Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, Kurban Bayramı'nda değişen beslenme alışkanlıklarının sindirim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerine karşı vatandaşları uyararak, porsiyon yönetimi ve pişirme teknikleri konusunda kritik tavsiyelerde bulundu.
Kurban Bayramı'nın gelmesiyle birlikte sofralardaki et miktarının artması, metabolizma üzerinde beklenmedik baskılar oluşturabiliyor. Bayram boyunca düzensizleşen öğün saatleri ve porsiyonlardaki kontrolsüz artış, mide-bağırsak sorunlarını ve hızlı kilo alımını tetikleyebiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayramın tadını çıkarırken sağlığı korumanın mümkün olduğunu belirtiyor.
Etin dinlendirilmesi sindirimi kolaylaştırıyor
Yeni kesilen etlerin tüketilmesinde acele edilmemesi gerektiğini vurgulayan Osanmaz, etin sindirim sürecine dair önemli bir detaya dikkat çekiyor. Kesimden hemen sonra tüketilen etlerin sindirim sistemini zorladığını belirten uzman isim, etin en az 12 ila 24 saat boyunca dinlendirilmesinin hem lezzet hem de sindirilebilirlik açısından çok daha sağlıklı bir tercih olacağını ifade ediyor.
Sebze ve lifli gıdalarla dengeyi kurun
Yüksek proteinli et tüketiminin vücutta yağ depolanmasını hızlandırabileceği uyarısında bulunan Osanmaz, porsiyon kontrolünün önemine değiniyor. Etin yanında mutlaka lif oranı yüksek sebzeler ve salatalara yer verilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Osanmaz, bu besinlerin tokluk hissini artırarak sindirimi desteklediğini ve kilo kontrolüne yardımcı olduğunu belirtiyor.
Pişirme yöntemlerinde sağlıklı tercihler
Bayram sofralarında hazırlanan yemeklerin pişirme şekli, besin değerini doğrudan etkiliyor. Kızartma ve kavurma gibi ağır yöntemlerden kaçınılması gerektiğini savunan Osanmaz; haşlama, ızgara veya fırınlama tekniklerinin tercih edilmesini öneriyor. Tatlı seçiminde ise şerbetli ve ağır seçenekler yerine, sindirimi daha hafif olan sütlü veya meyveli tatlıların ön planda tutulması gerektiğini hatırlatıyor. Küçük beslenme disiplinleriyle bayramın hem keyifli hem de sağlıklı geçebileceğinin altını çizen Osanmaz, dengeli bir öğün düzeninin önemini bir kez daha vurguluyor.