GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER
İran’da 28 Aralık tarihinde ekonomik gerekçelerle başlayan protestolar, ülkede gittikçe yayılmaya başlıyor. Protestoların etkilerine ve yaşananlara ise dünyadan farklı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Peki İran'da son durum ne, Halk ne istiyor, Protestocuların içerisinde ajanların etkisi ve varlığı nedir, ABD Başkanı Donald Trump’ın, kendi ülkesindeki eylemleri görmezden gelip, İran’daki protestoculara destek vererek, hem İran ile ticaret yapan devletlere yüzde 25 gümrük vergisi kararı hem de bütün toplantılarını iptal edip “Yardımlar Yolda” açıklaması ne şekilde yorumlanmalı, ABD'nin İran'a olası saldırması durumunda İran nasıl bir karşılık verecek, İran'da son yaşananlar bağlamında rejim değişikliği olur mu? İran Araştırmacısı Ali Şahin, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.

“EKONOMİK SEBEPLERLE BAŞLADI SİYASİ TALEPLERİ İÇERİR HALE GELDİ”
İran’da 28 Aralık’ta başlayan protestoların üzerinden 20 günden fazla bir süre geçtiğini hatırlatan Ali Şahin, “Ekonomik sebeplerle ortaya çıkan protestolar kısa sürede siyasi talepleri de içerir hale geldi. Bununla birlikte kısa sürede ülkenin geneline hızlı bir şekilde yayıldı. Rejim protestoları sert bir güç kullanarak bastırıyor. Güvenlik güçlerinin silahlı müdahale ettiği ve tutuklamaların yaşandığı ifade ediliyor.” şeklinde konuştu.
“HABER ALMA NOKTASINDA SIKINTILAR YAŞANIYOR”
Ali Şahin, İran’da 8 Ocak’tan bu yana internetin devlet tarafından kesilmiş durumda olduğunu aktararak şunları kaydetti, “Bu noktada İran’dan haber alma konusunda oldukça sıkıntı çekilmektedir. Bunun yanı sıra ülkede iki haber ajansının yayın yaptığı ifade ediliyor. Ülkede on binlerce kişinin tutuklandığı iddia ediliyor. Ölü sayısında ise oldukça çelişkili rakamlar var. Reuters İranlı bir yetkiliye dayandırarak ölü sayısını 2000 kişi olduğunu iddia ederken, yurtdışında yayın yapan rejim muhalifi Iran International ise bu sayıyı 5000-6000 olarak ifade etmektedir. Bunun dışında ülkedeki internet erişimi sağlamak amacıyla Elon Musk ülkeye Starlink uyduları gönderdi. Ancak bu uydular da rejim tarafından pasifize edildi.”
“İRAN HALKI EKONOMİK REFAH VE SİYASAL ÖZGÜRLÜK İSTİYOR”
İran halkının uzun süreden beri istediği şeyin ekonomik refah ve siyasal özgürlük olduğunu anımsatan Ali Şahin, “Zira son yıllarda İran’a uygulanan ekonomik yaptırımlar, ülkenin ekonomisini ciddi bir şekilde etkilemiştir. Ülkede enflasyon artmış, İran riyali/tümeni değer kaybetmiş, hayat pahalılığı artmıştır. Bunun sonucunda halk gitgide fakirleşmiştir. Dahası ülke hızla işsizlik artmış ve gelir adaletsizliği meydana gelmiştir. Bu doğrultuda halk bununla mücadele edilmesini istemektedir.” ifadelerini kullandı.
“KÖKLÜ REFORMLARIN YAPILMASI TALEP EDİLİYOR”
Ali Şahin, İran’da son dönemlerde siyasal özgürlük alanının kısıtlandığının görüldüğünü belirterek, sözlerine şu satırları ekledi, “Bunun sonucunda 2022’de Mahsa Amini protestoları meydana gelmişti. Bu doğrultuda halk bireysel özgürlük alanı, köklü reformların yapılmasını talep etmektedir.”
“MOSSAD’IN İRAN’DAKİ VARLIĞI GİZLENMEYECEK KADAR AÇIK”
Her protesto hareketinde olduğu gibi İran’da yaşanan olaylarda da mutlaka provokatörler ve ajanların olduğuna dikkat çeken Ali Şahin, “Nitekim Mossad’ın İran’daki varlığı artık gizlenmeyecek kadar açıktır. Bunun yanı sıra ülkede rejim karşıtı örgütlerin hücreleri de mevcuttur. Bu doğrultuda bunların halkı galeyana getirdiği, bunlara bir takım ekonomik ve silah desteği verdiği sıkça konuşulan konulardır. Nitekim olayların bu denli hararetlenmesi başka türlü açıklanamaz.” değerlendirmesinde bulundu.
“TRUMP KENDİ ÜLKESİNDEKİ EYLEMLERİ GÜVENLİK MESELESİ OLARAK DEĞERLENDİRİRKEN…”
Ali Şahin, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesindeki protesto eylemlerini bir güvenlik meselesi olarak değerlendirirken, İran’daki protesto eylemlerini özgürlük hareketi olarak değerlendirmekte olduğunu hatırlatarak, “Bununla birlikte Trump İran’ı sürekli olarak bir tehdit olarak görmüş ve sınırlandırılması gerektiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte ikinci döneminde bu söylemine devam ederken diplomasi kapısını da kapatmamıştır. Ancak İran’dan nükleer zenginleştirmesini durdurmasını istemiş, füze programını da sınırlandırmasını istemiştir. Dahası 12 günlük İran-İsrail Savaşında da İran’ın nükleer tesislerini vurmuştur. Ancak tabiri caizse İran’a istediği anlaşmayı imzalatamamıştır.” diye konuştu.
“PSİKOLOJİK HARP VE ALGI YÖNETİMİNE GİRİŞMİŞTİR”
Trump’ın, son protesto eylemlerinde de İran halkına destek vererek rejimi zora sokmaya çalıştığını dile getiren Ali Şahin, sözlerine şu satırları ekledi, “Ayrıca gümrük vergisiyle birlikte çöken İran ekonomisine bir darbe daha vurmayı hedeflemiş ve halkı devlete karşı kışkırtmıştır. Bununla birlikte yardımların yolda olduğunu ifade ederek İran’a karşı psikolojik harp uygulamış ve algı yönetimine girişmiştir.”
“İRAN’A YÖNELİK SALDIRI SÖYLEMDEN İBARET GİBİ DURUYOR”
Ali Şahin, ABD’nin İran’a yönelik saldırısının söylemden ibaret gibi durduğunu belirterek, “Bununla birlikte Trump’ın idamlar olmaması durumunda askeri müdahale yapmayacağını söylemesi de ABD saldırısını zayıflatmaktadır. Nitekim ABD’nin İran’a yönelik saldırma niyeti biraz retorik gibi durmaktadır. Irak’tan, Afganistan’dan çekilen ABD tekrar Ortadoğu’ya girmek gibi bir niyetin bulunmadığı düşünülebilir.” dedi.
“ASYA-PASİFİK’TE ÇİN İLE MÜCADELEYE ODAKLI”
Asya-Pasifik’te Çin ile mücadeleye odaklanan Trump’ın, kendi bölgesindeki hakimiyete öncelik vereceğini vurgulayan Ali Şahin, sözlerini şu şekilde sürdürdü, “Bunu Venezuela meselesinde de net bir şekilde görmekteyiz. Bununla birlikte saldırsa dahi bu biraz aha sınırlı bir şekilde hava bombardımanı ya da deniz üzerinden gelebilir ve uzun sürmez. İran ise buna daha önce olduğu gibi bölgedeki ABD üslerini vurarak cevap verebilir. Nitekim Tahran yönetimi bunu kendisi de deklare etmiştir. Bununla birlikte her ne kadar çökse de var olan bir vekil aktörleri mevcuttur. Bu vekiller üzerinden saldırıda bulunabilir.”
“REJİM DEĞİŞİKLİĞİ BİRAZ ZOR”
Ali Şahin, İran’da son yaşananlar bağlamında rejim değişikliğinin biraz zor gözükmekte olduğunu dile getirerek, “İran tarihine baktığımız zaman devrimler genelde merkezden çevreye doğru yayılmıştır. Bu eylemlerde ise çevreden merkeze doğru yayılmaktadır. Bununla birlikte protesto eylemlerinde her kesimin talebi farklıdır. Etnik kimlik grupları arasında kopmak isteyenler olurken, rejim muhalifi kesim rejimin devrilmesini istemektedir. Öbür taraftan mevcut sorunların çözülmesini isteyen bir kesim mevcuttur. Diğer taraftan protestoları yönlendirecek ve kendi etrafında toplayacak karizmatik bir liderin bulunmamasıdır.” ifadelerine yer verdi.
“HUMEYNİ HER KESİMİ KENDİ ETRAFINDA TOPLAMIŞTI”
1979 İslam Devrimi’nde Humeyni Tudehcilerden, İslamcılara kadar her kesimi kendi etrafında topladığını anımsatan Ali Şahin, sözlerini şu şekilde sonlandırdı, “Diğer taraftan sokaklarda rejim değiştirecek kadar kalabalığın yoksun olduğu, halkı örgütleyen bir sendika parti yokluğu ve protesto hareketlerinin uzun sürerliliği zayıf gibi görünmektedir. Bu da İran’da rejim değişimini zorlaştırmaktadır.”