İslam fıkhına göre orucu bozan temel unsur, vücuda dışarıdan besleyici ya da tedavi edici bir maddenin girmesidir. Yeme, içme veya ilaç alımı gibi durumlar bu kapsama girer. Hacamat işleminde ise vücuda herhangi bir madde girişi söz konusu değildir. Aksine, vücuttan kan çıkarılması söz konusudur.
Bu nedenle kan vermek ya da hacamat yaptırmak, fıkhi açıdan orucu bozan fiiller arasında değerlendirilmez. Diyanet İşleri Başkanlığı da yaptığı açıklamalarda hacamatın tek başına orucu bozmayacağını ifade etmektedir. Güncel uygulamada da bu görüş esas alınmaktadır.
Hacamat Yaptırmak Mekruh sayılır mı?
Her ne kadar orucu bozmadığı yönünde görüş birliği bulunsa da önemli bir ayrıntı bulunuyor. Eğer hacamat yaptıran kişi işlem sonrası ciddi bir halsizlik yaşar ve bu durum orucunu tamamlamasına engel olursa, bu durum mekruh olarak değerlendirilir.
Fıkıhta “mekruh”, hoş karşılanmayan fakat haram olmayan davranış anlamına gelir. Buradaki temel hassasiyet, orucun sıhhatinden ziyade kişinin sağlığının korunmasıdır. Uzmanlar, özellikle bünyesi zayıf olan kişilerin hacamat işlemini iftar sonrasına bırakmasının daha uygun olacağını belirtiyor.
Hadislerdeki “Orucu Bozulur” Rivayeti Ne Anlama Geliyor?
Hacamat konusundaki kafa karışıklığının temelinde iki farklı hadis rivayeti yer alıyor. Bunlardan biri, “Hacamat yapanın da yaptıranın da orucu bozulur” şeklinde aktarılan rivayettir. Bu hadis, erken dönem kaynaklarında yer almakta ve bazı alimler tarafından tedbir amaçlı bir uyarı olarak yorumlanmaktadır.
Bu yoruma göre, hacamatın kişiyi güçsüz bırakma ihtimali göz önünde bulundurularak orucun riske girmemesi için böyle bir ifade kullanılmıştır. Yani burada asıl mesele, ibadetin korunmasıdır.
Buhari’de Geçen Ruhsat Rivayeti
Diğer önemli rivayet ise Sahih-i Buhari’de yer almaktadır. Sahabeden İbn Abbas’ın (r.a.) aktardığına göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hem ihramlıyken hem de oruçluyken hacamat yaptırmıştır. Bu rivayet, fıkıh alimleri tarafından ruhsat yani izin niteliğinde kabul edilmiştir.
Alimler, iki rivayeti birlikte değerlendirerek son hükmün hacamatın orucu bozmadığı yönünde olduğuna kanaat getirmiştir. İlk rivayet tedbir anlamı taşırken, ikinci rivayet uygulamada geçerli olan hükmü ortaya koymaktadır.
Diyanet’in Görüşü Ne Diyor?
Diyanet İşleri Başkanlığı, hacamat yaptırmanın orucu bozmadığını açıkça belirtmektedir. Kurumun fetvalarında, vücuda dışarıdan herhangi bir maddenin girmemesi nedeniyle bu işlemin orucu geçersiz kılmayacağı ifade edilir.
Ancak kişinin sağlığını riske atacak ölçüde bir güç kaybı yaşaması halinde işlemin ertelenmesi tavsiye edilir. Bu yaklaşım, hem ibadetin korunmasını hem de insan sağlığının gözetilmesini esas alır.