GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Zirvesi’ne ilgi en üst seviyede olurken; Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi’ne katılacağını dünya kamuoyu ile paylaştı.
RUBİO’DAN NATO ZİRVESİNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR!
Rubio’nun NATO Zirvesi’ne ilişkin yaptığı açıklamalar ise dikkat çekti. Rubio, temmuz ayındaki NATO zirvesinin muhtemelen NATO tarihinin en önemli toplantısı olacağı, zirvede açıklığa kavuşturulması ve düzeltilmesi gereken konular olduğu ve NATO’nun önemli değişikliklere ihtiyacı olduğunu söyledi.
ANKARA’DAKİ NATO ZİRVESİNDE YAŞANACAKLAR

Peki, NATO'nun gündeminde hangi konular olacak, Türkiye hangi başlıkları öne çıkaracak, Ankara'daki zirvede açıklığa kavuşturulması ve düzeltilmesi gereken başlıklar neler, Rubio'nun Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin NATO tarihinin en önemli toplantısı olacağını dile getirmesi ne demek? İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Uzer, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.
TRUMP’IN KATILMA KARARINA OLUMLU TEPKİLER
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Ankara’da düzenlenecek olan NATO zirvesine katılma kararının, birçok NATO üyesi tarafından olumlu karşılandığını aktaran Prof. Dr. Umut Uzer, “Geçmişte Trump, NATO üyelerini kendisine İran’a karşı yürüttüğü savaşta yeterli desteği vermediği gerekçesiyle eleştirmişti. Doğal olarak müttefikler ABD ve İsrail’e askeri destekte bulunmaktan imtina etmişler, özellikle Amerika’nın hava sahalarını, ve üslerini kullanmasına izin vermemiş veya Hürmüz Boğazının açılmasına yardım etmek için gemi göndermemişlerdi.” ifadelerini kullandı.
“ABD ARTIK TEK TARAFLI DESTEK VERMEK YERİNE…”
Prof. Dr. Uzer, geçmiş dönemlerde ABD başkanlarının genellikle NATO zirvelerine katılmayı tercih ettiklerini hatırlatarak şunları kaydetti, “Bu bağlamda Trump yönetiminden NATO’ya karşı getirilen eleştiriler, Trump’ın zirveye katılmayabileceğini düşündürtmüştü. Amerika artık NATO’ya tek taraflı destek vermek yerine, üyelerin de kendi güvenlikleri için daha fazla bütçe ayırmasını talep etmekte ve ABD’nin güvenlik önceliklerini dikkate almalarını beklediğini ifade etmekte.”
“ABD/İSRAİL-İRAN SAVAŞI GÜNDEMDE EN YUKARILARDA OLACAK”
Rubio tarafından NATO tarihinin en önemli toplantısı olarak tanımlanan bu zirvenin devam etmekte olan ABD/İsrail-İran savaşının gündemde en yukarılarda olacağına kesin olarak bakıldığını belirten Prof. Dr. Uzer, “Öbür taraftan Ukrayna’ya desteğin mahiyeti de incelenecek ve bu konuda karar alınacak. Bunun dışında NATO üyesi ülkelerin kollektif savunmaya ve kendi savunmaları için daha fazla harcama yapmalarına yönelik bir karar alınması ihtimali de oldukça güçlü.” şeklinde konuştu.
ABD’NİN ISRARCI OLACAĞI ANA KONU!
Prof. Dr. Uzer, 2025 yılında Hollanda’nın Lahey kentinde toplanan zirvede alınan karara göre ülkelerin 2035 yılına kadar GSMH’nin yüzde 5’ini savunmaya harcamakla mükellef olduklarını kabul ettiklerini anımsatarak, şunları aktardı, “2014’te yüzde 2 olan bu oran görüldüğü gibi yüzde 5’e çıkarılmış oldu. Ankara zirvesinde de ABD, müttefiklerden bu oranlara yönelik adımlar atmaları konusunda ısrarcı olacak.”
TÜRKİYE AÇISINDAN DİLE GELECEKLER
Türkiye açısından Orta Doğu ve Ukrayna’daki savaşın bitirilmesinin öncelik arz etmekte olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Uzer “Zirve’nin Ankara’da yapılması da Türkiye’nin önemini göstermesi açısından dikkat çekmekte. Daha önce NATO Genel Sekreter Yardımcısı olarak Büyükelçi Osman Olcay, Tacan İldem ve Hüseyin Diriöz görev yapmıştı. Önümüzdeki dönemde genel sekreter Mark Rutte’nin 2028’te görev süresinin bitmesinden sonra NATO genel sekreteri olarak bir Türk’ün görev alması da düşünmeye değer konular arasında.” değerlendirmesinde bulundu.
“NATO GENEL SEKRETERLİĞİ İÇİN BİR TÜRK’ÜN GÖREV ALMASI…”
Prof. Dr. Uzer, NATO Genel Sekreterliği için bir Türk’ün görev almasının; Türkiye’nin yükselen gücünün bir sonucu ve göstergesi olarak böyle bir kararın alınmasına yönelik çabaların önemli olacağını belirterek, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Diğer bir deyişle Türkiye’nin böyle bir kararı alıp uygulamaya yönelmesi; artan gücünün bir sonucu olacaktır. Tabii zirvede Türk genel sekreter seçilmesi konuşulacak demiyorum, iyi olur diyorum.”