GÖKHAN EREK / ÖZEL HABER - Ukrayna-Rusya arasındaki savaşta beşinci yıla girilirken; tarafların karşılıklı saldırıları ve kayıpları devam ediyor.
NATO ÜYESİ ÜLKELER VE AB’DEN UKRAYNA’YA DESTEK
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) 7-8 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye'de gerçekleşen zirvesinin ardından Ukrayna'nın, Rusya ile yaptığı savaşa destek olmak amacıyla 70 milyar euro (80 milyar dolar) yardım sözü vermesi, son olarak Avrupa Birliği’nin (AB), Ukrayna'nın hava savunma sistemleri, füzeler, mühimmat ve radar alımları için 6,1 milyar avroluk finansmanı onaylaması NATO ve AB’nin Ukrayna’ya desteğini bir kez daha gözler önüne serdi.
İNGİLİZ VE FRANSIZ ORTAKLIĞINDA ÜRETİLEN ROKET TEKNOLOJİSİ UKRAYNA’DA
Başbakan seçildikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini Ukrayna’ya yapan İngiltere Başbakanı Andy Burnham ise İngiltere'de Storm Shadow, Fransa'da Scalp ismiyle üretilen uzun menzilli roket teknolojisini Ukrayna’ya teslim etti. Ukrayna, yaşanan gelişme ile artık yurtdışından teslim almak yerine kendisi üretebilme imkanını da kavuştu.
BURNHAM: UKRAYNA’NIN GÜVENLİĞİ BİZİM GÜVENLİĞİMİZDİR
Başbakan Burnham’ın, Ukrayna ziyareti öncesi yaptığı "Ukrayna'nın güvenliği bizim güvenliğimizdir.” açıklaması ise dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI’NDA CEPHENİN İNGİLTERE’YE GENİŞLEME OLASILIĞI

Peki Ukrayna-Rusya Savaşı İngiltere mi sıçrayacak, İngiltere’nin Ukrayna’ya uzun menzilli roket üretme teknolojisini teslim etmesi ne şekilde yorumlanmalı, Başbakan Burnham’ın “Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizdir.” açıklaması ne anlama geliyor, Rusya’nın, İngiltere’ye cevabı ne şekilde olacak? Kırıkkale Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Suna Özcan, Yeni Birlik Gazetesi’ne değerlendirdi.
“UKRAYNA’YA YALNIZCA SİLAH VE MÜHİMMAT SAĞLAYAN AKTÖRLER OLMAKTAN ÇIKIYORLAR”
Bugün için Rusya ile İngiltere arasında doğrudan konvansiyonel bir savaş ihtimalinin düşük olduğunu aktaran Doç. Dr. Merve Suna Özcan, “Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir eşik değişimi var. Batılı aktörler, özellikle Gönüllüler Koalisyonu çerçevesinde, artık Ukrayna’ya yalnızca silah ve mühimmat sağlayan aktörler olmaktan çıkıyor. Son toplantının hemen ardından İngiltere’nin uzun menzilli füze üretimine ilişkin sınıflandırılmış teknik bilgilerin Ukrayna ile paylaşılmasının önünü açması bence bu açıdan dikkatle okunması gereken bir gelişme oldu.” ifadelerini kullandı.
“YAŞANAN GELİŞMELERE HUKUKİ BİR AYRIM YAPMAK GEREKİR”
Doç. Dr. Özcan, yaşanan gelişmelere hukuki bir ayrım yapmak gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
“İngiltere hukuken Rusya ile savaş halinde değil. Ancak Moskova’nın tehdit algısı açısından mesele giderek daha farklılaşıyor. Çünkü Rusya artık karşısında yalnız Batı tarafından silahlandırılan bir Ukrayna değil; Batılı teknoloji, üretim kapasitesi, istihbarat ve savunma sanayii altyapısıyla giderek daha fazla bütünleşen bir Ukrayna görüyor.”
“AVRUPA FARKLI BİR ARAYIŞA YÖNELDİ”
2022-2024 yılları arasında Avrupalı aktörlerin, özellikle İngiltere ve Fransa’nın, Ukrayna’ya ağırlıklı olarak silah ve mühimmat tedarik eden aktörler olarak öne çıktıklarını hatırlatan Doç. Dr. Özcan, “Ancak 2025 itibarıyla önemli bir kırılma ortaya çıktı. Rusya’ya uygulanan yaptırımların savaşı sona erdirmeye yetmemesi ve verilen askerî desteğe rağmen sahada Rusya karşısında belirgin üstünlük kurabilen bir Ukrayna ordusunun ortaya çıkmaması, Avrupa’yı farklı bir arayışa yöneltti.” şeklinde konuştu.
AMAÇ: UKRAYNA’DA YEREL ÜRETİM / MONTAJ HATLARININ KURULMASI
Doç. Dr. Özcan, 2026 ile yeni bir aşamaya geçildiğini artık meselenin silahı Ukrayna’ya göndermek olmadığını, üretim bandını Ukrayna’da çalıştırmak olduğunu vurgulayıp, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Üstelik bu üretim bandında Avrupa teknolojisi olacak. İngiltere ve Fransa’nın attığı son adımlar bu nedenle son derece önemli. Burada küçük ama önemli bir teknik ayrım yapmak gerekir: İngiltere Ukrayna’ya bir füzenin bütün planlarını doğrudan teslim etmiyor; SCALP füzesindeki İngiliz menşeli bileşenlere ilişkin sınıflandırılmış teknik bilgileri paylaşma durumu sözkonusu. Çünkü SCALP/Storm Shadow zaten Fransız-İngiliz ortak teknolojisine dayanıyor ve amaç Ukrayna’da yerel üretim/montaj hatlarının kurulması olacaktır.”
“YAŞANANLARI 2006’DAN BAŞLAYAN GÜVENLİK HAFIZASINDAN OKUMAK GEREKİR”
Başbakan Burnham’ın, Ukrayna’nın güvenliğinin kendi güvenlikleri olduğuna dair açıklamasını yorumlayan Doç. Dr. Özcan, “2006’daki Aleksandr Litvinenkosuikastından bu yana İngiltere-Rusya ilişkilerinde giderek derinleşen bir güven bunalımı ortaya çıktı. O günden bu yana İngiltere’nin Rusya konusunda neden Avrupa’nın en sert aktörlerinden biri olduğunu anlamak için 2022’den değil, en azından 2006’dan başlayan bu güvenlik hafızasından okumak gerek. Ukrayna savaşı ise bu tarihsel güvensizliği çok daha geniş bir jeopolitik çerçeveye taşıdı.” dedi.
“YARDIMLAR VE TEKNOLOJİ AKTARIMI LONDRA İÇİN KENDİ GÜVENLİK HATTINI ÇİZMESİ DEMEK”
Doç. Dr. Özcan, Londra’nın bugün Ukrayna’yı yalnızca savunulması gereken bir ülke olarak değil, Avrupa güvenlik mimarisinin doğudaki ileri hattı olarak gördüğünün altını çizerek, şunları ifade etti:
“Tam bu noktada İngiltere ile Baltık ülkeleri arasındaki savunma ilişkisine bakmak gerekiyor. Çünkü bu ilişki yalnızca siyasi dayanışmadan ibaret değil. Nitekim bugün Ukrayna'daki savaş tecrübesinin doğrudan Baltık savunma mimarisine aktarıldığını söylemek yanlış olmaz. Esasında, yardımlar ve teknoloji aktarımı Londra için aslında kendi güvenlik hattını çizmesi demek.”
“MODERN SAVAŞLARDA KARŞILIK VERMENİN TEK YOLU TANKLA UÇAKLA VE FÜZEYLE SALDIRMAK DEĞİLDİR”
İngiltere ile Rusya arasında doğrudan savaş ihtimalinin düşük olmasının; İngiltere’nin Rus karşılıklarından tamamen muaf olduğu anlamına gelmeyeceğini belirten Doç. Dr. Özcan, “Modern savaşlarda karşılık vermenin tek yolu tankla, uçakla veya füzeyle saldırmak değildir. Ukrayna savaşı boyunca siber operasyonlardan sabotaja, dezenformasyondan istihbarat faaliyetlerine, kritik altyapı üzerindeki baskıdan ekonomik ve deniz alanındaki mücadeleye kadar hibrit savaşın her boyutunu gördük ve hâlâ görüyoruz.” diye konuştu.
“RUSYA-İNGİLTERE REKABETİNİN KRİTİK DENİZ ALTYAPISI ÇEVRESİNDE SERTLEŞMESİ ŞAŞIRTICI OLMAZ”
İngiltere’nin, Ukrayna savaşındaki angajmanı derinleştikçe Moskova’nın, Londra’ya maliyet üretmek için NATO’nun 5. Maddesini tetiklemeden hangi araçlara başvuracağının, asıl sınırları belirleyeceğini dile getiren Doç. Dr. Özcan, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Hemen eklemek gerekir ki İngiltere, Rus gölge filosuna son günlerde daha fazla baskı uygulamakta. Londra yüzlerce Rus bağlantılı gemiyi yaptırım kapsamına aldı. Dolayısıyla Rusya-İngiltere rekabetinin Baltık Denizi, Kuzey Denizi ve kritik deniz altyapısı çevresinde sertleşmesi şaşırtıcı olmaz.”