GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER
Almanya 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez askerî strateji belgesi hazırladı. Belgede Rusya tehdidine dikkat çekildi. Avrupa Birliği’nin en güçlü ekonomisi olarak Almanya'nın savunmasının stratejik öneme sahip olduğu vurgulanırken orduda ise köklü dönüşüm mesajı verildi.
ALMANYA’NIN ASKERİ STRATEJİ BELGESİNİN PERDE ARKASI VE YANSIMALARI
Peki Almanya'nın askeri strateji belgesi hazırlamasının amacı ne, Orduda köklü değişimden neyi kastediyor, Almanya NATO'da liderlik hedefine mi oynuyor, Ukrayna-Rusya Savaşı Avrupa-Rusya Savaşı’na mı dönüşecek, Rusya’nın Almanya planı ne, Türkiye’nin savunma sanayi ve drone teknolojisindeki başarılarının Avrupa’daki etkisi nedir, Türkiye-Rusya İlişkileri nasıl gelişecek? Altınbaş Ünv. Öğ. Üy. / ASAM Bşk. Dr. Eray Güçlüer, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.

“UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI AVRUPA-RUSYA SAVAŞI’NA DÖNECEK DURUMDA”
Ukrayna Savaşı'nın Rusya'nın stratejik kuşatılmışlığını kırmak için önleyici bir hareket ya da “Preemptive Strike” olarak bilinen önleyici hamlenin başlangıcı olduğunu aktaran Dr. Eray Güçlüer, “Dünya zaten bitmeyen savaşlar dönemine girmiş vaziyette. Dikkat edilirse Rusya'nın, bütün denizlere çıkış yolları Avrupa tarafından kapatıldı. Bunun için Rusya bir stratejik hamle ile Avrupa'yı ikiye bölecek bir süreci başlattı. Dolayısıyla Ukrayna Savaşı'nı sadece Ukrayna Rusya Savaşı olarak görmemek lazım. Aslında bu savaş öyle görünüyor ki Avrupa Rusya Savaşı'na dönecek durumda.” ifadelerini kullandı.
“RUSYA’NIN AMACI ALMANYA’YA ULAŞMAK”
Dr. Güçlüer, Rusya'nın amacının 2. Dünya Savaşı'nda olduğu gibi 2. Dünya Savaşı'ndaki ilerleme mihverlerinin tersine olacak şekilde Ukrayna Polonya hattından Almanya'ya ulaşmak olduğunu belirterek, şunları söyledi, “Almanya'ya bu hat Rusya tarafından kontrol edilebilir ya da baskı altına alınırsa Rusya, Avrupa üzerinde ciddi bir kontrol sağlamış olacak. Almanya bunu biliyor. O yüzden bir stratejik belgesi hazırladı.”
“ABD’NİN NATO’DAN DESTEĞİNİ ÇEKMESİYLE GÜÇ BOŞLUĞUNU RUSYA DOLDURACAK”
ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO'dan desteğini çekmesiyle ortaya çıkabilecek güç boşluğunu Rusya’nın dolduracağına dikkat çeken Dr. Güçlüer, “Rusya da bunu Ukrayna üzerinden öncelikle Dinyeper hattına daha sonra Polonya sınırı olan Lviv'e kadar uzatmayı deneyeceğini düşünüyoruz. Tabi bu arada Dinyeper Nehri’nin doğusunda konuşlanmış olan Ukrayna ordusunun kesin sonuçlu muharebelerle imha edilmesi ve Ukrayna'da Rusya'ya karşı olabilecek silahlı güçlerin elimine edilmesi de stratejik seviyenin bir alt seviyesi olan taktik ve operatif seviyedeki askeri amaçlar olarak değerlendirilebilir.” şeklinde konuştu.
“ALMANYA’NIN LİDERLİĞİ ELDE EDECEĞİ ANLAMINA GELMEZ”
Dr. Güçlüer, NATO'dan ABD desteğinin azaltılmasının Almanya'nın NATO nezdinde liderliği elde etmesi anlamına gelmediğini söyleyip, şunları ifade etti, “Tam tersi Avrupa'da yeni bir güvenlik mimarisi oluşturma çabası olarak düşünmek lazım. Muhtemelen sırada diğer Avrupa ülkeleri yani Fransa ve İngiltere'nin yeni strateji belgeleri hazırlanmasıyla ortak bir deklarasyona dönüşecek güvenlik süreçleri başlamış gibi oluyor. Çünkü zaten daha önceden savunma bütçelerini arttıran Avrupa ülkeleri; bu kapsamda yeni süreçte NATO'suz olarak muhtemelen süreci yönetecek şekilde yeni bir güvenlik mimarisi oluşturma yönünde gayret göstereceklerdir diye düşünüyoruz. Çünkü zaten Avrupa'nın kültüründe bu konferanslar sistemi 1815 Viyana Kongresi ile başlayan konferanslar sistemi; kendi kültürlerinin bir parçası olarak önce lokal daha sonra müşterek bir kombinasyona dönecek şekilde politik ve askeri süreçlerin işlemesi yönünde bize işaretler verecektir.”
“ROBOTİK SİLAHLARA YÖNELME İHTİMALİ YÜKSEK”
Rus Harp Doktrini’nin, taarruzi ve mekanize, zırhlı ve mekanize unsurlara dayanan taarruzi bir anlayışla sevk, idare edildiğini hatırlatan Dr. Güçlüer, “Rusların kırmızı doktrininde savunma nadiren ve geçici hallerde uygulanır. Asıl konsept taarruza dayanır. Birlik niteliklerine bakılırsa Ruslar; tank ve zırhlı mekanize unsurlardan oluşmaktadır. Bu nedenle Almanya bu kapsamda Ukrayna Savaşı'ndan da dersler çıkararak özellikle küçük çaplı drone hava savunma sistemini sağlayacak, drone ve alçak irtifa hava savunma sistemlerine birliklerini daha fazla zırhlı ve mekanize hale getirmeye ve en önemlisi bunun için asker bulmaya odaklanacaktır. Fakat asker bulmak kolay değil. O yüzden daha çok akıllı silah sistemleri dediğimiz robotik silahlara yönelme ihtimali yüksek. Yani önümüzdeki dönemde Almanya'da robotik silah üretimi ve robotik silah teknolojilerine yatırım yapılması daha muhtemel görünüyor. Doğal olarak bütün bunlar düşünüldüğünde Rusya'ya karşı bir hazırlık ama bu hazırlık taarruz değil daha çok derinlikte aktif savunmaya dayalı bir strateji üretilmesi için harp hazırlığı anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
ALMANYA FRANSA VE İNGİLTERE YAKINLAŞMASI
Dr. Güçlüer, Almanya denildiğinde de sadece Almanya olarak görmemek gerektiğini vurgulayıp, şunları aktardı, “Avrupa üç ana unsurdan oluşuyor; biri Almanya merkezli ülkeler, diğeri Fransa, üçüncüsü de İngiltere yani kıta Avrupası'nın dışında İngiltere, Anglo-Sakson kültürü ve şu anki İngiltere'nin pozisyonuna bakıldığında da ABD'yle arasında büyük mesafe olduğu dolayısıyla ABD'den ziyade kıta Avrupası ülkeleri olan Almanya merkezli Avrupa ülkeleriyle Fransa’ya, İngiltere'nin bundan sonraki süreçte daha fazla yaklaşması muhtemel görünüyor.”
“TÜRKİYE’YE MUHTAÇ DURUMDALAR”
Yaşanan gelişmelere Türkiye parantezinin de açılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Güçlüer, “Çünkü bu kadar geniş kapsamlı konsept ve doktrin değişikliğini Almanya Fransa ve İngiltere kısa sürede yapamazlar. Bu nedenle özellikle alçak irtifa hava savunma sistemleri ve drone teknolojisinde Türkiye'ye muhtaç durumdalar. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte Almanya, Türkiye'ye karşı daha fazla taviz vereceği bir ortam içerisine girecektir. Bu da Türkiye'nin politik etkisi ve Türk Savunma Sanayi Şirketleri’nin Avrupa içerisinde daha fazla yer almasını sağlayacak bir süreci başlatacaktır.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE RUSYA İLİŞKİLERİ İYİ OLACAK HATTA GELİŞECEK”
Dr. Güçlüer, Rusya'nın stratejik kuşatılmışlığı hakkında ise, “Bakarsanız Batı yani okyanusa ulaştırılacak ve Akdeniz'e inecek yollar; Danimarka boğazıyla kapatılmış durumda. Güneyde Türkiye, boğazlar üzerinden bir güç kontrolü sağlıyor. Dolayısıyla Rusya çok cepheli bir savaşa girmektense; Türkiye ile iyi ilişkiler kurup Rusya'ya yönelmiş durumda. Bu da yakın ve orta vadede Türkiye ile Rusya ilişkilerinin iyi olacağını hatta gelişeceğini gösterir.” dedi.
“TEK SEÇENEĞİ AVRUPA’YI DİZAYN EDİP…”
Rusya'nın kuzeyi buz olduğu için orada gemi, ticari gemi ve ticaret rotaları kuramadığını anımsatan Dr. Güçlüer, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Ticari gemiler dolaştıramıyor. Bir tek Japon Denizi'ndeki limanlarında ticari askeri faaliyetlerde bulunabilir. Ama o Japon Denizi de özellikle dünyanın enerji merkezi olan Orta Doğu'ya ve Akdeniz'e çok uzak yani müdahale şansı kalmıyor. Dolayısıyla Rusya'nın tek seçeneği Avrupa'yı dizayn edip Avrupa üzerinden denizlere ulaşmak şeklinde özetlenebilir. Bu nedenle de Ukrayna savaşını başlatmış gibi görünüyor.”