Yeni Birlik Gazetesi Röportaj Hantavirüs ve UFO olayları Trump’ın başarısızlığını değiştirme algısı mı?

Hantavirüs ve UFO olayları Trump’ın başarısızlığını değiştirme algısı mı?

Hantavirüs vakaları ve Pentagon’un UFO açıklamasının, Trump’ın İran’da yaşadığı başarısızlığı örtme çabalarına etkisini değerlendiren Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, “UFO meselesinde dişe çok dokunur, ortada net, gerçekliği ispatlayacak henüz bir şeyler olmadığını izliyor olmakla beraber; bununla ilgili başka şeylerin de yayınlanacağının söyleniyor oluşu, bu tarafı sıcak tutma çabaları, aynı şekilde bu yeni virüs meselesiyle alakalı açıklamalar, ‘daha önceki kapanma süreci gibi yeni bir süreci mi tetikleyecek?’ gibi bir korku ikliminin halka yine yavaş yavaş işleniyor oluşu, varoluşsal bir tehdit aslında varmış gibi bunun tekrar yeniden anlatılıyor olma durumu, bunların hepsi Trump'ın şu çözümsüz dönemi bir şekilde makyajlayıp halkın odağını başka yerlere çekmesine yarayacak meseleler.” dedi.

MUHABİR: Gökhan Erek

GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER

ABD ile işgalci İsrail’in, Epstein OIayları’nın patlak vermesinin hemen ardından İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar; ABD-İsrail İttifakı değil; ABD-İsrail’in Epstein Birlikteliği olarak karşımıza çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinden ve ekibinden İran’a savaş ilanı halinde yaşanacak olumsuzlukların dile gelmesi ve uyarılara rağmen; işgalci İsrail’in soykırımcı Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söylediklerinin dışına çıkamadı.

ABD İRAN’DA DAR BOĞAZA GİRDİ!

Bugün gelinen noktada ise işgalci İsrail nasıl 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımdan dolayı dünyada yalnızlaşmış ve de tepki alan bir pozisyona düştüyse; ABD de İran’a gerçekleştirdiği saldırılar sonrası gerek Avrupa gerek İngiltere gerekse NATO tarafından destek görmeyen bir duruma düştü. ABD, İran’ın saldırılara karşı güçlü duruşu ve Hürmüz Boğazı kartını en etkin şekilde kullanmasından dolayı ciddi bir dar boğaza girmiş durumda.

TRUMP’TAN HALKINA HANTAVİRÜS ÇAĞRISI!

ABD’nin, İran’da yaşadığı yenilgi konuşulurken; Güney Atlantik’te seyreden Hollanda bandıralı "MV Hondius" yolcu gemisinde meydana gelen Hantavirüs vakası sonucu 3 kişinin hayatını kaybetmesi ve yolcuların çoğunun temaslı olduğunun kabul edilmesi de zamanlama açısından manidar. Trump’ın, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) 3. seviye acil durum ilan ettiğini, Hantavirüs vakalarının kontrol altında olduğunu, MV Hondius gemisinde 3 can kaybına yol açan salgınla ilgili incelemelerin sürdüğünü ve sunulacak kapsamlı rapor öncesinde halka endişe etmeme çağrısı ise dikkat çekti.

PENTAGON’DAN ZAMANLAMASI MANİDAR UFO ÇIKIŞI!

Trump’ın Hantavirüs çıkışı ile bir diğer önemli durum da ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, uzun yıllardır tartışma konusu olan, komplo teorilerini oluşturan UFO hakkında şimdiye kadar gizli kalan yüzlerce belgeyi Pentagon bünyesindeki AARO yani “All-domain Anomaly Resolution Office” tarafından askeri bölgelerde görülen tanımlanamayan hava olaylarını incelemek, analiz etmek ve resmi kayıt altına almak gibi bir görev aldı. Pentagon ayrıca tüm bu içeriklerin toplandığı özel bir internet portalını da kullanıma açtı.

Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak

HANTAVİRÜS VE PENTAGON’UN UFO ÇIKIŞININ PERDE ARKASI

Peki Hantavirüs ve UFO olayları İran’da bir başarı elde edemeyen Trump’ın bir algısı mı, Trump’ın amacı gündem değiştirmek mi, Trump Hantavirüs ve UFO olayları üzerinden neyi hedefliyor, Dünya yeni bir pandemi ve kriz dönemi ile karşı karşıya kalacak mı? İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yeliz Albayrak, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi. 

“ÇATIŞMA ÇÖZÜMSÜZ BİR KISIR DÖNGÜYE SÜRÜKLENMİŞ DURUMDA”

Mevcut durum haliyle İran-ABD-İsrail çatışmasının şu anda çözümsüz bir kısır döngüye sürüklenmiş durumda olduğunu aktaran Yeliz Albayrak, “Taraflar defaten masaya, konunun en başından beri aslında konuşulan maddeleri tekrar tekrar getirip, tekrar tekrar aynı şekilde “kırmızı çizgilerimiz” diyerek şartları reddediyorlar. İran'ın tabi kendi içlerinde düşündükleri, bu avantajı kullanıp kaybetmeden bir şekilde avantajlı durumdayken bunu bir fırsata çevirerek Hürmüz Boğazı’nı kendi istedikleri şekilde yeniden konumlandırmaya gittiğini ABD’nin de aynı şekilde kendisinin abluka stratejisinin bir şekilde cevap vereceğini, İran'ın geri adım attığını düşündüğü için hiçbir şekilde karşılıklı, ortak bir nokta, ortak bir zemin ya da karşılıklı olarak bir geri adım henüz hiçbir şekilde görmüyoruz ve kısa vadede bu durum artık pek de hızlıca çözülebilecekmiş gibi görünmüyor.” ifadelerini kullandı. 

“DEZAVANTAJLI VE TABLONUN KAYBEDENİ GİBİ GÖRÜNÜYOR”

Yeliz Albayrak, İran-ABD-İsrail savaşının uzaması ve ABD'nin en başından beri savaşa girmesine sebep olan etkenler hakkında şunları kaydetti, “Aslında ‘Önce ABD, önce İran, önce İsrail mi?’ diye sorulan sorular, anketlerde desteğinin düşüyor olması, önümüzde bir ara seçimlerin olması ve bu ara seçimlerde de Trump'ın çoğunluğu demokratlara kaybetme korkusu gibi birçok değişken var ve bunların hepsi yine halkı bu savaşın nereye gittiğini, kaybedilenleri ya da kısa vadede o en başındaki ABD'nin hegemon güç söylemini hiçbir şekilde desteklemeyerek, bugünkü geldiğimiz noktaya getirilmesini şu anda bütün kamuoyu, bütün dünya ile birlikte sorguluyor. Dezavantajlı ve tablonun kaybedeni gibi görünüyor.” 

“BAŞARISIZLIĞI VE KRİZİ SOĞUTMAK İÇİN…”

Trump hükümetinin çok eleştirildiğini belirten Yeliz Albayrak, “Etki bütçe istediklerinden bahsediyorlar. Onunla ilgili birçok spekülasyon var. Şu anda bu durumun daha ne kadar devam edeceğini kimse kestiremiyor ve küresel piyasaların bundan etkilenmesi ve tabii ki petrol fiyatlarının ABD içerisinde de her ne kadar ABD kendisi üretiyor olsa da küresel sistem sebebiyle aynı şekilde petrol fiyatlarının ABD'de de yükseliyor oluşu, o en başında ekonomik olarak tekrar ABD'yi büyüteceğini söyleyen Trump'ın, taahhüt ettiklerini yerine getiremediğini gösteriyor. Hal böyle olunca Trump tabii ki bu başarısızlığı ve bu krizi biraz daha soğutmak, biraz daha belki uzun vadeye yayıp, İran'ın geri adım atmasını beklemek için bir taraftan da tabii ki dikkat dağıtmak istiyor. Trump bunu en başından beri yaptı. Kennedy ile alakalı belgeleri açıklayacağını söyledi. Epstein ile ilgili birçok belgeyi aslında yayınlayacaklarını söylediler, yayınlamadılar fakat onunla alakalı henüz bir yaptırım olduğunu mesela görmedik.” şeklinde konuştu.  

“KAMUOYUNU OYALAYACAK VE TARTIŞMA ÜRETECEK YENİ ŞEYLERDEN BAHSEDİYOR”

Yeliz Albayrak, Trump’ın şu anda küresel olarak büyük bir sorun olarak görülebilecek meseleleri ortaya atıyor olmasının, kamuoyunun oyalanabileceği ve tartışma üretebileceği yeni yeni şeylerden bahsediyor oluşu ve bunun da Beyaz Saray tarafından resmi bir kanalla halka sunulmasının oldukça dikkate değer olduğunu vurgulayıp sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Bir taraftan da reel gündemle alakalı gerçek sorular ya da savaşın arkasındaki asıl güçler, asıl sebepler, asıl motivasyonlar ve neden bitmiyor soruları ‘Biz ABD olarak yıllarca İsrail'e hizmet ettik, bunu da bunun için mi yapıyoruz?’ seslerinin sürekli yükseliyor oluşu ya da ABD'nin, vatandaşın vergilerinin harcanması noktasında artık halkın bu konuda sürekli yönetimi suçluyor olma durumu, İsrail'e tabii yardım etmemek bakımından, bir şekilde Trump'ın ve hükümetinin de bu kamuoyunun algısını farklı şeylerle meşgul etmek, farklı şeylerle dağıtmak, bu bekleme süresini belki biraz daha oylaştıran sesleri kısmak için başka bir yere nakletmek gibi halkın dikkatini tabii ki kullanmayı tercih edebilir.”

“UFO MESELESİNDE DİŞE DOKUNUR İSPATLAYACAK DURUMLAR HENÜZ YOK”

UFO meselesi gibi bir konunun yıllarca üzerinde konuşulduğunu, spekülasyon yapıldığını, gerçek olup olmadığının tartışıldığını ve herkesin merak ettiği meseleler arasında yer aldığını hatırlatan Yeliz Albayrak, “Fakat yine de dişe çok dokunur, ortada net, gerçekliği ispatlayacak henüz bir şeyler olmadığını izliyor olmakla beraber; bununla ilgili başka şeylerin de yayınlanacağının söyleniyor oluşu, bu tarafı sıcak tutma çabaları, aynı şekilde bu yeni virüs meselesiyle alakalı açıklamalar, ‘daha önceki kapanma süreci gibi yeni bir süreci mi tetikleyecek?’ gibi bir korku ikliminin halka yine yavaş yavaş işleniyor oluşu, varoluşsal bir tehdit aslında varmış gibi bunun tekrar yeniden anlatılıyor oluşu, bunların hepsi Trump'ın şu çözümsüz dönemi bir şekilde makyajlayıp halkın odağını başka yerlere çekmesine yarayacak meseleler.” değerlendirmesinde bulundu. 

“DÜNYA ŞU ANDA KAOS VE SÜREKLİ BİTMEYEN SAVAŞLAR DÖNGÜSÜ İÇERİSİNDE”

Yeliz Albayrak, dünyanın şu anda kaos ve sürekli bitmeyen savaşlar döngüsü içerisinde olduğunu anımsatarak şunları dile getirdi, “Çok uzun zamandır Rusya-Ukrayna savaşının çözümlenmediğini görüyoruz. Aynı şekilde İran meselesinde de çatışma zemini oluşturulabilme ihtimali var. Çünkü maalesef artık gücü yetenin her şeyi yaptığı, o çok kutuplu sisteme geçmeyelim diye bu başat aktörlerin kendi alanlarını hala işaretlemeye ve kontrolü altına tutmaya çalıştığı, kaynak sahibi olan ülkelerin rahatlıkla büyük ülkeler tarafından pazarlık unsuru haline getirildiği ve Birleşmiş Milletler (BM) sisteminin hiçbir şekilde yaptırım uygulayamadığı, işlemediği bir sürecin içerisindeyiz ve küresel sistemde artık bir çözümsüzlük, bir kaos ve bir hukuksuzluk, kuralsızlık hakim olmuş durumda.”

“İŞLEMEYEN SİSTEMİN SONU GELDİ”

Dünyanın çok büyük bir eşlikten geçtiğine dikkat çeken Yeliz Albayrak, “Yeni müttefiklikler, yeni güvenlik paradigmaları, yeni mütefikliklerin haricinde yeni güç kutupları da oluşmak durumunda. Hangi ülke nerede duracağına karar vermiş olan ve verecek olanlar var. Fakat sıcak tutulan şey şu ki; bütün dünyayı yeni bir güç savaşı, başka başka alanlarda çatışma sahaları bekliyor ve herkes ayak üstü olup buna hazırlıklı olmalı. Savaşın birçok farklı formu var. Bütün farklı savaş formlarında ‘biz hazırlıklı olmalıyız’ durumu var. Yeni bir tabii ki kaosa sürüklenme söylemi kesinlikle var. Bu böyle olsa da olmasa da şu anda bu tehdit ve söylem, özellikle de aşırı sağın yükseldiği Trump gibi baskı, yaptırım tehditlerini çok yüksek perdeden kullanan Birleşmiş Milletler'in kendi içerisinde yasakladığı halde savaşla, saldırıyla işgal ve toprak sahibi olmasını bile göz yuman, hatta yer yer destekleyen bir sistemin içerisinde tabii ki artık böyle bir risk olduğunu ve bunun da uzun vadeye yayılarak belki de yeni sistemin getirilerinin kaos ve kontrolsüzlük ya da sadece güçlerin ayakta kalması gibi bir anlayış olduğunu, artık o eski liberal, ikinci dünya savaşı sonrası kurulmaya çalışılan, pek de aslında işlemeyen o sistemin sonunun geldiğini yavaş yavaş görüyoruz.” ifadelerine yer verdi.  

“HER DEVLET YENİ BİR POZİSYON ALIYOR”

Yeliz Albayrak, yaşanan bütün kaos, kriz, salgın hastalıklar, kitleleri korkutarak baskıyla ikna etme çabalarının hepsinin; aslında yeni düzenin maalesef yavaş yavaş adımları gibi görülebileceğinin altını çizerek sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Ama her devletin bu konu içerisinde yeni bir hesabı, yeni bir pozisyonlanması kesinlikle var. Bunu da unutmamak lazım Türkiye dahil.”