Yeni Birlik Gazetesi Röportaj ABD-İsrail arasında İran çatlağı

ABD-İsrail arasında İran çatlağı

ABD-İsrail arasında İran ile yapılması planlanan barış antlaşması dolayısıyla kopukluk olup olmama durumunu değerlendiren DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman, “Bugünkü tablo, ABD-İsrail ilişkilerinin koptuğunu değil; Trump ile Netanyahu'nun savaşın nasıl bitirileceği konusunda farklı düşündüğünü gösteriyor. Çünkü zafer Trump için farklı, Netanyahu için farklı içerik ve şekilde ortaya çıkabilir. Trump’ın istediği zafer Netanyahu’yu için yeterli değil ama Netanyahu’nun istediği zafer uzun süreli savaş ve muğlak sonuçları nedeniyle Trump’ın siyasi varlığını zorlar.” dedi.

RÖPORTAJ: Gökhan Erek

GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, İran ile 28 Şubat 2026 tarihinden bu yana devam eden savaşı bitirmesi planlanan “Lübnan dahil tüm cephelerde askerî operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesi" anlaşma kararına yönelik açıklamasının ardından; gözler işgalci İsrail’den gelen tepkilere çevrildi.

BEN GİVİR’DEN ANLAŞMANIN BAĞLAYICILIĞINA DAİR ÇIKIŞ

Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ABD ve İran'ın vardığı anlaşmanın kendilerini bağlayıcı olmadığını söyledi.

KATZ’DAN LÜBNAN SURİYE VE GAZZE AÇIKLAMASI

Savunma Bakanı Israel Katz ise yaptığı açıklamada soykırımcı Netanyahu ile kendisinin sınırı ve İsrailli yerleşim yerlerini korumak amacıyla İsrail ordusunun Lübnan, Suriye ve Gazze'deki güvenlik bölgelerinde süresiz olarak kalacağını öngören net bir politika izlediklerini ve bu durumu Trump’a ilettiklerini de aktardı.

İŞGALCİ İSRAİL’İN ABD-İRAN BARIŞ ANLAŞMASINA VERDİĞİ TEPKİLER

Peki İşgalci İsrail'in ABD-İran arasında yapılması planlanan barış antlaşması ile ilgili yaptığı açıklamalar ne anlama geliyor, İşgalci İsrail'in anlaşmayı tanımaması hangi durumlara sebep olacak, İşgalci İsrail ve ABD arasında kopukluk mu söz konusu yoksa danışıklı dövüş mü var, ABD-İran antlaşmasının hayata geçmesini zorlaştıran hususlar neler? Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, Yeni Birlik Gazetesi’ne yorumladı. 

DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman

“GELECEKTEKİ ABD-İSRAİL İLİŞKİLERİ İÇİN DE ÖNEMLİ”

Ben-Gvir'in "Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz" açıklamasının, İsrail'in ABD-İran mutabakatına hukuki ve siyasi olarak taraf olmadığını ilan etmesi olduğunu aktaran Dr. Tolga Sakman, “İsrail yönetimi, ulusal güvenlik konularında son kararın kendisine ait olduğunu ve Washington'un yaptığı anlaşmaların otomatik olarak İsrail'i bağlamayacağını söylüyor. Bu sadece bugünü değil gelecekteki ABD-İsrail ilişkileri için de önemli. Çünkü İsrail ABD’nin sömürgesi değildir gibi çıkışlar ile köklü ve sonsuz iş birliğinde İsrail’in güç gösterisi yaptığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı. 

İRAN ANTLAŞMASININ HAYATA GEÇMESİNİ ENGELLEYEN HUSUSLAR

Dr. Sakman, İsrail açısından İran ve Hizbullah'a karşı yürütülen operasyonların durdurulmasının, savaşın henüz stratejik hedeflerine ulaşmadan sona ermesi anlamına gelebileceğini belirterek, şunları kaydetti, “Özellikle aşırı sağcı koalisyon ortakları Hizbullah'ın tamamen etkisizleştirilmesini, Güney Lübnan'daki İsrail askeri varlığının sürmesini ve İran'ın bölgesel nüfuzunun kırılmasını özellikle istemektedir. Bu nedenle anlaşmaya mesafeli davranıyorlar. Bu bölgelerdeki varlık İran anlaşmasının hayata geçmesini de engelliyor. Bu anlaşmayı durdurmak mümkün olmadığında Savunma Bakanı Katz'ın mesajı mesajında olduğu gibi ‘ABD ile İran anlaşabilir; ancak İsrail kendi güvenlik doktrinini değiştirmeyecek.’ algısını oluşturuyorlar.”

“EĞER İSRAİL OPERASYONLARINI SÜRDÜRÜRSE…” 

İran tarafının, İsrail'in Lübnan'da kalmaya devam etmesini anlaşmanın ihlali olarak değerlendirebileceğine dikkat çeken Dr. Sakman, “İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin açıklamaları da bu yönde. Eğer İsrail operasyonlarını sürdürürse Tahran, ABD'nin verdiği garantilerin uygulanmadığını iddia edebilir. Böylece İran anlaşmadan çekilebilir, anlaşma dahilindeki tüm maddelerde de kriz yaşanmaya devam eder (mesela Hürmüz tekrar kapanır) ve ABD-İran savaşı yeniden tırmanabilir.”

WASHİNGTON-TEL AVİV HATTINI GERECEK DURUMLAR

Dr. Sakman, diğer bir senaryoda ise ABD’nin bu konuda İsrail ile ayrıştığını net şekilde dile getirebileceğini vurgulayıp, “İran ABD ile müzakere devam ederken İsrail ile savaş halinin devamına karar verir ve doğrudan İsrail’i hedef almaya devam eder. Bu senaryo Washington-Tel Aviv hattını oldukça gerer. İki ülke arasında siyasi bir kriz çıkabilir ve İsrail’de siyaset hükümet ve muhalefet birlikte ABD ittifakını tartışmaya başlar. Sonunda da İran ile İsrail’in kendi normalleşme sürecinin yaşanması beklenir.” şeklinde konuştu. 

“TAM BİR KOPUKLUK VEYA DANIŞIKLI DÖVÜŞ YOK”

ABD’den İran ile ilgili çıkan kararlara, işgalci İsrail’in ise verdiği tepkileri değerlendiren Dr. Sakman, mevcut veriler ışığında ABD ile işgalci İsrail arasında tam bir kopukluk veya danışıklı dövüş olmadığının altını çizerek, şunları söyledi, “İran savaşının çıkmasında ABD’nin öncelikli güvenlik tehdidi olarak gördüğü hiçbir şey yoktu, bunlar hepsini İsrail kışkırtması ve Trump güvenlik ekibinin dayatmasıyla başladı. Savaş süresince de ABD’nin yanında olmak İsrail ile birlikte olmak gibi görüneceğinden birçok aktör Trump’a destek vermedi. ABD yönetimi bunu fark etti ancak savaşı bitirmeye niyet ettiğinde de İsrail’in oyunları ile karşılaştı.

“ABD BUGÜN SAVAŞI BİTİRMEK İÇİN…”

Dr. Sakman, ABD’nin bugün savaşı bitirmek için İsrail ile hareket etmiyor olması gerektiğini belirterek, “Bu hem dışarıdan görüntü vermek açısından önemli hem de ABD yönetiminin ayağına bir şey takılmaması için gerekli.”

TRUMP İLE SOYKIRIMCI NETaNYAHU ARASINDAKİ GÖRÜŞ FARKLILIKLARININ SEBEPLERİ

Bugünkü tablonun, ABD-İsrail ilişkilerinin koptuğunu değil; Trump ile Netanyahu'nun savaşın nasıl bitirileceği konusunda farklı düşündüğünü gösterdiğini dile getiren Dr. Sakman, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Çünkü zafer Trump için farklı, Netanyahu için farklı içerik ve şekilde ortaya çıkabilir. Trump’ın istediği zafer Netanyahu’yu için yeterli değil ama Netanyahu’nun istediği zafer uzun süreli savaş ve muğlak sonuçları nedeniyle Trump’ın siyasi varlığını zorlar.”