AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yazar Mine Kırıkkanat’ın eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kullandığı "kılıç artığı" ifadesine çok sert tepki gösterdi.
Bu söylemin sadece bir siyasetçiyi değil, doğrudan Alevi vatandaşları ve toplumsal huzuru hedef alan bir nefret söylemi olduğunu vurgulayan Çelik, "Canlarımıza dönük bu şekilde çirkin ifadeleri lanetliyor ve reddediyoruz. Bunu kendimize yapılmış sayıyoruz" dedi.
Nefret Söylemi ve Toplumsal Barış Vurgusu
Çelik, "kılıç artığı" ifadesinin tarihsel yüküne ve barındırdığı ayrımcılığa dikkat çekerek, bu tür söylemlerin ahlaki olarak mahkum edilmesi gerektiğini ifade etti. Siyasette eleştiri sınırlarının her zaman korunması gerektiğini ancak inançlar ve kimlikler üzerinden yürütülen bu tür saldırıların kabul edilemez olduğunu belirten Çelik, "Nefret söylemine karşı daha güçlü sesler çıkarılması lazım. Bu çirkin ifadeler doğrudan insanlığımıza saldırıdır" şeklinde konuştu.
"Kılıç Artığı" Terimi ve Tarihsel Kökeni
Literatürde "Bakıyye-i Süyuf" (kılıç artığı) olarak bilinen bu ifade, tarihsel olarak bir katliamdan, savaştan veya sürgünden sağ kurtulan toplulukları aşağılamak amacıyla kullanılan ağır bir nefret söylemi olarak kabul edilmektedir.
Özellikle Türkiye tarihinde azınlık gruplara ve Alevi inancına sahip bireylere yönelik "yok edilmek istenen ama hayatta kalan" imasıyla kullanılan bu tabir, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında yer alan "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçuyla ilişkilendirilmektedir.
2026 yılında dahi bu tür ifadelerin siyasi tartışmalara alet edilmesi, hukukçular ve sosyologlar tarafından toplumsal barışa vurulan en büyük darbelerden biri olarak nitelendirilmektedir.