Yeni Birlik Gazetesi
Ankara
00:00:00
İkindi vaktine kalan
İstanbul
00:00:00
İkindi vaktine kalan
Yeni Birlik Gazetesi Ramazan Ramazan’da Fidye Kimlere Farz? Maddi Gücü Olmayan Ne Yapacak?

Ramazan’da Fidye Kimlere Farz? Maddi Gücü Olmayan Ne Yapacak?

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç ve fidye hükümleri yeniden gündeme geldi. Özellikle “Fidye nedir?”, “Kimler fidye vermekle yükümlü?” ve “Fidye verme gücü olmayanlar ne yapmalı?” soruları en çok araştırılan başlıklar arasında yer aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim’de yer alan hükümler doğrultusunda konuya ilişkin merak edilen detaylara açıklık getirdi.

Fidye, sözlük anlamıyla bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel olarak ifade ediliyor. Dinî bir terim olarak ise oruç ibadetinin eda veya kaza imkânının kalmaması durumunda ya da hac ibadeti sırasında yapılan bazı eksikliklerin telafisi için verilen maddi karşılığı kapsıyor.

Kur’an-ı Kerim’de, “Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder.” (Bakara, 2/184) hükmü yer alıyor. Buna göre, ihtiyarlık veya iyileşme ümidi olmayan bir hastalık nedeniyle oruç tutamayan ve ilerleyen dönemde bu oruçları kaza etme imkânı bulunmayan kişiler, tutamadıkları her gün için bir fidye ödemekle yükümlü oluyor.

Mezheplere Göre Fidye Uygulaması

Şâfiî mezhebine göre, Ramazan ayında tutulamayan oruçlar mazeretsiz şekilde bir sonraki Ramazan’a kadar kaza edilmezse, kaza borcuna ek olarak fidye ödeme yükümlülüğü doğuyor.

Ayrıca Şâfiî mezhebinde hamile ve emzikli kadınlara ilişkin özel bir hüküm de bulunuyor. Çocuğun sağlığı konusunda endişe ederek oruç tutamayan annelerin hem kaza hem de fidye vermeleri gerekiyor. Ancak anne kendi sağlığı için endişe ediyorsa yalnızca kaza yeterli kabul ediliyor.

Hac ve umre ibadetleri sırasında meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırımlar da fidye kapsamında değerlendiriliyor.

Fidye Miktarı Ne Kadar?

Bir fidye, bir fakiri bir gün doyuracak miktardaki yiyecek veya bunun parasal karşılığı olarak tanımlanıyor. Bu tutar, sadaka-i fıtır ile aynı miktarı ifade ediyor. Belirlenen miktar asgari sınırı gösteriyor; imkânı olanların daha fazla vermesi ise tavsiye ediliyor.

Fidye Verme Gücü Olmayanlar Ne Yapmalı?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıklamasına göre, senenin hiçbir döneminde oruç tutamayacak derecede yaşlı olan (pîr-i fâni) kimseler ile iyileşme umudu bulunmayan hastalar, Ramazan’ın her günü için bir fidye vermekle yükümlü.

Ancak fidye verecek maddi gücü bulunmayan kişiler fidyeden sorumlu tutulmuyor. Bununla birlikte, mazeretsiz olarak oruç tutmayan kişiler uhrevî sorumluluk taşımaya devam ediyor. Bu durumda olanların yapabileceği en önemli şeyin Allah’tan bağışlanma dilemek olduğu ifade ediliyor.

Ramazan ayında ibadetlerle ilgili merak edilen konular artarken, fidye ve oruç hükümleri konusunda resmi kaynaklardan yapılan açıklamalar vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor.