Gıdalarda oluşan küf yalnızca görüntü ve tat bozukluğuna neden olmuyor, bazı durumlarda ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor. Uzmanlar, özellikle belirli küf türlerinin ürettiği aflatoksin adlı toksik maddelerin uzun süre maruz kalınması halinde karaciğer ve böbrek hastalıklarıyla ilişkilendirildiğini belirtiyor. Bu nedenle küflü gıdaların tüketimi konusunda dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.
Gıda güvenliği uzmanlarına göre özellikle uygun koşullarda saklanmayan tahıllar, kuruyemişler ve bazı gıda ürünlerinde gelişen küfler, gözle görülenden çok daha büyük bir alana yayılabiliyor. Bu nedenle yalnızca küflü kısmın temizlenmesi her zaman güvenli bir çözüm olarak kabul edilmiyor.
Aflatoksin nedir?
Aflatoksin, bazı küf türlerinin ürettiği doğal toksik maddeler arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre özellikle Aspergillus türü küfler; nemli tahıllar, kuruyemişler ve benzeri gıdalarda aflatoksin oluşturabiliyor. Bu toksinlere uzun süre maruz kalınmasının karaciğer kanseri başta olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiği belirtiliyor.
Bu nedenle gıdalarda oluşan küfün yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Küflü gıdalar kansere neden olur mu?
Uzmanlar, her küf türünün aflatoksin üretmediğini ancak aflatoksin oluşturan küflerin uzun süreli maruziyet durumunda ciddi sağlık riskleri taşıyabileceğini belirtiyor.
Araştırmalar, özellikle yüksek miktarda ve uzun süre aflatoksine maruz kalınmasının karaciğer ve böbrek hastalıklarıyla ilişkilendirildiğini gösteriyor.
Bu nedenle küflü ürünlerin tüketilmesi yerine güvenli olmayan gıdaların tamamen imha edilmesi öneriliyor.
Küflü ekmek neden tamamen atılmalı?
Uzmanlara göre ekmek gibi gözenekli yapıya sahip gıdalarda küf yalnızca görünen yüzeyde bulunmuyor.
Küf kökleri ürünün iç kısımlarına kadar ilerleyebildiği için yalnızca küflü bölümün kesilmesi yeterli kabul edilmiyor.
Bu nedenle küflenmiş ekmeğin tamamının atılması gerektiği belirtiliyor.
Ancak bayatlamış fakat küflenmemiş ekmeklerin galeta unu veya kruton yapımında değerlendirilebileceği ifade ediliyor.
Hangi küflü gıdalar tüketilmemeli?
Uzmanlar, özellikle su oranı yüksek ve yumuşak yapıya sahip ürünlerde küfün hızla yayıldığını belirtiyor.
Tamamının atılması önerilen ürünler arasında:
Küflü ekmek
Yumuşak peynirler
Sürülebilir peynirler
Domates
Şeftali
Salatalık
Küflenmiş reçeller
Küflenmiş soslar
yer alıyor.
Reçel ve soslarda yalnızca üstteki küflü tabakanın alınmasının yeterli olmayabileceği, görünmeyen toksinlerin ürünün diğer bölümlerine de yayılabileceği vurgulanıyor.
Hangi gıdalarda küflü bölüm temizlenebilir?
Bazı sert yapılı gıdalarda risk daha düşük olabiliyor.
Uzmanlara göre;
Çedar peyniri
Parmesan peyniri
gibi sert peynirlerde küflü bölüm geniş bir alanla birlikte kesilerek kalan kısmın tüketilebileceği belirtiliyor.
Aynı şekilde havuç ve lahana gibi sert sebzelerde küçük küflü alanların temizlenmesinin ardından kalan kısmın kullanılabileceği ifade ediliyor.
Bununla birlikte her durumda ürünün genel durumu dikkatle değerlendirilmeli ve yoğun küf oluşmuş gıdalar tüketilmemeli.
Küf oluşumu nasıl önlenir?
Uzmanlar, doğru saklama koşullarının küf oluşumunu önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.
Bunun için şu öneriler sıralanıyor:
Gıdaları kuru ve temiz ortamlarda muhafaza edin.
Buzdolabında hava almayan kaplar kullanın.
Yeşillikleri kâğıt havlu ile saklayın.
Nemli ortam oluşmasını önleyin.
Küflenmeye başlayan ürünleri diğer gıdalardan uzaklaştırın.
Doğru saklama yöntemleri sayesinde hem gıdaların raf ömrünün uzatılabileceği hem de küf oluşumunun azaltılabileceği ifade ediliyor.