GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini hukuk dışı bir girişimle ülkesinden alıp, yargılamak üzere ABD’ye götürmesinin ardından, gündemin öne çıkan başlıklarından biri de Grönland oldu. Trump, bir önceki başkanlık döneminde Grönland’ı bir nevi emlak anlaşması yoluyla ABD’ye dahil etme çıkışları yapsa da 2024 yılında yeniden seçildikten sonra da Grönland konusundaki ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Trump, son yaptığı açıklamalardan birinde “İsteseler de istemeseler de bir şeyler yapacağım, anlaşma kolay yoldan olmazsa zor yoldan olacak.” şeklinde tehdit dili kullandı.
ABD SİYASİ TARİHİNDE GRÖNLAND
ABD siyasi tarihine bakıldığında Grönland’ın, ABD’ye dahil edilmesi hamlelerinin en dikkat çekeni ise 1946 yılında Başkan Harry Truman’ın, Danimarka'ya Grönland için 100 milyon dolarlık altın teklif ederek ilk resmi satın alma girişiminde bulunması oldu. Danimarka ise o günün şartlarında teklifi reddetti. Ancak ABD adada askeri üsler kurdu ve işletmeye devam etti. Thule Hava Üssü de sürecin parçası olarak ortaya çıktı. Peki Grönland neden önemli, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusunda bu kadar ısrarcı olmasının gerekçesi ne, Grönland’ın ABD’ye olası dahil olmasının katkıları neler olacak? İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.

“ABD KENDİSİNİ TEK HÂKİM GÜÇ İLAN ETMİŞTİR”
Prof. Dr. Özden Zeynep Oktav, Grönland’ın her ne kadar değerli mineralleri ve stratejik konumu nedeniyle ABD için önemli olduğu söylense de esas nedenin ABD’nin, Çin ve Rusya karşısında kendi askeri gücünü tahkim etmek ve meydan okumak olduğunu belirterek, “Diğer bir deyişle ‘Dünyanın Polisi’ olmak rolünü terk eden ABD, kendi yaşam alanı olan Latin Amerika, Panama, Kanada ve Grönland’da kendisini tek hâkim güç ilan etmiştir.” şeklinde konuştu.
TRUMP’IN GRÖNLAND ÇIKIŞI ÇİN’E MEYDAN OKUMA MI?
Grönland’ın, özellikle Çin’e bir meydan okuma olduğunu belirten Prof. Dr. Oktav, şunları kaydetti, “Çünkü son 20 yılda Çin kendi gücünü deniz yolları üzerinde tahkim etmiştir. Toplamda 129 limanı olan Çin’in, Grönland’da boy göstermesi ABD için kabul edilemezdir. Kuşkusuz Grönland’ın değerli mineralleri de önemlidir ama esas önemli olan bölgeye yani ABD’nin yaşam bölgesine başta Çin olmak üzere başka ülkelerin girmeye cüret etmesine engel olmaktır.”
“ÇOK FARKLI BİR DÖNEMİN BAŞLADIĞINI GÖSTERMEKTE”
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusundaki ısrarcı tavırlarının gerekçeleri hakkında yorumlamalarda bulunan Prof. Dr. Oktav, “Israrcı olmasının önemli bir sebebi; kuşkusuz ABD’nin gücünün tahkim edilmesi ama daha enteresan olan İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kendi müttefiki olarak ilan ettiği Avrupa’yı ve NATO üyesi ülke olarak Danimarka‘yı karşısına almaktadır. Bu da bize çok önemli bir farklı dönemin başladığını göstermektedir. Bu da yukarıda da belirttiğim gibi ‘Dünyanın Polisi’ olma rolünü ABD’nin bıraktığının göstergesidir.” diye konuştu.
AVRUPA’NIN KONFOR ALANI SONA MI ERDİ?
Prof. Dr. Oktav, Make America Great Again (Amerika’yı Yeniden Harika Yap) MAGA’cıların savunduğu, ‘ABD’nin çıkarlarının öncelenmesi ve Avrupa’nın güvenliğinin yükünün üzerlerinden atılması’ tezi ile ABD’nin artık böyle bir yükü taşımak istemediğini, diğer bir deyişle Avrupa’nın konfor alanının artık sona erdiğinin açıkça gözler önüne sermekte olduğunu da sözlerine ekledi.
“BÜTÜN ÜLKELER BAŞLARININ ÇARESİNE BAKMAK DURUMUNDA”
ABD’nin Grönland’ı almasının; uluslararası sistemin yapısını da etkileyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Oktav, sözlerini şu şekilde sürdürdü, “İttifaklar önemini kaybetmekte, uluslararası örgütler gücünü yitirmekte ve bütün ülkeler kendi başlarının çaresine bakmak durumunda kalmaktadırlar.”
ÜSTÜ KAPALI ANLAŞMA MI YAPILDI?
Prof. Dr. Oktav, gelinen aşamada Çin’in yumuşak gücünü dünyada daha da yaymak ve nüfuz alanını genişletmek isteyeceğini aktarıp, “ABD farklı bölgelerde eskiden olduğu gibi gücünü yaymayacaktır. Bir şekilde Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi hem Çin hem de ABD kendi yaşam alanlarını belirleyerek birbirlerinin alanlarına girmeden bir nevi üstü örtülü anlaşma yapmışlar gibi gözükmektedir.” dedi.
“ÇİN GRÖNLAND’IN AMERİKA TARAFINDAN ALINMASINA SES ÇIKARMAYACAK”
Büyük ihtimalle Çin’in, Grönland’ın Amerika tarafından alınmasına ses çıkarmayacağını dile getiren Prof. Dr. Oktav, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Bu durumun da sonuçlarını kısa vadede Amerika’nın güçlenmesi olarak görsek de uzun vadede Amerika’nın kendi yaşam alanında dahi hegemon güç konumunu çok da sürdürebileceğini düşünmüyorum.”