Yeni Birlik Gazetesi Röportaj İran Körfez ülkelerini vurarak neyi amaçlıyor?

İran Körfez ülkelerini vurarak neyi amaçlıyor?

İran’ın, ABD ve İşgalci İsrail tarafından uğradığı saldırının ardından, misilleme olarak işgalci İsrail başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırılardaki amacını yorumlayan Katar Lusail Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Mazhar Şahin, “Aslında İran’ın amacı Körfez ülkelerinde Amerika’nın varlığını ortadan kaldırmak. Çünkü İran, Amerika’yı kendisine bir tehdit olarak görüyor. İsrail ile kendi başına başa çıkabileceğini düşüncesinde.” dedi.

MUHABİR: Gökhan Erek

GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER

İran, ABD ve işgalci İsrail’in ülkesine yönelik 28 Şubat’ta başlattığı, İran Dini Lideri Ayetullah Hamaney ile üst düzey yöneticilerinin saldırılarda öldürülmesinin akabinde İsrail başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Umman ve Suudi Arabistan gibi ülkelere saldırılar gerçekleştiriyor. 

ÇATIŞMALAR BÖLGE GENELİNE YAYILIYOR

İran tarafından Körfez ülkelerine yönelik gerçekleştirilen saldırılar, savaşta cepheyi genişletirken, çatışmalar da bölge geneline yayılmaya devam ediyor.

İRAN’IN KÖRFEZ ÜLKELERİNE SALDIRISININ PERDE ARKASI  

Peki İran Körfez ülkelerindeki ABD üslerine saldırırken aynı zamanda Körfez ülkelerini neden vuruyor, İran'ın bugün Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırıların geçmişle bağlantısı nedir, Körfez ülkelerinden İran'a gerçekleşecek saldırılar savaşın seyrini ne yönde etkiler, İran'ın Körfez ülkelerine saldırma amacı nedir? Katar Lusail Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Mazhar Şahin, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi. 

Dr. Muhammed Mazhar Şahin

“TEMEL HEDEF BİR SİYASİ BASKININ YOLUNU AÇMAK”

İran tarafından Körfez ülkelerine ilk günlerde gerçekleştirilen saldırıların doğrudan Amerikan üslerine yönelik saldırılar olduğunu aktaran Dr. Muhammed Mazhar Şahin, “Daha sonra bu saldırıların yetersiz olduğunu düşünen İran, bölgede Amerika’nın dahil olduğu bazı hem petrol şirketlerine hem oradaki enerji altyapısına saldırılar düzenledi. Bu saldırıların aslında temel hedefi körfezden başlayan ve Amerika'yı etkisi altına alacak olan bir siyasi baskının yolunu açmak.” şeklinde konuştu. 

“İRAN BU SAATTEN SONRA GERİ ADIM ATMAZ”

Dr. Şahin, İran’ın bu saatten sonra geri adım atmayacağını ve bu süreçte kendisine destek olacak ülkelere de ihtiyaç duymakta olduğunu belirten Dr. Şahin, şunları kaydetti, “Ancak bu destek şu anda bir siyasi söylem olarak değil ancak ve ancak Amerika'yı geri adım attırarak, Amerika'nın şu anda düzenlediği saldırılardan vazgeçmesini sağlayarak mümkün olabilecektir. Bu sebepledir ki şu anda biz İran'ın körfez ülkelerini hedef gözetmeksizin saldırılar düzenlediğini görüyoruz. İlk başta Amerikan üsleri hedef alırken şu anda çeşitli yerleşim yerleri ve toplumsal alanlar da aslında saldırıya uğramaktadır.”

“HERHANGİ BİR SALDIRININ GERÇEKLEŞECEĞİNİ ÖNGÖRMÜYORUM”

Körfez ülkelerinden İran'a yönelik herhangi bir saldırının gerçekleşeceğini öngörmediğini vurgulayan Dr. Şahin, “En azından şimdilik çünkü Körfez ülkeleri aslında savaşın doğrudan bir tarafı olmak istemiyorlar. Zaten Amerika'nın buradan saldırı düzenlemesini de uzunca bir süre istememişlerdi. Burada Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’inin buna belki de mecburiyetten göz yumduğunu görebiliriz. Şu anda gelinen noktada Körfez ülkeleri İran'la oluşabilecek muhtemel bir savaş riskinde daha fazla saldırıya uğrama riskini beraberinde gördüğü için bu Amerika'yla bir oluşum içerisine girmeyecektir diye düşünüyorum. Tabi savaşın seyri değişecektir. İran buraya saldırılarını eğer şiddetlendirirse o zaman Körfez'den farklı bir dönüş bekleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.  

“SAVAŞTAN ZİYADE SAVUNMAYI ÖNCELİYORLAR”

Dr. Şahin, şu an itibariyle Körfez’in kendi içerisinde ikiye ayrılmış durumda olduğunu aktarıp şunları söyledi, “Umman, Katar, Suudi Arabistan bir bölgedeyken Bahri'nin Kuvvet ve Birleşik Arap Emirlikleri biraz daha savaştan ve saldırılardan etkilenmeleri hasebiyle farklı bir pozisyon alabilirler. Zaten şu anda Amerika'nın bölgedeki askeri yığılması da bu üç ülkede. Dolayısıyla biz Körfez ülkelerinin toplu bir şekilde savaşa girmesini göremeyeceğiz. Böyle bir şey olmayacak. Örneğin Katar bu savaşa girmeyecek. Suudi Arabistan yine aynı şekilde bu savaşa girmek istemeyecek. Yani bölgede şayet bir Körfez ülkesi savaşa girecekse Amerika'nın desteğiyle bu ancak Amerika'nın üstlerinde yoğunlaşmış olan bölgelerde mümkün. Bu da Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt olabilir. Genel çerçeveden baktığımızda ben Körfez ülkelerinin savaştan ziyade şu anda savunmayı öncelediği ve bundan sonra da müzakere masası için Amerika'ya baskı kurduğu ve kuracağı düşüncesindeyim.”

KÖRFEZ ÜLKELERİNE YAPILAN SALDIRILARIN GEÇMİŞLE BAĞLANTISI

İran'ın bugün Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırıların geçmişle bağlantısını yorumlayan Dr. Şahin, “İran'ın aslında bugün körfez ülkelerine gerçekleştirdiği saldırılar geçmişle şu şekilde bağlı; biz özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'de İsrail Büyükelçiliklerini görüyoruz. Bahreyn'de ve Kuveyt'te yine Amerika'nın bölgeyi gözetleyen radarlarının olduğunu ve bu ülkelerin de aslında İran'a yönelik düzenlenecek saldırılarda aylar önce yeterli tepkiyi ve duruşu Amerika karşısında gösteremediklerini görüyoruz.” dedi. 

“KATAR SUUDİ ARABİSTAN VE UMMAN ABD’NİN BÖLGEDE MÜSLÜMAN İRAN’A SALDIRMASINI İSTEMEMEKTEYDİ” 

Katar, Suudi Arabistan ve Umman’ın biraz daha farklı bir pozisyon aldığını ve Körfezin böyle bir savaşa girmesini, dahil olmasını istememekle beraber Amerika'nın da bölgede Müslüman bir ülke olan İran'a saldırmasını desteklemediklerini hatırlatan Dr. Şahin, şunları söyledi, “Bunu da hem Amerika'ya hem İran'a hem de üçüncü taraflara net bir şekilde açıkladılar. Geçmişle bağlantı biraz daha Amerika'nın bölgede yığmış olduğu askeri güç ve bu yığdığı askeri gücün de aslında İran'a hedef aldığı endişesi ki bunu da bugün net bir şekilde görebiliyoruz.” 

“AMAÇ KÖRFEZ ÜLKELERİNDE AMERİKA’NIN VARLIĞINI ORTADAN KALDIRMAK”

Dr. Şahin, İran’ın amacının Körfez ülkelerinde Amerika’nın varlığını ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayıp, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Çünkü İran, Amerika’yı kendisine bir tehdit olarak görüyor. İsrail ile kendi başına başa çıkabileceğini düşüncesinde. Fakat Amerika’nın bölgede artan varlığı gittikçe İran’ı endişeye sürüklemiş durumda. İran zaten Körfez ülkelerinde istikrarsızlık oluşturarak, Amerika’nın da kendilerini savunmadığı düşüncesine onları iterek bir sebeple bu ülkelerden Amerika'nın varlığını çıkartmak ve Amerika’nın bölgeye aslında bir güvenlik mimarisi sunamadığını Körfez ülkelerine göstermek de istiyor diyebiliriz.”