COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya'da düzenlenen Bonn İklim Değişikliği Konferansı'nın ikinci gününde "COP31 Eylem Gündemi" kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye'nin vizyonunu "Geleceğin COP'u" yaklaşımıyla inşa ettiklerini belirten Bakan Kurum, diyalog, uzlaşı ve aksiyon değerleri üzerine kurulan vizyon çerçevesinde taahhütleri somut eylemlere ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmeyi amaçladıklerini vurguladı.
Konuşmasında Türkiye'nin kriz anlarındaki çözüm odaklı reflekslerine değinen Kurum, 6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından hayata geçirilen "Asrın İnşa Seferberliği"ni örnek gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü iradesiyle yürütülen çalışmalar kapsamında iki yıl gibi kısa bir sürede 455 bin konut inşa edilerek 11 ilin yeniden ayağa kaldırıldığını anımsatan Kurum, COP31 sürecinde de benzer şekilde çok katmanlı, hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma disiplini yürüteceklerini ifade etti.
Eylem gündeminin 10 öncelikli teması
Bakan Kurum, dünyanın en acil ihtiyaç alanlarına ve ülkelerin uygulamada karşılaştığı zorluklara odaklanarak belirlenen 10 öncelikli temayı şu şekilde sıraladı:
Sıfır Atık ve Metan Azaltımı: Döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek amacıyla atık yönetimi ve metan gazının azaltılması önceliklendirildi.
Temiz Enerji ve Elektrifikasyon: Herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji erişimi sağlamak adına çalışmalar yürütülecek.
Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilir Tarım: İklim krizinin doğrudan etkilediği gıda sistemlerinin dirençli hale getirilmesi amaçlanıyor.
Yeşil Sanayileşme: Üretim, ticaret ve istihdam süreçlerinin yeşil dönüşüme dahil edilmesi hedefleniyor.
Okyanuslar ve Denizler: Kıyı ile deniz ekosistemlerinin korunması ayrı bir başlık olarak ele alındı.
İklim Dostu Dirençli Şehirler: Günlük hayatın etkilendiği yaşam alanlarının güvenli hale getirilmesi öncelikli kılındı.
Gençlik Katılımı: Gençlerin sürecin sadece gelecekteki muhatabı değil, bugünün birer öznesi ve çözüm ortağı olması inancıyla bu başlık merkeze yerleştirildi.
Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri: İklim kaynaklı şokları önceden öngören ve hızla toparlanabilen sağlık altyapıları desteklenecek.
Sektörler Arası Ortak Eylemler: İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve arazi bozunumu arasında güçlü bir sinerji kurulacak.
Ulusal Katkı Beyanları (NDC) Desteği: Verilen taahhütlerin somut çıktılara dönüştürülmesi için ilave bir destek sistemi devreye alınacak.
Küresel ölçekte ilan edilen 6 uygulama hedefi
Bakan Murat Kurum, Antalya'da düzenlenecek olan COP31 zirvesine kadar geçecek süreçte uluslararası toplumu etrafında birleşmeye davet ettiği 6 küresel uygulama hedefini de detaylandırdı. İlk hedef olarak, karbonsuzlaşmanın anahtarı olan elektrifikasyon oranının küresel ölçekte 2035 yılına kadar yüzde 35 seviyesine ulaştırılması ilan edildi.
İkinci olarak, Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi küresel iklim politikalarında üst seviyeye taşınarak, 2035'e kadar insan kaynaklı atık üretimindeki artışın yarı yarıya azaltılması hedefleniyor. Üçüncü hedef doğrultusunda, şehirlerin iklim direnci için binalardaki enerji kullanım yoğunluğunun 2035'e kadar en az yüzde 25 azaltılması tarafların görüşüne sunulacak.
Dördüncü hedef sanayide yeşil dönüşümü kapsarken, imalat sektöründe döngüsel malzeme kullanım oranının 2035'e kadar en az yüzde 15'e çıkarılması öngörülüyor. Beşinci hedef olan toplumsal farkındalık kapsamında, iklim değişikliği konularının 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına dahil edilmesi ve 2035'e kadar toplum genelinde güçlü bir bilinç oluşturulması amaçlanıyor.
Son hedef olan "İklim Uygulama Köprüsü" ise yeni bir fon veya finansman mekanizması olmayıp, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim hedefleri ile ekonomik politikaları arasında uyum sağlayarak gerçek yatırımların sahaya daha etkili ulaşmasını kolaylaştıracak tamamlayıcı bir girişim olarak tanımlandı.