Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Aziz Sancar glioblastoma beyin tümörünü yok etti mi, klinik çalışmalar Türkiye’de mi yapılacak?

Aziz Sancar glioblastoma beyin tümörünü yok etti mi, klinik çalışmalar Türkiye’de mi yapılacak?

Prof. Dr. Aziz Sancar glioblastoma beyin tümörünü farelerde yok etti mi? Klinik çalışmalar Türkiye’de mi yapılacak? İşte Orhan Bursalı röportajı ve tüm detaylar.

MUHABİR: Gökhan Erek

Dünyanın en ölümcül beyin tümörlerinden biri olarak bilinen glioblastoma üzerine yapılan yeni bir çalışma, bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Nobel Kimya Ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, fare deneylerinde glioblastoma tümörünü tamamen ortadan kaldırmayı başardıklarını açıkladı. Sancar’ın, klinik çalışmaları Türkiye’de gerçekleştirme isteği ise hem bilim çevrelerinde hem de kamuoyunda heyecan yarattı.

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, Prof. Dr. Aziz Sancar ile yaptığı yeni röportajda, çalışmanın detaylarını ve bundan sonraki süreci gündeme taşıdı. Sancar’ın açıklamaları, yalnızca bilimsel başarıyı değil, Türkiye’nin klinik araştırmalardaki rolünü de yeniden tartışmaya açtı.

Prof. Dr. Aziz Sancar glioblastoma beyin tümörü çalışmasında neyi başardı?

Prof. Dr. Aziz Sancar ve ekibinin yürüttüğü araştırmada, glioblastoma beyin tümörü fare modellerinde hedef alınarak tamamen yok edildi. Glioblastoma, hızlı ilerlemesi ve tedaviye dirençli yapısıyla bilinen, ölüm oranı son derece yüksek bir beyin tümörü türü olarak tanımlanıyor.

Sancar’ın laboratuvarında geliştirilen yöntem, tümör hücrelerinin biyolojik saat mekanizmalarıyla ilişkisini hedef alıyor. Bu yaklaşım, klasik kemoterapi ve radyoterapiden farklı olarak, kanser hücrelerinin zayıf noktalarına odaklanmasıyla dikkat çekiyor. Fare deneylerinden elde edilen sonuçlar, bilim dünyasında “çığır açıcı” olarak nitelendiriliyor.

Glioblastoma klinik çalışmaları Türkiye’de mi yapılacak?

En çok merak edilen sorulardan biri, klinik çalışmaların nerede yapılacağı oldu. Orhan Bursalı’nın yönelttiği bu soruya yanıt veren Prof. Dr. Aziz Sancar, sürecin hem ABD’de hem de Türkiye’de yürütülebileceğini ifade etti.

Sancar, Türkiye’deki kurumların konuya ciddi ilgi gösterdiğini vurgulayarak şu bilgiyi paylaştı:
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB (Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı), klinik araştırmaların Türkiye’de yapılabilmesi için istekli olduklarını kendilerine iletti.

Bu açıklama, Türkiye’nin ileri düzey kanser araştırmalarında aktif rol alabileceğine dair umutları güçlendirdi. Klinik aşamaya geçilmesi halinde, uluslararası standartlarda denek seçimi ve etik kurulların onayıyla ilerlenmesi bekleniyor.

Prof. Dr. Aziz Sancar denek seçimi ve başvurular hakkında ne söyledi?

Çalışmanın kamuoyuna yansımasının ardından, denek olmak isteyen çok sayıda hasta ve hasta yakını olduğu biliniyor. Bu konuda da net konuşan Prof. Dr. Aziz Sancar, klinik deneylerin rastgele değil, bilimsel kriterlere göre yapılacağını belirtti.

Klinik çalışmaların, önce güvenlik ve doz aşamalarını kapsayan erken fazlarla başlayacağı, daha sonra geniş hasta gruplarına açılabileceği ifade ediliyor. Sancar, bu sürecin aceleye getirilemeyeceğini ve uluslararası kurallara uygun şekilde ilerlemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

Glioblastoma araştırmasında iki Türk bilim insanının rolü ne oldu?

Prof. Dr. Aziz Sancar, çalışmanın başarısında iki genç Türk bilim insanının katkısına ayrıca dikkat çekti. Hümeyra Kaanoğlu ve Yasemin Akyel, deneylerin büyük bölümünü bizzat yürüten isimler arasında yer aldı.

Hümeyra Kaanoğlu, Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu. Fulbright Prof. Aziz Sancar Doktora Bursu ile doktora eğitimini sürdüren Kaanoğlu’nun, Haziran 2026’da mezun olduktan sonra Harvard Üniversitesi Dana-Farber Cancer Center bünyesinde doktora sonrası araştırmalar yapacağı belirtildi.

Yasemin Akyel ise İstanbul Eczacılık Fakültesi mezunu. Türkiye’de sirkadiyen saat üzerine önemli çalışmalar yürüten Prof. Dr. Alper Okyar’ın grubunda görev alan Akyel, Sancar’ın laboratuvarına TÜBİTAK Aziz Sancar Bursu ile katıldı. Prof. Dr. Sancar, bu iki bilim insanı olmasaydı çalışmanın birkaç yıl daha sürebileceğini açıkça dile getirdi.

Prof. Dr. Aziz Sancar’ın açıklamaları neden bu kadar önemli?

Prof. Dr. Aziz Sancar’ın glioblastoma beyin tümörü üzerine yaptığı açıklamalar, yalnızca bir bilimsel başarıyı değil, aynı zamanda Türkiye’nin bilimsel potansiyelini de gözler önüne seriyor. Klinik çalışmaların Türkiye’de yapılma ihtimali, hem hastalar hem de genç araştırmacılar için yeni bir umut anlamına geliyor.

Fare deneylerinden insan çalışmalarına geçiş sürecinin uzun ve titiz olduğu bilinse de, bu gelişme glioblastoma tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek nitelikte görülüyor.