ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yürütülen müzakerelerde somut bir aşamaya gelindiğini belirterek, önümüzdeki saatlerin küresel güvenlik açısından kritik bir dönüm noktası olabileceğine işaret etti.
Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de mevkidaşı Subrahmanyam Jaishankar ile bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gündemdeki sıcak başlıkları değerlendirdi. İran ile devam eden diplomatik süreç hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulunan Rubio, Washington'ın temel hedefinin İran'ın nükleer kapasitesini tamamen etkisiz hale getirmek olduğunu yineledi.
Diplomaside İlerleme Sinyali
Müzakere süreçlerinde önemli bir mesafe katettiklerini ifade eden Rubio, "Önümüzdeki birkaç saat içinde dünya kamuoyunun memnuniyetle karşılayacağı bazı gelişmeler yaşanabilir. Ancak bu henüz nihai bir sonuç değil, sürecin bir parçası" ifadelerini kullandı. Son 48 saatte Körfez bölgesindeki müttefiklerle birlikte bir çerçeve plan üzerinde çalıştıklarını belirten Bakan, bu taslağın hayata geçmesi durumunda Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin sağlanacağını ve nükleer silah hedeflerinin kilit unsurlarının bertaraf edileceğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı ve Uluslararası Hukuk
Hürmüz Boğazı'nın statüsüne özel bir parantez açan Rubio, bölgenin uluslararası bir su yolu olduğunu ve İran'ın buradaki ticari gemileri tehdit etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Rubio, "Bu su yolunu rehin almak, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Statükonun bu şekilde normalleşmesine izin vermeyeceğiz" diyerek ABD'nin kararlılığını dile getirdi. Diplomatik çözümün öncelikli olduğunu belirten Bakan, sorunun barışçıl yollarla çözülmesini tercih ettiğini, ancak her türlü senaryoya hazırlıklı olduklarının altını çizdi.
Operasyonel Hedeflere Ulaşıldı
İran'a yönelik askeri operasyonların zamanlaması ve etkilerine ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Rubio, "Destansı Öfke Operasyonu" kapsamında belirlenen tüm hedeflere ulaşıldığını savundu. İran'ın donanma kapasitesinin zayıflatıldığını, balistik füze altyapısının ciddi oranda darbe aldığını ve savunma sanayii tesislerinin işlevsiz hale getirildiğini belirten Rubio, İran'ı "terörü destekleyen en büyük aktör" olarak tanımladı.
Rubio, konuşmasını İran'ın sivil gemileri alıkoyması ve uluslararası sulara mayın döşemesi gibi eylemlerinin, ülkenin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolünü kanıtladığını söyleyerek noktaladı.