Yeni Birlik Gazetesi Sağlık Bedensel Ağrıların Kaynağı Ruhsal Olabilir mi, Geçmeyen Ağrılar Psikolojik mi?

Bedensel Ağrıların Kaynağı Ruhsal Olabilir mi, Geçmeyen Ağrılar Psikolojik mi?

Bedensel ağrıların kaynağı ruhsal olabilir mi? Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, psikolojik sebepler ve psikoterapi desteği ile ağrıların nasıl çözümlenebileceğini açıkladı.

Geçmeyen bedensel ağrılar her zaman fiziksel bir hastalığın işareti olmayabilir. Medicana Bursa Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Başak Mutlu, beden ve zihnin bir bütün olduğunu vurgulayarak bazı ağrıların psikolojik sebeplerden kaynaklanabileceğini belirtti. Yapılan tetkiklerde fiziksel bir neden bulunamayan uzun süreli ağrılarda ruhsal etkenlerin göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekti. Peki bedensel ağrıların kaynağı ruhsal olabilir mi, psikoterapi desteği ağrıların çözümünde nasıl bir rol oynar?

Bedensel Ağrıların Kaynağı Ruhsal Olabilir mi? Psikolojik Sebepler Ağrıya Yol Açar mı?

Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu’ya göre zihin ve beden birbirinden ayrı düşünülemez. Bedensel bir hastalık psikolojiyi etkileyebildiği gibi, ruhsal problemler de bedende çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir.

Özellikle doktora başvurulmasına rağmen tıbbi bir neden bulunamayan ağrılarda psikolojik sebepler gündeme gelebiliyor. Mutlu, fizyolojik bir açıklama getirilemeyen kronik ağrıların kökeninde iç çatışmaların ve bastırılmış duyguların yer alabileceğini ifade ediyor.

“Beden duygusal acıyı dışa vurur” diyen Mutlu, kişinin kelimelerle ifade edemediği ruhsal yüklerin zamanla fiziksel belirtiler şeklinde ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Bu durum, bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor.

Zihin ve Beden İlişkisi Nedir? Ruhsal Problemler Bedende Nasıl Dışa Vurulur?

Psikoloji alanında uzun süredir kabul edilen görüşe göre zihin ve beden bir bütün olarak çalışır. Yoğun stres, kaygı, travmatik deneyimler veya çözülmemiş duygusal sorunlar; baş ağrısı, mide problemleri, kas ağrıları ya da genel vücut ağrıları şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Başak Mutlu, ağrının bazen aile ilişkilerini, sosyal hayatı ve iş yaşamını olumsuz etkileyebilecek düzeye ulaşabildiğini söylüyor. Günlük rutinlerin sürdürülememesi, kişinin hareket alanını daraltabiliyor ve yaşam doyumunu azaltabiliyor.

Bu süreçte bireylerde çaresizlik hissi gelişebiliyor. Ancak uzmanlara göre psikolojik sebeplerden kaynaklanan ağrılar da diğer ağrılar kadar gerçek ve tedavi edilebilir nitelikte.

Psikoterapi Desteği Ağrıların Çözümünde Nasıl Etkili Olur?

Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, psikoterapi desteğinin ağrıların kaynağını anlamlandırma sürecinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Psikoterapi sürecinde kişi, yaşadığı ağrının hayatındaki olaylarla bağlantısını kurabildiğinde rahatlamanın başlayabileceğini ifade ediyor.

Ağrının yalnızca fiziksel bir belirti olarak değil, duygusal bir mesaj olarak ele alınması, tedavi sürecini farklı bir boyuta taşıyor. Kişi, bastırdığı duygularını ifade etmeye başladıkça bedensel belirtilerde de azalma görülebiliyor.

Gerekli durumlarda antidepresan tedavisi de ağrı yönetiminde kullanılabiliyor. Ancak ilaç desteğine ihtiyaç olup olmadığına karar verilmesi ve tedavinin düzenlenmesi için bir psikiyatriste başvurulması gerekiyor.

Psikolojik Sebeplerden Kaynaklanan Ağrılar Nasıl Anlaşılır?

Başak Mutlu, ağrının psikolojik sebeplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirleyebilmek için öncelikle tıbbi nedenlerin elenmesi gerektiğini vurguluyor. Yani ilk adım her zaman fiziksel hastalık ihtimalinin araştırılması.

Tüm tetkiklerin normal çıkmasına rağmen devam eden ağrılar, ruhsal kökenli olabilir. Özellikle stresli dönemlerde artış gösteren, belirli duygusal olaylarla paralel seyreden ya da tedavilere yanıt vermeyen ağrılarda psikolojik değerlendirme önem kazanıyor.

Uzmanlar, bu tür durumlarda ihmal edilmeden destek alınması gerektiğini belirtiyor. Çünkü psikolojik sebeplerden kaynaklanan ağrı da kişinin yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor.

İyileşme Sürecinde Neler Yapılmalı?

Psikoterapi desteğinin yanı sıra sosyal temasın artırılması, duyguların ifade edilmesi ve düzenli egzersiz yapılması iyileşme sürecine katkı sağlıyor. Kişinin kendine ait rahatlatıcı alanlar oluşturması ve stres yönetimi tekniklerini öğrenmesi de önemli adımlar arasında yer alıyor.

Başak Mutlu, beden ve zihnin birlikte ele alınmasının kalıcı çözümler açısından belirleyici olduğunu ifade ediyor. Ağrının kaynağını anlamak ve buna yönelik bütüncül bir yaklaşım geliştirmek, hem ruhsal hem de fiziksel iyilik halini destekliyor.

Bedensel ağrıların her zaman yalnızca fiziksel nedenlere dayanmadığını hatırlatan uzmanlar, uzun süren ve nedeni bulunamayan ağrılarda psikolojik değerlendirmeyi gündeme almanın önemine dikkat çekiyor.