra Körfezi’nden Avrupa’ya uzanan devasa bir lojistik ağın merkezine yerleştirecek hızlı tren projesinde incelemelerde bulundu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı’nın sadece bölgesel bir ulaşım projesi olmadığını, Türkiye’nin uluslararası ticaret rotalarındaki konumunu güçlendirecek stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Tarsus’ta devam eden çalışmaları yerinde denetleyen Uraloğlu, projenin hem lojistik kapasiteyi artıracağını hem de şehir dokusuna değer katacağını açıkladı.
Şehir merkezinde yerin altına inen dev yatırım
Tarsus geçişindeki çalışmaları değerlendiren Bakan Uraloğlu, mevcut demir yolu hattının şehri ikiye bölen yapısını ortadan kaldırmak için radikal bir karar aldıklarını belirtti. Hattın 2 bin 400 metrelik kısmının tamamen yer altına alınacağını ifade eden Uraloğlu, bu sayede vatandaşların istasyona erişiminin kolaylaşacağını ve bölgede 100 bin metrekareye yakın yeni bir sosyal yaşam alanı oluşturulacağını duyurdu.
Mersin-Adana hattında geri sayım başladı
Mersin ile Adana arasındaki ulaşımı çok daha konforlu ve hızlı hale getirecek olan hatta sona yaklaşıldığını belirten Uraloğlu, çalışmaların yıl sonunda tamamlanacağını, önümüzdeki yılın ilk aylarında ise test sürüşlerinin ardından hattın hizmete gireceğini müjdeledi.
Basra’dan Avrupa’ya kesintisiz lojistik koridor
Projenin Türkiye’yi küresel bir lojistik üs haline getireceğini belirten Bakan Uraloğlu, hattın sadece yolcu taşımacılığıyla sınırlı kalmayacağını, Kalkınma Yolu Projesi ile entegre olacağını ifade etti. Irak’taki Fav Limanı’ndan gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını sağlayacak bu sistemde, Mersin Limanı kritik bir aktarma merkezi rolü üstlenecek.
Yolculuk süresi 6,5 saatten 2 saate iniyor
Saatte 200 kilometre hıza uygun olarak tasarlanan hat devreye girdiğinde, Mersin ile Gaziantep arasındaki 6,5 saatlik seyahat süresi 2 saat 15 dakikaya kadar düşecek. Proje tamamlandığında yıllık 3 milyon yolcu kapasitesine ulaşılması ve yaklaşık 37 milyon ton yükün demir yoluyla taşınması hedefleniyor.