Yeni Birlik Gazetesi Politika Tarihi gerçekler çarpıtılıyor: Trabzon'dan Yunanistan'ın 'Pontus' yalanlarına sert yanıt

Tarihi gerçekler çarpıtılıyor: Trabzon'dan Yunanistan'ın 'Pontus' yalanlarına sert yanıt

Uzmanlar, dönemin gerçek mağdurunun Müslüman Türk halkı olduğunu vurgulayarak, Yunanistan'ın tarihi propaganda malzemesi haline getirdiğine dikkat çekti. Yunanistan’ın 19 Mayıs tarihini, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını hedef alarak "Pontus soykırımının başlangıcı" şeklinde lanse etme çabası, akademik çevrelerde büyük rahatsızlık yarattı.

Yunanistan'ın 19 Mayıs üzerinden kurguladığı asılsız "Pontus soykırımı" iddialarına Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden (KTÜ) akademisyenler tepki gösterdi. Uzmanlar, dönemin gerçek mağdurunun Müslüman Türk halkı olduğunu vurgulayarak, Yunanistan'ın tarihi propaganda malzemesi haline getirdiğine dikkat çekti.

Yunanistan’ın 19 Mayıs tarihini, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını hedef alarak "Pontus soykırımının başlangıcı" şeklinde lanse etme çabası, akademik çevrelerde büyük rahatsızlık yarattı. KTÜ Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü ve Uluslararası İlişkiler Bölümü uzmanları, bu söylemlerin hiçbir bilimsel ve tarihsel dayanağının bulunmadığını, tamamen siyasi bir kurgudan ibaret olduğunu belirtti.

Tarihsel propaganda ve siyasi kurgu

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan KTÜ Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yüksel Küçüker, Yunanistan’ın 1994 yılından bu yana bu konuyu sistematik bir propaganda aracına dönüştürdüğünü ifade etti. Küçüker, Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında bu söylemlerin Yunanistan nezdinde daha agresif bir hal aldığına işaret ederek, "Tarihsel belgeler ışığında bakıldığında, Türkiye’nin zan altında bırakılabilecek hiçbir eylemi yoktur. Ancak biz bu konuda savunma pozisyonunda kalıyoruz. Artık tezlerimizi daha güçlü ve farklı bir dille dünyaya anlatmalıyız" dedi.

Asıl mağdur Müslüman Türkler

KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Köse ise "Pontus" kavramının tarihsel süreçte coğrafi bir terimken, 1919 sonrası nasıl siyasi bir silaha dönüştürüldüğünü açıkladı. O dönemde bölgedeki İngiliz desteğini hatırlatan Prof. Dr. Köse, şu ifadeleri kullandı:

"Savaş koşullarında yaşanan çatışmalarda asıl ağır kayıpları Müslüman Türk halkı vermiştir. Pontus çeteleri, İngiliz donanması ve kontrol subaylarının desteğiyle bölgede büyük bir yıkıma sebep olmuştur. Eğer bir katliamdan bahsedilecekse, bu Türk halkına karşı işlenen suçlardır. Biz arşivlerimizi açarak gerçekleri raporluyoruz; saklayacak hiçbir şeyimiz yok."

Akademisyenler, üniversite bünyesinde hazırlanan bilimsel çalışmaların Dışişleri Bakanlığı ile paylaşıldığını belirterek, Türkiye’nin tarihsel gerçekleri savunma noktasında daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğinin altını çizdi.