Polonya ve Belarus sınırında gerçekleştirilen kapsamlı bir tutuklu takası, iki yıldır süren yoğun diplomatik trafiğin ardından sonuçlandı; aralarında gazeteci Andrzej Poczobut’un da bulunduğu 10 kişi serbest bırakıldı.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, uzun süredir Belarus hapishanelerinde tutulan Polonyalı gazeteci Andrzej Poczobut’un serbest bırakıldığını sosyal medya hesabından duyurdu. Tusk, "Andrzej Poczobut serbest! Evine hoş geldin dostum" sözleriyle sevincini paylaşırken, bu gelişmenin iki yıllık zorlu bir diplomatik sürecin finali olduğunu vurguladı. Mart 2021’de tutuklanan ve 2023 yılında Belarus devletine karşı faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla 8 yıl hapis cezasına çarptırılan Poczobut’un kurtarılması, Polonya hükümeti için önemli bir başarı olarak nitelendiriliyor.
Bialowieza-Piererow sınır kapısında gerçekleşen operasyonda, Belarus ve Polonya tarafları beşer mahkumu karşılıklı olarak teslim etti. Belarus Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) ile Polonya Dış İstihbarat Teşkilatı arasındaki koordinasyonla yürütülen süreçte, casusluk suçlamasıyla hüküm giyen isimler takas edildi.
Moldova ve Rusya cephesinde hareketlilik
Takas süreci sadece Polonya ve Belarus ile sınırlı kalmadı. Moldova Devlet Başkanı Maia Sandu, ABD’nin arabuluculuğu sayesinde Rusya’nın elinde bulunan iki Moldova vatandaşının serbest bırakıldığını açıkladı. Sandu, bu diplomatik başarının ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ve bölgedeki ortaklarının desteğiyle mümkün olduğunu belirtti.
Öte yandan Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Polonya’nın iki Rus vatandaşını serbest bıraktığını doğruladı. Bu kişiler arasında, Ukrayna’nın Kırım’da izinsiz kazı yaptığı ve tarihi eserleri yağmaladığı iddiasıyla aradığı, Hermitage Müzesi arkeoloji bölümü başkanı Alexander Butyagin de yer alıyor.
ABD’den diplomatik zafer vurgusu
Operasyonun perde arkasına ilişkin açıklamalarda bulunan ABD’nin Belarus Özel Temsilcisi John Coale, toplamda üç Polonyalı ve iki Moldova vatandaşının özgürlüğüne kavuşmasına katkı sağladıklarını belirtti. Coale, Belarus Devlet Başkanı Lukaşenko ile kurulan yapıcı diyaloğun önemine değinerek, Trump yönetiminin müttefikleriyle birlikte yürüttüğü bu diplomatik girişimin, bölgedeki gerilimi azaltma noktasında kritik bir adım olduğunu ifade etti.