Yeni Birlik Gazetesi Röportaj İngiltere GKRY’deki üslerini ABD’ye neden açtı?

İngiltere GKRY’deki üslerini ABD’ye neden açtı?

ABD-İsrail-İran saldırıları devam ederken, İngiltere’nin GKRY’de bulunan üslerini ABD’ye açma nedenlerini yorumlayan Av. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, “İngiltere, üsleri açtığı andan itibaren Kıbrıs öne çıktı. Kıbrıs üzerinden Batılı ülkeler Kıbrıs’ta silahlanmayı meşrulaştırmaya ve artırmaya yöneldi. Sadece Kıbrıs değil, Yunanistan da adalara füzeler yerleştirmeye odaklandı. Bu şekilde adada Kıbrıs üzerinden Türkiye’ye karşı çerçeveleme ve kuşatma stratejisi İran üzerinden sahaya görülmeden öne sürülmek istendi.” dedi.

MUHABİR: Gökhan Erek

GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER 

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney başta olmak üzere İranlı üst düzey yöneticilerin, ABD ve İşgalci İsrail'in düzenlediği saldırılarda öldürülmesinin ardından, İran’dan ABD üstlerinin yer aldığı ülkeler ve işgalci İsrail’e saldırılar gerçekleşmeye devam ediyor. İran, gerçekleştirdiği saldırıları hayatta kalma, ABD ve işgalci İsrail’e güçlü darbe refleksi ile yürütüyor. 

“IRAK’IN HATALARINDAN DERS ÇIKARDIK”

Savaşın cephesinin genişlemesinin sadece Körfez ülkeleri ile sınırlı kalıp kalmayacağı merak edilirken; İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Irak’ın hatalarından ders çıkardıklarını, Irak’a yönelik ilk saldırılara katılmadıklarını ve bugün de muharip eylemlere katılmayacaklarına ilişkin açıklama yaptı. 

İNGİLTERE’DEN ABD’YE ÜS DESTEĞİ

Starmer’in, ABD'nin İran'ın füze rampalarına yönelik "savunma" amaçlı saldırılar için İngiliz askeri üslerinin kullanılması yönündeki talebini kabul ettiğine yönelik çıkışı ise tarafsız kalmadıklarının ve ABD’yi desteklediklerinin kanıtı olarak kayıtlara geçti. 

GKRY’DEKİ İNGİLİZ ÜSSÜ’NE İHA SALDIRISI

İran-ABD-İsrail arasındaki saldırılar sürerken; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) bulunan Akrotiri'deki İngiliz Egemen Üssü'nün "şüpheli bir insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla" hedef alındığı ve buna karşılık verildiği İngiltere tarafından bildirildi.

İNGİLTERE’NİN ABD’YE ÜSLERİNİ AÇMASININ PERDE ARKASI

ASBÜ Milletlerarası Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi  Av. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli de İngiltere’nin ABD’ye üslerini açma nedenlerini, Uzun zamandır Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ndeki üslerine askeri yığınak yapan İngiltere’nin amaçlarını, İngiltere’nin üslerine yönelik gerçekleşecek saldırıların, İngiltere’yi savaşın taraflarından biri haline getirme durumunu, İngiltere’nin GKRY'de üsler üzerinden yaptığı hamleler göz önüne alınınca KKTC ve Türkiye'yi bekleyen olası senaryoları Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.

JEOPOLİTİK VE TEOLOJİK ÇIKARLAR

İngiltere’nin, ABD’ye üslerini açmasının büyük bir planın parçası olduğunu aktaran Av. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, “İki boyutu var; Jeopolitik Çıkarlar ve Teolojik Çıkarlar. İngiltere üsleri açtığı andan itibaren Kıbrıs öne çıktı. Kıbrıs üzerinden Batılı ülkeler Kıbrıs’ta silahlanmayı meşrulaştırmaya ve artırmaya yöneldi. Sadece Kıbrıs değil Yunanistan da adalara füzeler yerleştirmeye odaklandı. Bu şekilde adada Kıbrıs üzerinden Türkiye’ye karşı çerçeveleme ve kuşatma stratejisi İran üzerinden sahaya görülmeden öne sürülmek istendi.” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS ÜZERİNDE DE TÜRKİYE KARŞITI DENKLEM KURMA VAR”

Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, İslam dünyasında Pakistan-Afganistan çatışmasının eş zamanlı gerçekleşmesinin, Türkiye’nin Pakistan-Suudi Arabistan eksenindeki askeri ortaklık sonrası yaşanmasının tesadüf olmadığını belirterek, şunları kaydetti, “Kıbrıs üzerinden enerji denkleminde ve deniz yetki alanlarında Asya, Afrika ve Akdeniz üzerinde egemenlik alanını genişletme hamleleri hedeflenmektedir. Türkiye’nin enerji denkleminde Asya, Afrika üzerinde enerji faaliyetlerini kırma maksatlıdır çünkü. ‘Babavatan İsrail, Anavatan Hindistan’ diyen Netanyahu'nun ifade ettiği 6’lı ittifak ağının perde gerisinde Kıbrıs üzerinde de Türkiye karşıtı denklem kurma vardır.” 

Av. Doç. Dr. Emete Gözügüzelli

“İSRAİL’E DESTEK İÇİN ÜSLERİNİ NASIL AÇTIYSA ŞİMDİ DE BENZER SENARYO HAYATA GEÇİRİLDİ”

Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, İngilizlerin, İsrail'in Gazze meselesinde nasıl ki İsrail’e destek için üslerini açtıysa, şimdi de benzer senaryonun hayata geçirildiğini, üslerin açılmasının tesadüf değil, bilinçli ve stratejik olduğunu da sözlerine ekledi.  

“AB’DEN AYRILMAKLA KENDİ OTORİTESİNİ GÖSTERMEK İSTEDİ”

İngiltere’nin, tüm ihtilafların içinde olduğunu ama kimsenin İngiltere’yi konuşmadığını vurgulayan Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, “Bu derece eski ve köklü bir strateji var. İngiltere'nin bu üslere askeri yığınak yapması; Asya’dan Akdeniz’e, Akdeniz’den Adriyatik’e deniz ticaret rotalarını kontrol, enerji güvenliğini sağlama öne çıkan argümanlar olsa da İngiltere AB’den ayrılmakla kendi otoritesini göstermek istedi.” şeklinde konuştu. 

“İSLAMOFOBİNİN İRAN ÖZELİNDE VAROLUŞSAL TEHDİT ALGISI GÖSTERİLEREK YAPILANMALAR GERÇEKLEŞMEKTE”

Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, İngiltere gibi devletlerin 100 yıllık planlar yaptıklarını hatırlatarak, sözlerine şu satırları ekledi, “Bu planda Kıbrıs’ın artık Yunanistan dışında çok aktörlü güçlerin paylaştığı bir ada noktasına getirilmesi, dini anlamda Hristiyanlığın parçası olması idesi hiç değişmemiştir. Bugünkü kavga yeni bir İslamofobi’nin İran özelinde varoluşsal tehdit algısı içinde gösterilerek yapılanmalar gerçekleştirilmektedir.”

 “APAÇIK BİR ŞEKİLDE ABD VE İSRAİL’İN TARAFINDA”

İngiltere’nin, ABD-İsrail-İran saldırılarında apaçık bir şekilde ABD ve İsrail’in tarafında olduğunu vurgulayan Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, “Bunun aksi iddia edilemez. Gazze operasyonlarında da bu böyleydi bugün de böyledir. İkinci Dünya Savaşı’ndan beri böyledir.” 

“KISITLAMALAR GETİRİLEBİLİR”

Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, İngiltere’nin GKRY’de bulunan üsleri üzerinden yaptığı hamleler sonucunda KKTC ve Türkiye’yi bekleyen olası senaryolar hakkında, “Sadece İngiltere değil, Batılı ortaklarla denizaltıların Doğu Akdeniz’e yığılması demek, ulusal güvenlik meselesi demek, bu sahalarda kısıtlılıklar getirebilir.” dedi. 

“MESELENİN GERİSİNDE SİYONİZMİN AÇTIĞI BİR MEYDAN OKUMA VAR”

KKTC’nin, Türkiye’nin garantörlüğü ve teminatı altında olduğunu anımsatan Av. Doç. Dr. Gözügüzelli, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “KKTC bu manada güçlüdür. Kaygı duyacak bir durumda değildir. Ancak mesele yalın bir ABD-İsrail-İran savaşı değildir. Meselenin gerisinde Siyonizm’in açtığı bir meydan okuma vardır. Bu okuma planlıdır, bilinçlidir. Bu kadar savaş gemisi ve denizaltının Akdeniz’de toplanması kısa süreli bir projeksiyon ürünü değildir.”