Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Baharın gelişi göz sağlığını tehdit ediyor: Kaşıntı ve kızarıklığa karşı uzmanından kritik uyarılar

Baharın gelişi göz sağlığını tehdit ediyor: Kaşıntı ve kızarıklığa karşı uzmanından kritik uyarılar

Bahar ayları, doğadaki canlılığın artmasıyla birlikte polenlerin rüzgâr aracılığıyla geniş alanlara yayılmasına neden oluyor. Medical Park Ordu Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr.

Doğanın uyanışıyla birlikte artan polen yoğunluğu, özellikle alerjik bünyeye sahip bireyler için göz sağlığı açısından zorlu bir dönemi beraberinde getiriyor.

Bahar ayları, doğadaki canlılığın artmasıyla birlikte polenlerin rüzgâr aracılığıyla geniş alanlara yayılmasına neden oluyor. Medical Park Ordu Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nükhet Zaim, bu dönemde gözlerde meydana gelen alerjik reaksiyonların yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebileceğine dikkat çekiyor.

Bağışıklık sisteminin polen, ev tozu veya hayvan tüyü gibi maddeleri birer tehdit olarak algılaması sonucu ortaya çıkan göz alerjisi; kızarıklık, yanma ve batma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Opr. Dr. Zaim, özellikle açık havada vakit geçirenlerin bu alerjenlere daha fazla maruz kaldığını belirterek, hava kirliliği ve iklim değişikliklerinin de bu süreci tetiklediğini vurguluyor.

Alerji ve Enfeksiyon Ayrımına Dikkat

Gözdeki şikayetlerin kaynağını doğru belirlemek tedavi süreci için büyük önem taşıyor. Alerjik durumlarda genellikle her iki gözde birden görülen berrak ve sulu bir akıntı ile şiddetli kaşıntı ön plana çıkıyor. Enfeksiyon kaynaklı rahatsızlıklarda ise durum daha farklı seyrediyor. Enfeksiyonlarda gözlerde çapaklanma, sarı-yeşil renkli yoğun akıntı ve göz kapaklarının birbirine yapışması gibi belirtiler gözlemleniyor. Ayrıca enfeksiyonlar genellikle tek bir gözde başlayıp diğerine sıçrama eğilimi gösteriyor.

Dijital Yorgunluk ve Klima Etkisi

Günlük alışkanlıkların göz sağlığı üzerindeki etkilerine değinen Opr. Dr. Zaim, modern yaşamın getirdiği bazı faktörlerin alerjik şikayetleri körüklediğini belirtiyor. Uzun süre ekran karşısında kalmak, kuru hava ve klima kullanımı göz yüzeyindeki nem dengesini bozarak tahrişi artırıyor. Çocuklar ve genç erişkinler ile astım veya egzama gibi kronik alerjik rahatsızlıkları olan bireyler, bu dönemde risk grubunda yer alıyor.

Tedavi Yöntemleri ve Lens Kullanımı

Tedavi planlaması, hastanın yaşadığı şikayetlerin şiddetine göre uzman hekim tarafından belirleniyor. Antihistaminik ilaçlar ve antialerjik damlalar belirtilerin kontrol altına alınmasında temel rol oynarken, suni gözyaşı damlaları göz yüzeyinin temizlenmesine yardımcı oluyor. Kontakt lens kullananlar için ise bu dönemde daha dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Opr. Dr. Zaim, alerji süresince lens kullanımına ara verilmesini veya günlük kullan-at lenslerin tercih edilmesini öneriyor.

Korunmak İçin Basit Ama Etkili Adımlar

Göz alerjisiyle mücadelede yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler büyük fark yaratabiliyor. Polen yoğunluğunun zirve yaptığı sabah saatlerinde dışarı çıkmamaya özen gösterilmesi, dışarıda güneş gözlüğü kullanılması ve eve dönüldüğünde yüz ile göz çevresinin yıkanması tavsiye ediliyor. Ayrıca ellerle gözleri ovuşturmak, enfeksiyon ve tahriş riskini artırdığı için kesinlikle kaçınılması gereken bir alışkanlık olarak öne çıkıyor. Şikayetlerin geçmemesi, görme kalitesinde düşüş veya şiddetli ağrı gibi durumlarda ise vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması hayati önem taşıyor.