GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER
İşgalci İsrail’in soykırımcı Başbakanı Binyamin Netenyahu, Lübnan’a yönelik gerçekleştirilen kara saldırılarının ve işgalin genişletilmesi için talimat verdiğini duyurdu.
ŞAKİF KALESİ İŞGAL EDİLDİ
Ordu birliklerinin Lübnan'da Litani Nehri'nin kuzeyine geçtiğini ifade eden soykırımcı Netanyahu, tarihî Şakif Kalesi'nin bulunduğu stratejik öneme sahip tepelik alanı işgal ettiklerini de açıkladı.
BEN GVİR’DEN DAHİYE MAHALLESİNİN DÜMDÜZ EDİLMESİ ÇAĞRISI!
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yönelik misilleme saldırılarının ardından Netanyahu'ya seslenerek, Beyrut'un Dahiye mahallesinin dümdüz edilmesi çağrısında bulundu.
ATEŞKESE RAĞMEN 3 BİN 412 ÖLÜ 10 BİN 269 YARALI VAR!
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son açıklamaya göre ise İşgalci İsrail, 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen; 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda 3 bin 412 kişiyi katlederken, 10 bin 269 kişinin de yaralanmasına neden oldu.
LÜBNAN’A KARA HAREKÂTINDA SON DURUM
Peki işgalci İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında son durum ne, Soykırımcı Netenyahu Lübnan'a kara harekâtı ve işgalin genişletilmesi talimatı ile neyi hedefliyor? İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tuba Yıldız, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.
KONTROL ALANINI DARALTAN HAMLE!
Şakif kalesinin İsrail ordusu tarafından işgal edilmesinin; stratejik karşılığının bölgenin bir gözlem noktası olmasıyla ilintili olduğunu belirten Dr. Tuba Yıldız, “Nitekim kalenin bulunduğu yer bir tepe noktasına işaret ediyor. Kale İsrail sınırına 10 kmlik bir mesafede ve İsrail’in Celile bölgesini ve Hizbullah’ın ana kontrol noktalarından biri olan Nebatiyye bölgesini gözlemlemek açısından öneme sahip. Bu durum Hizbullah’ın kontrol alanının daralması anlamına da geliyor.” ifadelerini kullandı.
“SAHADAKİ KARŞILIK ŞİMDİLİK TAHMİN EDİLEN KADAR GÜÇLÜ DEĞİL”
Dr. Yıldız, Hizbullah’ın devam eden operasyonlarına bakıldığında ise kalenin işgalinin sahadaki karşılığının şimdilik tahmin edilen kadar güçlü olmadığını vurgulayıp, ilerleyen günlerde Hizbullah’ın sahadaki etkinliğinin kalenin işgalinin kalıcıolup olmadığını belirleyeceğini aktardı.
“İSRAİL’İN SALDIRGAN TAVRININ DURMASI GEREKTİĞİNİ ÖNCELİYOR”
Tel Aviv’in, işgalin genişletilmesi söylemiyle Lübnan üzerindeki baskısını artırmak istediğini dile getiren Dr. Yıldız, “Zira Dahiye saldırılarının yeniden başlayacak olması; Lübnan’daki iç gerilimin tırmanması anlamına gelecek. İsrail’in Lübnan hükümetiyle yaptığı sözde ateşkes anlaşmasını Hizbullah’ın saldırılarını bahane göstererek ihlal etmesi, Lübnan devletiyle Hizbullah’ı karşı karşıya getirmek amacını taşıyor. Netanyahu’nun amacı Lübnan’ın diplomasi üzerinden anlaşma sağlaması çabasının Hizbullah tarafından engellendiğini göstermek. Ancak İsrail saldırılarına bakıldığında 16 ve 23 Nisan’daki ateşkes anlaşmasının sembolik olduğu da ortada. Lübnan hükümeti de bunun farkında ve İsrail’in saldırgan tavrının durması gerektiğini önceliyor.” şeklinde konuştu.
“1982-2000 ARASINDAKİ İŞGAL ŞARTLARI İLE ŞİMDİKİ ŞARTLAR AYNI DEĞİL”
Dr. Yıldız, Lübnan’daki siyasi karar alıcıların, Hizbullah silahları konusundaki tavrını değiştirmemiş olsa da İsrail’in 18 yıllık işgal geçmişini de unutmadığını dile getirip, “Bu nedenle de işgal genişler ancak İsrail yine de Lübnan’da arzuladığı iç savaşı bu taktikle sağlayamaz. Bu durum Lübnan’da hiçbir şekilde iç savaşın çıkmayacağı anlamına da gelmiyor elbet. Ancak 1982-2000 arasındaki işgal şartları ile şimdiki şartlar aynı değil. Buna dikkat etmek gerekiyor.” şeklinde sözlerini sonlandırdı.