Yeni Birlik Gazetesi Sağlık 7 ay boyunca tek koluyla yaşama tutundu: Basit bir ağrı sanmıştı, hayatını kısıtlayan hastalıkla yüzleşti

7 ay boyunca tek koluyla yaşama tutundu: Basit bir ağrı sanmıştı, hayatını kısıtlayan hastalıkla yüzleşti

Yapılan tetkikler sonucunda, omuz eklemi kapsülünün sertleşmesiyle karakterize olan "donuk omuz sendromu" teşhisi konulan Harmancı, uygulanan girişimsel tedaviyle yeniden hareket kabiliyetine kavuştu.

İzmir'de yaşayan 57 yaşındaki Kadriye Harmancı, uzun süredir ihmal ettiği omuz ağrılarının günlük rutinlerini imkansız hale getirmesiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda, omuz eklemi kapsülünün sertleşmesiyle karakterize olan "donuk omuz sendromu" teşhisi konulan Harmancı, uygulanan girişimsel tedaviyle yeniden hareket kabiliyetine kavuştu.

Gündelik işlerini yaparken zorlanan, saçını taramakta veya kıyafetlerini giymekte güçlük çeken hastalar için kabusa dönüşebilen donuk omuz sendromu, genellikle küçük travmaların veya tedavi edilmemiş omuz problemlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Geceleri artan ağrılarla uyku düzeni bozulan ve kolunu kaldırmakta ciddi güçlük çeken Kadriye Harmancı, yaşadığı süreci şu sözlerle özetledi: "Daha önce benzer bir durumu diğer omzumda yaşamıştım, fizik tedaviyle geçmişti. Ancak bu kez evde uyguladığım egzersizler sonuç vermedi. Kolumu kaldıramaz, dolaba uzanamaz hale gelmiştim. Tek elimle hayatımı idame ettirmek zorunda kalmıştım."

Ultrason rehberliğinde uygulanan tedavi

Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, hastanın durumunu değerlendirerek ultrason eşliğinde hedefe yönelik bir girişimsel tedavi planladı. Uygulanan işlem sayesinde eklem aralığında rahatlama sağlandığını belirten Prof. Dr. Şendur, hastanın kol hareket açıklığında belirgin bir iyileşme gözlendiğini ifade etti.

Donuk omuz bir sonuçtur

Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, donuk omuzun genellikle başka bir omuz rahatsızlığının ilerlemesiyle geliştiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu hastalık bir anda ortaya çıkmaz; genellikle ihmal edilmiş omuz sıkışmaları veya küçük zorlanmaların bir sonucudur. Omuzun uzun süre hareketsiz kalması, kapsülün kalınlaşmasına ve eklemin kilitlenmesine neden olur. Hastalar temel kişisel bakımlarını dahi yapamayacak noktaya gelebilir."

Fizik tedavinin önemi

Girişimsel tedavinin yalnızca ilk adımı oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şendur, "İşlem sonrası omuz çevresindeki kasların güçlendirilmesi şarttır. Düzenli fizik tedavi ve doğru egzersiz programı uygulanmazsa, eklem yeniden işlev kaybına uğrayabilir. Tedavideki temel hedefimiz, hastayı sadece ağrısız bir yaşama değil, fonksiyonel hareket kabiliyetine yeniden kavuşturmaktır" dedi.

Uzmanlar, omuz ağrılarının geçici bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini, özellikle hareket kısıtlılığı başladığında vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmasının kalıcı hasarları önlemede kritik rol oynadığını belirtiyor.