GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER
ABD ve İran arasında devam eden gerginlik, müzakereler ile sonlandırılmaya çalışılsa da ABD’nin savaş gemilerini bölgeye yönlendirmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik her ne kadar çözüm yollu olduğunu öne sürse de tehdit dili kullanması, İran ve ABD arasında olası bir savaş durumunun kaçınılmaz olduğunu gösteriyordu.
ABD VE İSRAİL’DEN İRAN’A ORTAK SALDIRI
Aylardır, ABD ve İran arasında olası savaş senaryoları devam ederken; ABD-İsrail, İran'a yönelik saldırı gerçekleşirdi. Saldırılarla birlikte başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Kum ve Kerec gibi kritik şehirler hedef alındı.
İRAN’DAN GENİŞ ÇAPLI MİSİLLEME
İran ise saldırılara karşılık İsrail'e onlarca balistik füze yolladı. İran, daha önce de olası bir saldırı durumunda defalarca dile getirdiği şekilde, ABD üslerinin yer aldığı Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Katar’ın Başkenti Doha, Bahreyn, Kuveyt’e saldırı gerçekleştirdi ve ülkelerden patlama sesleri duyuldu.
SUUDİ ARABİSTAN’DAN İRAN’A UYARI
İran’ın gerçekleştirdiği saldırının ardından ise Suudi Arabistan, “Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar ve Ürdün'ün egemenliğine yönelik İran saldırganlığını ve açık ihlalini kınıyor ve reddediyoruz. Vahim sonuçları olacağı konusunda uyarıyoruz.” açıklamasında bulundu.
RUSYA’DAN İRAN SALDIRISINA İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İşgalci İsrail’in, İran’a yönelik saldırısına ilişkin sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, “Barış gücü yine iş başında. İran'la yapılan görüşmeler sadece bir kılıftı. Bunu herkes biliyordu. Peki şimdi düşmanın acı sonunu beklemeye kim daha sabırlı? ABD sadece 249 yaşında. Pers İmparatorluğu 2500 yıldan fazla önce kuruldu. Bakalım 100 yıl sonra neler olacak…” ifadelerine yer verdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise özellikle endişe verici olan durumun; ABD'nin son aylarda dünya düzeninin uluslararası temellerine indirdiği istikrarsızlaştırıcı darbeliğin sert niteliği olduğuna dikkat çekip, durumun derhal diplomatik çözüm yoluna geri döndürülmesini talep ettiklerini aktardı.
NATO: BÖLGEDEKİ GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) tarafından yapılan açıklamada bölgedeki gelişmelerin yakın takip edildiği dünya kamuoyu ile paylaşıldı.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: TÜRKİYE ARABULUCUK KONUSUNDA GEREKLİ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRDIR
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da uluslararası hukuka aykırı ve masum sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemden derin kaygı duyulduğunu, şiddetin tırmanmasına neden olabilecek kışkırtmaların kınandığı belirtilerek, “Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye davet ediyoruz. Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Türkiye, arabuluculuk konusunda gerekli desteği vermeye hazırdır.” ifadelerine yer verildi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: DOST VE KARDEŞ İRAN HALKININ HUZURUNA KASTEDEN SABAHKİ SALDIRILARI ESEFLE KARŞILIYORUZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırı hakkında, “İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etmenin yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.” dedi.
ABD İSRAİL İRAN HATTINDA SON DURUM
Peki, ABD-İsrail-İran arasında gerçekleşen saldırılarda son durum ne, Tarafların karşılıklı hamleleri ne olacak, İran halkına özgürlüğün vakti yaklaştığını ve yönetimi devralmalarına ilişkin seslenen ABD Başkanı Donald Trump neyi amaçlıyor, İran yaşanan gelişmelerden sonra müzakere masasına tekrardan oturacak mı, Bölgede geniş bir çaplı bir savaş ihtimali nedir? İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.

İRAN’IN STRATEJİK NOKTALARINA SALDIRI GİRİŞİMİ
Şu an için saldırılarda her şey öncesinde bir simülasyon yapılsa, ne beklenirse o şekilde ilerlemenin gerçekleştiğini aktaran Doç. Dr. Serhan Afacan, “Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran'ın stratejik noktalarını hedef alıyor. Ülkenin birçok yerinde, Tahran'da, Tebriz'de, Isfahan'da, Basra Körfezi üzerinde, Bender Abbas, Çağbahar Limanı gibi bölgelerde İran stratejik zaafı uğratmaya çalışıyor. Aynı zamanda çok fazla bu konuda spekülasyon olsa da bir takım üst düzey İran yetkilileri, Haziran'da olduğu gibi öldürmeye, suikasta ortadan kaldırmaya çalışıyor. Dolayısıyla bu işin kısmı beklenen bir şey açıkçası.” ifadelerini kullandı.
“ABD’Yİ BÖLGEDE HEDEF ALIYOR”
Doç. Dr. Afacan, diğer taraftan İran’ın ise uzun süredir mesajını verdiği şeyi yaptığını ve Amerika'yı bölgede hedef aldığını belirterek şunları kaydetti, “Hemen hemen bölgede İran'ın vurmadığı, Amerikan üssü ya da Amerikan üssü bulunan vurmadığı ülke kalmadı diyelim. O ülkeleri doğrudan hedef almadığını tabii ki İran söylüyor. Amerika'nın varlığını hedef aldığını söylüyor. Ancak Bahreyn'den Birleşik Arap Emirlikleri’ne kadar, Katar'dan Kuveyt'e kadar, Suudi Arabistan'a kadar, Ürdün'e kadar hatta Erbil'de Amerikan konsolosluğuna kadar her yerde hedef aldı. Bunların bir kısmında başarılı oldu, bir kısmında başarılı olamadı. Hatta Suudi Arabistan açıklama yaptı kısa süre önce ve bu ülkelere yapılan İran saldırılarını kınadı. Ve bütün uluslararası toplum tarafından kınanması gerektiğini söyledi ve İran'ı bir an evvel bunları durdurmaya çağırdı. Dolayısıyla İran ABD'yi hedef alıyor.”
“İSRAİL’İN FÜZE SALDIRILARININ BELLİ BÖLÜMÜNÜ DURDURDUĞUNA DÖNÜK GÖRÜNTÜLER GELSE DE…”
Doç. Dr. Afacan, İran’ın bir taraftan da doğrudan İsrail'i hedef almaya devam ettiğini, İsrail'in füze saldırılarının belli bölümünü durdurduğuna dönük görüntüler gelse de belli füzelerin de hedefini vurduğunun anlaşıldığını da sözlerine ekledi.
YAPILANLAR VE HAMLELER ARASI UYUM
Tarafların karşılıklı hamleleri üzerine yorumlamalarda bulunan Doç. Dr. Afacan, “Şu an ne yaptıklarıyla, hamlelerinin ne olacağı arasında büyük bir uyum var. Tabi İran elindeki enstrümanlar, araçlar açısından çok daha kapasitesi sınırlı bir yerde duruyor. Büyük oranda füzelerini kullanarak yanıt vermeye çalışıyor.” dedi.
“İRAN’I YIPRATMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in çok güçlü hem füzeleri hem de bilindiği gibi hava kuvvetleri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Afacan, sözlerine şu satırları ekledi, “Bununla İran'ı yıpratmaya çalışıyorlar. Ancak Amerika, İran'ın stratejik hedeflerini, Amerika ve İsrail, İran'ın stratejik noktalarını hedef aldığını söylese de şimdiye kadar gelen haberler, İran'da çok sayıda sivil de hayatını kaybetti. Hatta bir okuldaki bu okulun da tabi işliyor, çalışıyor olması başlı başına bir problem. Ne yazık ki çocukların öldüğüne dönük bize haberler gelmiş oldu, her yerde çıktı bu haberler.”
“TEMEL HAMLE ABD VE İSRAİL’E MALİYET ÖDETMEK”
İran’ın elindeki barış füzelerini çok dikkatli, yerinde kullanarak yanıt vermeye devam edeceğini dile getiren Doç. Dr. Afacan, “Dolayısıyla İran'ın şu an temel hamlesi ABD'ye ve İsrail'e maliyet ödetmek olacak. Yani bu saldırıyı sürdürmenin, daha geniş çaplı bir saldırıya girişmenin maliyetli olduğunu göstermeye çalışacak diyebiliriz.” diye konuştu.
TRUMP’IN İRAN’DAKİ AMACI
Doç. Dr. Afacan, Trump'ın amacının belli olduğuna dikkat çekip, şunları kaydetti, “Aynı hitabı, İranlılara seslenmeyi Netanyahu da yaptı. Bilindiği gibi, rejimden insanları kurtarmaktan, İran'ı özgürleştirmekten bahsetti. Haziranda da bu konu çok tartışılmıştı. Şimdi de doğal olarak tartışılıyor. Her iki devletin de şöyle bir yaklaşımının olduğu anlaşılıyor ‘İran'a çok büyük zarar verirsek, zaten bir toplumsal hoşnutsuzluk var. 28 Aralık'ta başlayıp üç hafta kadar devam eden protestolarda ortaya çıkan bir dram durumu, birikmiş bir öfke var. İnsanlar sokağa dökülürler ve ‘işin kalan kısmını bunlar hallederler’ gibi bir kabulü var. Dolayısıyla Trump bunu yaparak hem kendi iç kamuoyuna ‘Bakın ben İranlıların yanındayım. ‘Katil, terörist’ bir rejime karşı masum bir halkı kurtarmak için buna girişiyorum.’ mesajı vermeye çalışıyor. Diğer taraftan da İran'da istikrarsızlığı hâkim hale getirerek, var olan siyasal sistemin ülke yönetmesini olabildiğince güçleştirmeye çalışıyor.”
“HİÇBİR SAVAŞ İLA NİHAİ DEVAM ETMİYOR”
Müzakere masasına tekrar dönülmesi konusunun önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Afacan, “Çünkü hiçbir savaş, hiçbir müzakere ila nihai devam etmiyor. Zaten ABD ile İran arasında bir buçuk ay öncesinde bir çatışma durumundan bahsedildiğinde ifade etmiştim ‘bir çatışma olmayacak taraflar müzakere masasına oturacak’ diye. Nitekim 6 Şubat'ta müzakere masasına oturdular. Bir Umman’da, iki İsviçre'de olmak üzere üç turda görüşme yaptılar. Ancak sürecin nasıl ilerleyeceği kuşkusuz müzakere masasındaki gelişmelere göre şekillenecekti. Şimdi aynı şeyi tersinden söylemek mümkün.” ifadelerine yer verdi.
“MÜZAKERE SÜRECİNE DÖNÜLÜP DÖNÜLMEYECEĞİ SAHADA YAŞANANLARLA İLGİLİ OLACAK”
Doç. Dr. Afacan, sürecin nasıl ilerleyeceği, müzakere sürecine dönülüp dönülmeyeceğinin, meydanda, sahada yaşananlarla ilgili olacağını söyleyip, şunları dile getirdi, “Şu ana kadar en azından bugün için konuşursak, bugünün raporunu tutmak gerekirse, cumartesi günü itibariyle tarafların her ne kadar ciddi ne yazık ki özellikle İran'da sivil can kayıpları olsa da tarafların belli oranda ölçülü davrandığı çok kapsamlı bir savaşı tetiklememeye şu an için tekrar söylüyorum çalıştığı görülüyor. Açık konuşmak gerekirse, bu iş böyle devam ederse, ben bir noktada bunun noktalanmasını ya bölgesel inisiyatifle ya da başka şekilde işin tekrar müzakere noktasına evrilmesini mümkün görenlerdenim.”
“TRUMP’IN AÇIKLAMALARINI GÖRMEK LAZIM”
Doç. Dr. Afacan, ABD başkanı Trump'ın bugün açıklama yapacağının söylendiğini onu da görmek gerektiğini vurgulayıp, “Ama yani müzakere ile çatışma arasında birbirini etkileyen karşılıklı bir ilişkinin olduğunu daha önceki örneklerden de biz gördük.” ifadesini kullandı.
“BÖLGENİN SAVAŞI KALDIRAMAYACAK OLMASI…”
Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaş durumunda olunmadığını, bölgenin bunu kaldırabileceğini düşünmediğini dile getiren Doç. Dr. Afacan, sözlerini şu şekilde devam ettirdi, “Elbette bölgenin kaldıramayacak olması, bunun olmayacağı anlamına gelmiyor ama şu anki gidişata baktığınızda bakalım mesela az önce de ifade etmeye çalıştım, İran'ın misillemelerine ya da İran'ın karşı saldırılarına baktığımızda bölgeyi biraz daha hedef aldığını görüyoruz. Daha doğrusu ABD'yi bölgede hedef aldığını görüyoruz.”
“İRAN’IN ELİ BU KADAR ÜSTTEN AÇMASI…”
İran’ın mesajının, kuşkusuz ABD ve ABD ile ittifak ilişkisinde olan bir takım bölge devletlerine bunun maliyetli bir süreç olacağını göstermek olduğunu söyleyen Doç. Dr. Afacan, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Ama bunun bölgesel bir savaşa evrilme riski olduğunu, tarafların şu an itibariyle böyle bir arayışta olduğunu da düşünmüyorum. İran'ın eli bu kadar üstten açması da bence bir maliyete ilişkin, ABD'ye güçlü bir mesaj verme kaygısını taşıyor gibi geliyor bana.”